Bir'lemek
Puan vermedi·384 syf.··
2026 23. kitabı
Allah (cc) kendisinden razı olsun Savaş Şafak Barkçin, bu kitabında biz'im kendi'miz olamamızı muhtelif zamanlarda farklı mecralarda yayınladığı denemeleri bir araya getirerek ortaya koymaya çalışıyor. Bir kaç başlık altında dert edindiği meseleleri özetlemeye çalıştığımızda karşımıza çıkan ilk ifade son 200 yıla işaret ederek bir zillete saplanmış olduğumuzdur. Maddi gerekçelerle geri plana düşen Osmanlı'nın Türklerin Müslümanların bu geriye düşüşü farketmelerinden itibaren Batı mukallidi olarak derman aramalarını eleştirir, Şafak Barkçin. Çünkü Batı'da ahlak yoktur etik vardır; Batı'da estetik ve doğru ikiye ayrılmıştır, bunların tevhidi yoktur; Batı'da çıkar vardır, gönüle yer yoktur. Çözüm önerilerinin hemen ilk birincisi olarak da şunu önerir Barkçin. Edilgen cümleden kurtul. Bize böyle yaptılar demekten vazgeçip; şunu yapamadık de ve hemen o meselenin inşaasına başla. Örneğin, dilimizi kaybettirdiler demek yerine Osmanlıca öğrenmeye başla demek istiyor. İkinci husus ise Müslüman'ın kulluğunu birlemesidir. Bu da aslında sekülerleşmeye karşı alınacak en önemli tavırdır. Müslüman'ın hayatında la-dini herhangi bir şey yoktur. Dolayısıyla doğru ve güzel aynı şekilde yer alır gönülde; ancak bu şekilde zuhur eder. Bizler bil'meliyiz, kıl'malıyız ve ol'malıyız; ancak böylece kul olabiliriz. *** Bu kitap çoğunlukla 2010-2016 yılları arasında yazılmış denemelerden oluştuğu için matbu kitap olarak okunduğunda maalesef şöyle bir eleştiriyi hak ediyor. Çok fazla tekrara düşen konu işlenişleri... Bundan korunarak okunabilinirse biricik bir denemenin gönle değmesi daha çok yangına yol açar inşallah.
Kalbin AklıSavaş Ş. Barkçin · İnsan Yayınları · 2020650 okunma
Kural Yıkan Kural!
Puan vermedi·
Marquis de Sade Yatak Odasında Felsefe eserinde insanlığın erdemsel, mitik ve inanç harmonisinin kurallar ve duvarlarını aklın ve mantığın diyalektik perspektifinde sarsıntıya uğratmıştır. Bu sarsıntı ve yıkımı yaparkende cinsellik ritüel ve eylemlerini hem heteroseksüel hem de homoseksüel bir tarzda sunarak erotizmin uçlarını okuyucuya anlatmıştır. Bu anlatımı yaparkende tüm felsefi sistemleri sorgulamaya tabi tutarak; varoluşçuluğu, ahlakçılığı, monoteist inanç bağlamlarını kendi 'kimlik' olgusuyla eleştiriye tabi tutmuştur. Marquis de Sade'nin yaşam ve eylem nosyları üzerinden yapıtlarına da bakacak olursak; kendi yaşam ve eylem dünyasının bu kadar çeşitlik zevk ve hazlarla dolu olmasının sebebi ekonomik bağlamda yetkinliğini göz önünde bulundurmamız gerekir. Çünkü yazarın neredeyse hiçbir zaman maddi çerçeve tarafından 'hayatta kalma' ya da Abraham Maslow'un ihtiyaçlar hiyearşisine salt bir bağıntı kurmadığı, bu bağıntının üzerinde bir hayat tarzı olduğu ve bu tarz üzerinden hedonist bir eylem diyagramında var olduğunu söyleyebilmekteyiz. Bundan dolayı eserin tek ihtiyaçlar hiyearşisine işçi sınıfından tek bir kişinin bulunması da dikkat çekmekte ve diğer kahramanların işçi sınıfından değil serf-efendi kısmından yani kalbur üstü bireylerden seçilmesi belki de haz denilen kavramın işçi sınıfa değil serf-efendi sınıfına aidiyeti de söylenebilir. Diğer bir açından Yatak Odasında Felsefe eseri insanın duygusal veri setini ekarte ederek bireyi sadece beden tahakkümünde bir haz makinesi olarak yansıtmıştır. Ve bu makinenin bedenin orjinalliği, estetikliği gibi algı ve beğeni güdüsü üzerinden dikkat çekiciliği ifşalanarak 'erotizm ve cinsellik' bağlamında kadınsallığı bir haz dürtüsüyle hareket etmesi ve kendini bir sunak gibi hazları için her türlü eylemsel nosyonu açıktan ya da gizliden yapması gerektiğini vaaz etmiştir.
Duygu ve Düşünce
Yatak Odasında FelsefeMarquis de Sade · Ayrıntı Yayınları · 20182,712 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·256 syf.··
2026 53. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2026 20:19
Yüklerinden Kurtul – Soner Duman Bazı kitaplar insanı sadece bilgilendirmez, aynı zamanda iç dünyasına da dokunur. Yüklerinden Kurtul benim için tam olarak böyle bir kitap oldu. Okurken kendimi birçok yerde durup düşünürken buldum. Çünkü kitap, insanın omzunda taşıdığı görünmez yükleri; kaygıları, kırgınlıkları, geçmişe takılı kalmayı ve ruhu yoran düşünceleri çok samimi bir şekilde ele alıyor. En sevdiğim yanı ise anlatımının yargılayıcı değil, aksine toparlayıcı ve farkındalık kazandırıcı olmasıydı. İnsan okudukça hem kendini sorguluyor hem de bir çıkış yolu olduğunu hissediyor. Özellikle bazı bölümleri resmen insanı silkeleyip kendine getiriyor. Günlük hayatın koşuşturması içinde unuttuğumuz birçok şeyi yeniden hatırlatıyor. Dili oldukça sade ve akıcı olduğu için okuması da çok rahat ilerliyor. Ama buna rağmen altı çizilecek, dönüp tekrar okunacak çok fazla cümle barındırıyor. Manevi yönü güçlü ama bunu yaparken okuyucuyu yormayan bir anlatımı var. Benim için sadece okunup biten bir kitap olmadı; aksine zaman zaman tekrar açıp bazı sayfalarını okumak isteyeceğim eserlerden biri oldu. Ruhsal anlamda iyi gelen, düşündüren ve insana içsel bir ferahlık hissettiren kitapları sevenler için kesinlikle çok kıymetli bir okuma.
Yüklerinden KurtulSoner Duman · Timaş Yayınları · 202649 okunma
10/10
·256 syf.·
2026 27. kitabı
Ve senenin yirmi yedinci kitabının sonuna geldim.Bu kitapta, gerçek ve şuurlu bir imanın, hayatımızdaki gereksiz yüklerinden kurtulmamızda nasıl bir etkisi olabileceğini okudum.Bizi yoran, zihnimizi alak bullak eden hususları bir kenara bırakarak asıl dert edinmemiz gereken konuları ele almış yazar.Bütün bunları Kur'an'ın ışığında, Hz.Peygamber'in (sav) rehberliğinde okudum.Ben severek okudum, bana çok iyi geldi kitap, yazarın daha önceden timaş yayınlarından çıkan kitaplarını da okumuştum onları da ve bu kitabı tavsiye ederim.Her daim kitapla kalın.
Din
Yüklerinden KurtulSoner Duman · Timaş Yayınları · 202649 okunma
10/10
·256 syf.··
2026 6. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2026 17:21
Selamünaleyküm. Yüklerinden Kurtul kitabı, kapağında da yazıldığı üzere bize İmanın gölgesinde huzurlu hayatın nasıl elde edilebileceğini sunuyor. Bunun için neleri yapmalı, nelerden uzak durmalı bundan bahsediyor. Aynı zamanda kitap, her bölümünde bir dua içeriyor. Bunun yanı sıra konular ayet ve hadislerle çok güzel desteklenmiş. Sadece dua etmek istediğimizde bile açıp okuyabileceğimiz bir kitap. Okuyacaklara şimdiden keyifli okumalar diliyorum :)
Din
Yüklerinden KurtulSoner Duman · Timaş Yayınları · 202649 okunma
Puan vermedi
Serinin 4. Ve son kitabı, araya fazla zaman girmeden okuyabildiğim icin bağlamdan kopmadan akışı takip edebildim. Konu itibariyle fazla kaleme alınmayan arkadaşlık konusunu merkeze alan bir seriydi. Lenu'nun ağzından; kendi hayat hikayesini ve doğup büyüdügu sonrasında farkli imkanları olsada kopamadigi mahallesini anlatıyor. (Kopmak istese de!) Kitap dönemin tarihi olaylarından da bahsetse de benim icin önemli olan lenu ve lilaydı. Hem düşman hem arkadaş gibiydi ilişkileri, neden görüşmeye devam ettiğini sorguladığım yerler de oldu sonra aralarındaki bağla açıkladım durumu. Birbirlerine cok temel anlamlar yüklemişlerdi. bu bağdan bazen zarar gördüler bazen de işlev kaynakları oldu. Bir yandan doğduğun ev kaderindir klişesi Lenu imkanlarına rağmen alt sınıf gördüğü insanların yanında oturmayı tercih etti. Kendini o mahalleden kurtardığını düşünüp uzaklara gittiği oldu. Bazen o mahalleyi hep içinde taşıdığını hissedip kendisiyle çatisti. Ust sinif gordugu, vaziyetlerine yetisebilmek icin cabaladigi insanlarin icinde bulunup onlari tanimaya baslayinca ve onlarin zaafiyetlerini gorunce kendisiyle ( ve ailesiyle ve yetistigi yerle)barismaya basladi bence. Hatta Kendisine dönüşmekten korktugu annesinin adini kizina verdi. Kendisinin Lilayı ne kadar ideallestirdigini okurken bunun tek taraflı olmadığını Lilanın da kendisine fazlasıyla kudret atfettigini görüyoruz. Lilanin ona verdigi bu gucun sebebi Lenu'nun okumus ve yazan biri olmasi iken Lenu; Lilanın zekasi,insanı etki altinda bıraktığını dusundugu konusma tarzi ve kisiliginden etkileniyor. Birbirlerini oldukları hallerinden çarpıtıyorlar. Hisleri ve düşünceleri algılarını değiştiriyor. Durumu objektif yorumlayamiyorlar. Mesela Lenu, lilayi cok iyi tanıdığını dusunse de Lilaya fazla yakın olmayan kişilerin bile
Kayıp Kızın HikayesiElena Ferrante · Everest Yayınları · 20251,424 okunma