Hâlbuki bir annenin en mutlu olduğu an, bebeğine annelik yaptığı andır.
Hiçbir anne, bebeğini kucağında sallarken aldığı huzuru başka bir yerde bulamaz.
Watzlawick, Beavin ve Jackson "davranış"ın karşıtının bulunmadığını, başka bir ifadeyle, "hiçbir şey yapmama"nın dahi, davranış olduğunu ifade ederler. Bu nedenle, hareket etmek ya da bir şey söylemek kadar, hareket etmemek ya da susmak da bir davranıştır ve anlamlı bir mesaj oluşturur. Bu tür gözlemlerden sonra, vardıkları sonucu bir varsayım olarak şöyle ifade ederler: AYNI SOSYAL ORTAMDA BİRBİRLERİNİ ALGILAYAN KİŞİLERİN İLETİŞİM KURAMAMALARI OLANAKSIZDIR.
Watzlawick, Beavin ve Jackson, beş temel varsayım önermiştir.
Bu 5 temel varsayım şunlardır:
1. İletişim kuramamak olanaksızdır.
2. İletişimin ilişki ve içerik düzeyleri vardır.
3. Mesaj alışverişindeki dizisel yapının kendi başına bir anlamı vardır.
4. Mesajlar sözlü ve sözsüz olarak iki tiptir.
5. İletişim kuran kişiler ya eşit ya da eşit olmayan ilişkiler içindedir.