Hayat bizim hepimizi aynı teknede yoğurmuş, aynı yumağa sarmıştır. Ama yine de bu olayları anlamak için olayların içinde yaşamış olmak ve onları ruhunda duymak gerek.
Ne fark ederdi ki zaten? Herkes ölüyordu nasıl olsa; iyisi de kötüsü de, güçlüsü de zayıfı da,hayata dört elle sarılanı da yaşamı aşağılayan da... Herkes göçüp gidiyordu. Her şey göçüp gidiyordu.
"Hayır Valére; senin için yaptığım hiçbir şeye pişman değilim. Öyle tatlı bir zor ki bana bunları yaptıran, istesem de elimde değil pişman olmak. Ama doğrusunu istersen, bu kadar mutluluk ürkütüyor beni. Seni sevmekle belki fazla ileri gittim diye korkuyorum."