Günler, aylar sonsuzluğun yolcularıdır; birbirine karışan yıllar deseniz hakeza. Bir kayığın üzerinde ömrünü tüketen kayıkçının da, atın üzerinde yaşlanan bir seyisin de her günü bir yolculuktur.
Şermin Yaşar'ın yormayan üslubunu çok seviyorum. Bu öykü kitabı da hem hüzünlendiren hem güldüren, okuyunca kuş gibi hafifleyeceğiniz 12 öyküden oluşuyor. Kitabın adı ilk gördüğünüzde ilginç gelebilir ama okudukça taşlar yerine oturuyor. Her öykü aslında kahramanının "kalk yerine yat" dürtüsünü hissetmesi ve yerini bulmasını anlatıyor, söz konusu kahraman yerini bulduğunda sonucun iyi veya kötü olmasından çok rahatladığını hissediyoruz. Sıradan gözüken hayatların içerisinde sıradanlaşmış olağanüstülüklerin yaşandığı bu öykü kitabını okumanızı tavsiye ederim. Bu arada benim kitapta en sevdiğim "Şimdi Rahatladık" adlı öykü oldu. *-*