Kurtuluşa Kadar Savaş

Kurtuluşa Kadar Savaş
@kurtulusakadarsavas
Yalnız değiliz; tüm dünya halklarıyla birlikteyiz. Güçsüz değiliz; gücümüz inancımızda, tarihsel ve siyasal haklılığımızdadır. Biz kazanacağız; çünkü biz halkız ve haklıyız!
Biz De Varız!
10/10
·472 syf.··
Beğendi
·
2023 2. kitabı
1- Liseliler: Biz De Varız kitabı yalnızca kalemle yazılmış bir kitap değil. Yazar yaşanmış olayları anlattığı için herhalde "kanla yazılmış tarihten bir kesit" demek yanlış olmayacaktır. 2- Romanda konu olarak liseli gençliğin sorunları işlenmiş. Gelecek kaygısı, sınavlar, eğitim sistemi... Ancak bununla da yetinmemiş yazar; liseli gençliğin sorunlarının bütün bir halkın ve ülkenin sorunlarından bağımsız olamayacağından hareketle daha birçok konuyu işlemiş. Yani özetle; kitapta Meslek Lisesi öğrencisi de var, Anadolu Lisesi öğrencisi de... Kitapta okuyamayan gençler de var, çeteleşmenin bataklığına saplanan da... Kafelerde, barlarda sabahlayan gençlik de var, kafasını ders kitaplarından kaldırmayanlar da... İşçi de var, işsiz de... Memur da var, subay, asker, polis, mafya, torbacı da... 3- Peki bunca çeşit insan neden, nasıl, nerede, ne zaman birleşiyor? Ya da birleşmeyip dövüşüyor? Bu kitapta devrimciliğin nostaljik bir hatıra olmadığını görüyoruz. Devrimcilik tüm değerleriyle hala yaşamaya devam ediyor... 4- Yaşanmış olayları anlatan kitapta hep tercihlerle karşı karşıyayız. Farklı diyarlarda iki genç aynı sorunları yaşıyor... Peki sorun ve çözüm nasıl gelişiyor? Canına kıyanı, öldürüleni, yaşayan ölü haline geleni de var... Kurtuluşu bulan da... 5- Roman İstanbul'un yoksul mahallelerinde, İzmir'de ve Antakya'da geçiyor. 6- Günlük hayata ve devrimci mücadeleye dair birçok örnek karşımıza çıkıyor. "Kalem gerçekten kılıçtan keskin midir?" "Çok önlerde durma?" demek nasıl bir bencilliktir? "Kim duracak önde?" "Ama farklı yollar da var" mıdır? "Olsaydı Denizler'in, Mahirler'in zamanında mı olurdu gerçekten?" Bir aile oğluna uyuşturucu ilaç vererek kaçırabilir mi? Bir NATO subayının psikolojisi nasıldır? Mafyacılar, çeteler nasıl bir hayat yaşayıp, nasıl
Roman
Liseliler: Biz De VarızHalil Yakut · Boran Yayınları · 20234 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Derin ve özenli bir çalışma olmasına rağmen beklentileri karşılamayabilir
Puan vermedi·1368 syf.··
2022 227. kitabı
Çok özenli ve derin bir çalışma olmasına rağmen beklentilerimi karşılamadı. Çok özenli ve derin bir çalışma... Neden? Çünkü gerçekten ülkemizdeki doğal ve tohum olarak alınmış bütün bitkilerin bir şemasını veriyor; özverili bir çalışma... Beklentimi karşılamadı... Neden? Çünkü bu bitkilerin günlük hayatta halkın ne tür ihtiyaçlarını karşılayabileceğine ve emperyalist sömürü zincirinde bulunduğu politik konuma dair bir yazına sahip değil. Yalnızca bitkilerin biyolojik bir tarifi niteliğinde hazırlanmış... Doğanın diyalektiği diyebileceğimiz sosyolojik, ekonomik, kültürel incelemelerden mahrum bir çalışma olduğu için yalnızca apolitik, dar çerçeveli bir bitkibilim araştırmasında işe yarayabilir.
Araştırma-İnceleme
Türkiye’nin Bütün Ağaçları ve ÇalılarıKolektif · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20217 okunma
Türk olmaktan utanmalı mı, gurur, onur mu duymalı?
Puan vermedi·287 syf.··
2022 293. kitabı
Ne yazık ki Türkiye solunda ya da sola sempatisi olanlarda Türk olmaktan utanma, bunu gizleme gibi bir bakış açısı var. "Vatan" kavramı vatanımızın yeraltı ve yerüstü kaynaklarını talan eden emperyalizm tarafından çarpıtılmakta; faşist partiler tarafından bir demagoji olarak kullanılmaktadır. Bu çarpık bakış açısının oluşmasında emperyalizmin ideolojik hegomonyası olduğu kadar Kürt Milliyetçi Hareket ve onun kuyruğuna takılan reformist-oportünist solun da tavrı oldukça büyüktür. Ve fakat incelememizin konusu bu değil... "Vatan" kavramındaki çarpık bakış açısının şekillenmesinde yanlış tarihsel bilgilerin de payı çok büyük. İŞTE BU KİTAP YANLIŞ VE EKSİK TARİHSEL BİLGİLERİ DÜZELTECEK, BAKIŞ AÇINIZA ŞEKİL VERECEK BİR KİTAP. Osmanlı bir Türk Devleti değildir! Osmanlı'da üst sınıflar daha çok Osmanlıca ve Farsça konuşurken; Türkçeyi konuşanlar "ayak takımı" olarak değerlendirilirdi. Türkmen olmayanlara ekonomik ayrıcalıklar tanınırken Türkmenler ekonomik baskılardan da payını almaktadır. 624 yıl süren Osmanlı hakimiyetindeki yüzlerce ayaklanmanın hemen hemen hepsi Türkmen ayaklanmalarıdır. Osmanlı'da en çok aşağılanan, en çok hor görülen, asimilasyon politikalarına maruz kalan Türkmenlerdir. Bugün de böyle değil midir? Bütün asimilasyon politikalarına rağmen Kürt halkı, Alevi halkı, Arap halkı kendi halkının değer ve geleneklerini korumakta; fakat Türk halkı kendi tarihini, kültürünü, değer ve geleneklerini öğrenememektedir. Okullarda devletin hazırladığı müfredatla birlikte ders kitaplarından alınan bilgiler eksik, yanlış ve çarpıktır. Halkının değerlerini, geleneklerini, kültürünü koruyup yaşatamayan bir sol, sol olma vasfını yitirmiştir; yozlaşmıştır. (yozlaşma: değersizleşme) İşte tam da bu yüzden bu kitap okunmalıdır.
Tarih
Osmanlı'da Alevi AyaklanmalarıBaki Öz · Can Yayınları · 200024 okunma
Kitabın ismi bile kitabın ne kadar ÇÖP olduğunu ortaya koyuyor
1/10
Lev Troçki ve "devrim" kavramını yan yana getirmek ancak "karşı-devrimci" demekle mümkün olabilir. Vladimir İlyiç Lenin Ekim Devrimi ayaklanması için "dün erkendi, yarın çok geç" derken; Troçki ve yancıları Bolşevik Parti Merkez Komitesi'nde ayaklanmanın ne kadar yanlış olduğunun teorisini yapıp devrim kaçkınlığı yapıyordu. Lenin ayaklanmaya karşı çıkan Grigoriy Zinovyev ve Kamenev için MK'ya yazdığı mektupta "artık yoldaşlarım değiller" demiş; ve bu tutumu ihanetle eşdeğer tutmuştu. Aynı zamanda ayaklanmanın zorunluluğunu ortaya koymak adına bu ikisinin Merkez Komiteden ihraç edilmemesi halinde işçiler arasında ajitasyon propaganda faaliyeti hakkının saklı kalmasıyla beraber MK'dan istifasını sunuyordu. İşte bu durum içerisinde her ne kadar Zinovyev ve Kamenev açık bir şekilde ayaklanma karşıtlığı yapsa da; Troçki bunun gizli bir tezahürünü sergiliyordu. Nisan Tezleri ve Ekim Devrimi derlemesindeki Bolşevik Parti MK tutanaklarında bu açıkça görülür... Ayrıca emperyalizmin destek verdiği karşı-devrimci beyaz ordunun saldırılarına göğüs geremeyen Troçki saldırıları püskürtemezken; bu görev Kızıl Ordu'nun başına getirilmek adına Stalin'e verildi. Josef Stalin ise Troçki'nin devrim kaçkını tavırları karşısında yalnızca onun bu konuda hiçbir yetkisi olmaması şartıyla görevi kabul etti ve karşı-devrimci saldırıları başarıyla bastırdı. Aslında küçük bir tarihsel kesiti (yani devrimi gerçekleştiren ayaklanmadaki tavır ve karşı-devrimci saldırılara karşı iç savaşta devrimi koruma dönemi) bile Troçki'nin nasıl bir hain olduğunu ortaya koymaya yeter.
Tarih ve Siyaset
Devrimi Yapan 3 Adam Lenin Troçki Stalin (2 Cilt Takım)Bertram D. Wolfe · BFS Yayınları · 19896 okunma
Kadın olmadan devrim olmaz, devrim olmadan kadın kurtulmaz!
Puan vermedi·64 syf.··
2022 503. kitabı
Vladimir İlyiç Lenin diyor ki; Kadın olmadan devrim olmaz, devrim olmadan kadın kurtulmaz. Kadın olmadan devrim olmayacağı hemen hemen tarihteki bütün devrimci hareketlerde ortak bir payda olarak kabul edilmiş sayılabilir... Ve fakat devrim olmadan kadının kurtulamayacağı maalesef bugün ortak bir payda değil... Devrimci demokratik mücadele yerine emperyalizmin türettiği sivil toplumculuk... Kararlılık, bedel ödemek, feda yerine; "akıllı solculuk..." Düzen her şeyi yozlaştırdığı gibi oportünist-reformist sol içerisinde devrimci değer ve gelenekleri de yozlaştırıyor. Bir burjuva ideolojisi olan feminizmin türemesi, gelişmesi, STK'laşması, emperyalizm tarafından fonlandırılması da bundan bağımsız değil... O halde biz EMEKÇİ KADININ kurtuluşunu da Marksist-Leninist temelde aramak, bulmak ve örgütlemek zorundayız!
Siyaset & Politika
Kadın ve SömürüKolektif · Yeni Çözüm Yayınları · 19902 okunma