1- Liseliler: Biz De Varız kitabı yalnızca kalemle yazılmış bir kitap değil. Yazar yaşanmış olayları anlattığı için herhalde "kanla yazılmış tarihten bir kesit" demek yanlış olmayacaktır.
2- Romanda konu olarak liseli gençliğin sorunları işlenmiş. Gelecek kaygısı, sınavlar, eğitim sistemi... Ancak bununla da yetinmemiş yazar; liseli gençliğin sorunlarının bütün bir halkın ve ülkenin sorunlarından bağımsız olamayacağından hareketle daha birçok konuyu işlemiş. Yani özetle; kitapta Meslek Lisesi öğrencisi de var, Anadolu Lisesi öğrencisi de... Kitapta okuyamayan gençler de var, çeteleşmenin bataklığına saplanan da... Kafelerde, barlarda sabahlayan gençlik de var, kafasını ders kitaplarından kaldırmayanlar da... İşçi de var, işsiz de... Memur da var, subay, asker, polis, mafya, torbacı da...
3- Peki bunca çeşit insan neden, nasıl, nerede, ne zaman birleşiyor? Ya da birleşmeyip dövüşüyor?
Bu kitapta devrimciliğin nostaljik bir hatıra olmadığını görüyoruz. Devrimcilik tüm değerleriyle hala yaşamaya devam ediyor...
4- Yaşanmış olayları anlatan kitapta hep tercihlerle karşı karşıyayız.
Farklı diyarlarda iki genç aynı sorunları yaşıyor... Peki sorun ve çözüm nasıl gelişiyor? Canına kıyanı, öldürüleni, yaşayan ölü haline geleni de var... Kurtuluşu bulan da...
5- Roman İstanbul'un yoksul mahallelerinde, İzmir'de ve Antakya'da geçiyor.
6- Günlük hayata ve devrimci mücadeleye dair birçok örnek karşımıza çıkıyor.
"Kalem gerçekten kılıçtan keskin midir?"
"Çok önlerde durma?" demek nasıl bir bencilliktir? "Kim duracak önde?"
"Ama farklı yollar da var" mıdır?
"Olsaydı Denizler'in, Mahirler'in zamanında mı olurdu gerçekten?"
Bir aile oğluna uyuşturucu ilaç vererek kaçırabilir mi?
Bir NATO subayının psikolojisi nasıldır?
Mafyacılar, çeteler nasıl bir hayat yaşayıp, nasıl