Büyüknine tekrar daldı. Karşısındaki, senelerce evvel ihtiyarlayıp ölen torununun bu güzel ve bu taze torununa bakıyordu. Bu vücut, işte hayatın baharıydı. Arkasındaki, görmek istemediği şu pencerenin dışarısındaki gürültülü ve kokulu baharı niçin bu kadar yabancı duruyordu? Kendisini heyecanlandıran, karşı konulmaz bir gençlik arzusu veren, 17 yaşındaki bir aşığın busesi kadar tatlı ve yakıcı olan bu nisan rüzgarı niçin onun meçhul matemlerini örtmüyor, onun dudaklarında biraz tebessüm,gözlerinde biraz parıltı uyandırmıyordu.