📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Leyla sahile indi. Kafeden içeri girdi, cam kenarında bir masaya oturdu. Öyle alelade oturmak değil bu, sanki dünyanın su terazisi yamuktu da o oturunca dengelendi.
Gabriel García Márquez'in okuduğum ilk romanı Kırmızı Pazartesi, işleneceğini herkesin bildiği ama kimsenin engel olmadığı bir cinayetin öyküsünü anlatıyor. Baş kahramanımız Santiago Nasar'ın öldürüleceği hikayenin başından beri belli ve bu konuda yazılan romanlara göre farklı bir süreçte ilerliyor, bu süreç kahramanın niye ve nasıl öldürüldüğünü kapsıyor. Hikaye boyunca merak duygusu biraz zayıf kalıyor sonunu başından beri bildiğimiz için.
Kısa ve hemen okunacak bir roman. Yazarın anlatım biçimi çok iyi, keyifle okunur.
İyi okumalar :)
Şu ömrü mevsimlere benzetenler iyi etmişler doğrusu. Herkesin bir ilkbaharı, bir yazı, güzü, kışı oluyor işte. İnsanın ilkbaharı, öteki hayvanlara bakarsak geç başlıyor. Bir at bir yaşında, hadi hadi iki yaşında ilkbaharındadır. Bir kuzu altı ayda koç olur. Ama insanoğlu ilkbaharını yirmisinden önce pek idrak edemez. Yirmiden evvel idrak edilen ilkbahar, bir yalancı ilkbahardır.
İnsan hayatı, evrenin akışı içindeki bir girdap gibi, yanıltıcı bir şekilde sakindir; bilimse insanın karanlığa yaktığı bir kibrittir ve kibritin ateşi, karanlığın sandığımızdan daha da karanlık olduğunu gösterir.