Okuduğum kitapları inceliyorum .
Puan vermedi·211 syf.··
2021 4. kitabı
Yine bir Orhan Pamuk şaheseri, en sevdiğim yazarlardan biri olan Orhan Pamuğun Kırmızı Saçlı Kadın’ı insanın hayat boyunca peşinden sürüklendiği eksiklik hissini anlatıyor biraz da. Cem’in kuyu ustalarıyla geçen o tozlu yaz günlerinde karşısına çıkan kırmızı saçlı kadın, onun için sadece bir kadın değil, özgürlüğün, tutkunun ve ulaşamadığı başka bir hayatın simgesi gibi… Onu ilk gördüğü andaki büyülenmiş hali, aslında hayata ilk kez gerçekten dokunan bir insanın şaşkınlığına benziyor. Kuyular kazılırken Cem’in içinde de başka bir derinlik açılıyor sanki. Mahmut Usta’nın sertliği, taşranın boğucu havası ve kırmızı saçlı kadının yarattığı o tarifsiz duygu birbirine karışıyor. Orhan Pamuk bütün bunları öyle sakin ama iç yakıcı anlatıyor ki, kitap bittikten sonra insanın içinde yarım kalmış bir aşk ve geç kalmış bir pişmanlık hissi kalıyor…
Edebiyat
Kırmızı Saçlı KadınOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202462,2bin okunma
10/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 182. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2026 20:41
Hikaye, anlatıcının kısa ama yoğun langırt takıntısı, serbest çevirmen olarak yaşamı ve daha sonra eskiden oynadığı langırt makinesiyle yeniden bir araya gelme çabaları etrafında dönüyor. Bir sabah gizemli bir şekilde dairesinde beliren ve kitabın sonunda kaybolan, isimsiz, birbirine tıpatıp benzeyen ikiz kız kardeşlerle birlikte yaşadığını anlatıyor. Anlatının arasına Japon öğrenci hareketine ve kendini asan eski kız arkadaşı Naoko'ya dair anıları serpiştirilmiş. Hikaye, anlatıcının ve arkadaşı Rat'ın hayatını anlatma arasında gidip geliyor. Murakami'nin sonraki romanlarından birçok tanıdık unsur mevcut. Murakami'nin romanlarında sıkça bahsedilen ve Kurmalı Kuş Günlüğü'nde önemli bir rol oynayan kuyular, Langırt'ta da birkaç kez karşımıza çıkıyor . Ayrıca, Murakami'nin diğer eserlerinde, özellikle de Kıyıda Kafka ve Kurmalı Kuş Günlüğü'nde (kayıp bir kedinin aranması önemli bir olay örgüsünü oluşturur) tekrar eden bir olay unsuru olan kedi istismarı hakkında kısa bir tartışma da yer almaktadır. Yağmur ve deniz de öne çıkan motiflerdir.
Hayata Dair
Pinball 1973Haruki Murakami · Doğan Kitap · 20201,553 okunma
Reklam
8/10
·368 syf.··
2026 29. kitabı
Yalancının Krallığı - Christine Calella #kitapyorumu Herkese selamlar! Bayıldığım bir retelling yorumu ile geldim. Yalancının Krallığı ismi kitabı yeni bitirmiş halimle çok daha anlamlı geliyor. Küçükken kül kedisi masalını dinlediğimde hep koskoca diyarda sadece kül kedisine mi oluyor o ayakkabı diye sorardım ve acaba kül kedisine ulaşamadan bir başkasının ayağına ayakkabı tam olsaydı ne olurdu diye düşünürdüm. Bu kitapta bunu okuyoruz!! Bizim Ell masaldaki gibi üvey annesi ve kız kardeşleri ile yaşıyor. Tabii ona hiç iyi davranılmıyor ve pek de önemsenmiyor. Bir gün elinde cam bir ayakkabı ile prens kapıyı çalıyor. Prens baloda birisiyle dans ettiğini, ona çok aşık olduğunu ve balodan aceleyle ayrılıp ardında bu ayakkabıyı bıraktığını söylüyor. Üvey annesi de direkt kendi kızlarını ortaya atıyor. Eminim benim kızlarımdan birine olacaktır, diyor. Ancak tabii ki olmuyor ve hatta kızlarından birisinin parmağını kırıyor. Prens bu evde sizin soyadınızı taşıyan başka kimse yok mu diye soruyor. Birisi de çıkıp Ell var demiyor. Ancak Ell de diyarın genç kızlarından olduğu için ona da ayakkabıyı denettiriyorlar ve ayakkabı tam oluyor. Annesi ve kardeşleri onun baloya katılmadığını söylüyorlar ve gerçekten de katılmıyor. Ancak Ell sesini çıkartmıyor çünkü prens, onun için bir kaçış kaynağı. Böylece evden ayrılıyorlar ve evlilik için hazırlıklara başlanıyor. Her şey bu kadar kolay olmuyor tabii ki. Kraliyette kuyular kazılıyor, planlar yapılıyor, sırlar ortaya çıkıyor. Bu kadar keyifli okuyacağımı asla tahmin etmemiştim. Öncelikle konusu beni çok tatmin etti. Sonralıkla çok sürükleyiciydi. 2-3 günde bitirmiş oldum. Başta karakterlere çok bağlanmak istemedim çünkü hikayenin devamında ben plana tam anlamıyla uyacağımızı düşünmüştüm ama bu şekilde çok daha iyi oldu bence. Krala
Yalancının KrallığıChristine Calella · Artemis Yayınları · 202611 okunma
Puan vermedi·306 syf.··
Beğendi
·
2026 116. kitabı
Osmanlı engizisyonu Ali yıldırım Engizisyon (Latince: inquisitio, soruşturma, İngilizce inquisitional), Katolik Kilisesi’ne bağlı bir mahkeme sistemiydi. Adı ile sanı ile komple hıristiyan uygulaması olan bu sistem,din ve devlet adına,hatta çoğu uygulama da padişahın canını,malını koruması adına Osmanlıya da geçmiştir.araştırmacı yazar ali yıldırım Anadolu da inançsal zulmün tarihi Osmanlı engizisyonu isimli kitapta,Hurufilerin yakılması,Kızılbaş katliamları,şeyhhülislam ebu suud üzerinden kanuni dönemi kadı divanı ve engizisyona kadar vardırılan kararları,Bektaşi dergahlarının ve insanlarının imhasını,katledilen şairleri,düşüncelerinden dolayı yok edilen hafız ve müderisleri,Osmanlıda ceza sistemi,cellatların teşkilatını,işkenceleri,öldürme şekillerini,yabancıların gözünden Osmanlıyı okuyacağımız bu kitap italik yayınlarından 2013 de basılmıştır.kitap kaynak olarak Osmanlı resmi tarihçilerini,seyyah yazarları ve kitaplarını,alevi Bektaşi nefeslerini,yerli,yabancı yazarların Osmanlı hakkın da yazdıklarından yola çıkarak derlemiş.sayfa 36 da kitapla ilintilimi,değimli birden araya ulaş bardakçının kaçma planını,ulaşın Olcay özsever isimli şahısa güvenmeyip,onu ihbarcı olarak gördüğünü okuyoruz, birden devrimci kuşak birazcık bocalatsa da okuru,devrimci önderlerden ulaşı iki satır da olsa okumak,Osmanlıyı okurken ferah ferah içilen su etkisi yapıyor. Tarihteki her devlet gibi, Osmanlı da şiddeti belirli amaçlar için kullanmaktan çekinmezdi. Osmanlı kanından gelen şehzadeleri kanı kutsaldır diye boğarak öldüren ,tek damla kanı toprağa düşmesin diye titizlenen bu mahlukatlar bebek,çocuk,genç,yetişkin demeden padişah fermanı ile şeriattır denilerek öldürmekten geri durmamıştır.boğularak,kellesi alınarak ani ölümleri sebebi ile şanslıdır .kitaptan alıntı ile bir başka
Osmanlı Engizisyonu - Zulmün TarihiAli Yıldırım · Kalkedon Yayıncılık · 200850 okunma
10/10
·143 syf.··
2026 75. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2026 22:02
Yitik cennet Sezai karakoç = HER sayfasının seni düşüncene geçişi HER satırının seni etkisi altına alıp ta sende kalması bu tarz kitaplar ayrı bir severim bana bir şeyler katması bir yana Ufkumu acan kitaplardan biri oldu . Sezai karakoç edebiyatı bana sevdirmeyle kalmayıp müptelası yaptı kitap Sekiz peygamberin sekiz cenet kapısını kısa ve öz ele alarak edebiyatla harmanliyip yüz yılar öncesi ve günümüz toplumun gidişatını. insani duyguları ve fıtratımız yaratiliş gereğimizi bu dünyaya gelişimiz ve gidişatimizı okadar guzel geçiriyorki İnsana . En çok etkilendiğim Hz ibrahim ve hz adem kısası o sayfaları satırları dünüp dünüp okudum Sezai karakoç tüm peygamberler için cennetin kapısı derken Son peygamberimiz için cennetin ta kendisi demiştir . Hz adem ve havva kısasında cennete mutlu mesut yaşarken dünya imtihan göz yaşı tıpkı günümüz inanan insanlar gibi . Hz ibrahim kısasını imtihanı rabbine olan inancı hz İbrahimin hikayesi onun yalnızlığını hisetim yüreğimde işte anladimki Hz ibrahim in neden tek başına bir ümmt olduğunu ,neden Allahin dostu olma yakınlağına şerefine sahip olduğunu anladım. Bu guzel peygamberin imanın karşısında kendi imanımın ne kadar zayıf olduğu hisi beni utandırdı, Üzdü. Ama bir Müslüman her daim umutlu umut vari olmalı. Önce yitirmek sonra aramak aradığını bulmak için sürekli yolda olmak her daim yolcu olmaktı insanoğlunun değişmeyen yazgisı Bu dünya öbür dünyaya bir hazırlama alanı oldu tohumu tarla . Hz yusuf seni öldürmeye gelen sende hayat bulsun her çağa ayit kuyular her daim inanlar ve insan kılığından şeytanlar nefis ve iman savaşi .Bir musa doğmasın diye binlerce çocuk öldürülür fakat ölen çocukların kanında musa bilincinin çiçeği acar.. zulüm her
Duygu ve Düşünce
Yitik CennetSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 202111,1bin okunma
Puan vermedi
#meki_022kitaplığı koleksiyonu #kitaptavsiyesi olarak ali volkan erdemir çevirisiyle “haruki murakami sözlüğü”nü belirledim. haruki murakami’yi 2014 yılında “imkansızın şarkısı” kitabı ile keşfettim. yakın zamana kadar Türkiye’de onun mütevazı bir okur oranı vardı. ancak şimdilerde murakami okurluğu adına hayranları bir dolu videolar ve yazılar paylaşmakta. onun kadim ve müptela bir okuru olarak bir gözlemde bulunduğumda, murakami her bir okurunda farklı farklı bakış açıları oluşturmayı ve farklı farklı hisler duyumsatmayı başarmış. çünkü hakkında yapılan video ve yazılarda birbiri ile aynı ifadelere neredeyse hiç rastlamadım. bu özellik murakami’nin müstesna icrasının doğallığından başka bir şey olmasa gerek. ‘Haruki Murakami Sözlüğü’ kitabı ile bu kez bir romanın tek bir yoluna değil, murakami’nin bütün evrenine açılan bir rehbere adım atıyoruz. yalnız kahramanlar, bizi paralel dünyalara ışınlayan geçitler, basamak basamak kendi bilinçaltımıza indiren kuyular, metaforlar ve benzeri gibi murakami okurken sık sık, “bunu nereye bağlamalıyım?” dediğimiz her şey, burada madde madde karşımıza çıkıyor. murakami’nin türkçeye çevrilmiş 26 kitabı -1q84’ü tek roman sayarak- boyunca tekrar eden izleri takip edeceğiz: kediler, müzik, filmler, yazarlar, yönetmenler, şehirler… yani murakami’nin metinlerine gizlenmiş küçük işaretler ve büyük çağrışımlar. bu sözlük, o şifrelerin peşine düşmek için bizi müzikten sinemaya, edebiyattan farklı coğrafyalara uzanan keyifli bir yolculuğa çıkarıyor. her kitap tanıtımlarımda ve motto haline getirdiğim “ağız tadı ile bir roman okumak isteyenler” ifadesini bu kez gönül rahatlığıyla kullanabilirim: ancak bu kez bir sözlük hüviyetindeki kitap için murakami’ye yeni başlayacaklara yumuşak bir giriş, Murakami okurluğunda derinleşmek
Edebiyat
Haruki Murakami SözlüğüKunio Namakura · Doğan Kitap · 202356 okunma
Reklam
Reklam