Sorun çalışmak olmadığı gibi, çok çalışmak da değil. Çok çalışmak kötü bir şey değildir. Çalışmak deyince aklımıza emek gelmelidir. İnsanı insan yapan, ayağa kaldıran, konuşmasını sağlayan, aklını geliştiren emektir. Bu yüzden "Emek en yüce değerdir" diyor Marx.
"Tembellik Hakkı" dendiğinde, ya da kapitalizmde sorun "çok çalışmak" olarak gösterildiğinde bu kapı Marksizmin ideolojik tahribatına, dezenformasyona ve daha da önemlisi tasfiyesine açılır. Söz konusu olan tasfiyeci solculuktur.
Biz sosyalizmde ve komünizmde emekçilerin tüm zamanlarını çalışmaya vermelerini istiyoruz. Ancak nasıl bir çalışma? Ne üzerine? Nasıl? Kim için? Esas sorular bunlardır...
Kapitalizmde emekçiler burjuvazinin çıkarına; ya da günümüz dünyasında dünya halkları emperyalist tekellerin çıkarına çalışıyorlar. Sorun budur.
Sosyalizmde ya da komünizmde emekçiler kendileri için çalışacaktır. Çalışmanın verimliliği ne kadar artarsa toplumsal refah da o kadar artacaktır.
Dolayısıyla, daha da somutlamak gerekirse... Sosyalizmde elbette belli bir üretim kapasitesinden sonra çalışma saatleri düşecektir. Ancak çalışma bitmeyecektir. Fabrikada, tarlada vd. çalışan emekçi, sinemada, tiyatroda, resimde, müzikte, spor dallarında, parklarda, bahçelerde vb. vb. daha bir çok alanda kendini geliştirecek, çalışacak, üretecektir.
Sosyalizm ve komünizmde üretim hem nicelik hem de nitelik olarak en yüksek düzeylere ulaşır...
ÖZETLE;
1- Sorun çalışmak değildir. Sorun "çok çalışmak" da değildir. Sorun kapitalist-emperyalist üretim ilişkileridir.
2- Çalışmak kötü bir şey değildir. "Çok çalışmak" da kötü bir şey değildir. Tembellik iyi bir şey değildir. "Tembellik hakkı" söylemini burjuvazinin asalak kültürünü sahiplenen tasfiyeci bir anlayış savunabilir. Esas hak çalışmaktır.
3- Özel mülkiyetin olduğu üretim biçimlerinde emekçiler egemen sınıfların çıkarları için, dizginsiz bir sömürü altında çalışırlar. Sorun budur.
4- Mülkiyet toplumsallaştırıldığında, emekçi sınıf iktidara geldiğinde ya da sınıflar ortadan kaldırıldığında; emekçiler kendi çıkarları için, halkın çıkarları için çalışacaklardır.
5- Bu durumda nicelik ve nitelik olarak yüksek bir üretim oluşacaktır. Bu aynı zamanda sosyal hayatta, sanatta, sporda ve daha birçok alanda emekçilerin üretimi süreklileştirmesi anlamına gelecektir.
6- Söz konusu olan emeğin özgürleştirilmesidir...