Kalkolitik Çağ (Taş-Bakır Çağı MÖ 6000-MÖ 3000)
Çağın en büyük özelliği hem tarih öncesi dönem hem de yazılı tarih devirlerini barındırmasıdır.
Hatırlanacağı üzere Neolitik çağ yeni taş anlamında günlük hayatta taşın yoğun olarak kullanıldığı bir dönemdi. Kalkolitik ise (kalkhos) bakır anlamına gelen ve Türkçe de Bakır Taş
Çağı olarak adlandırılan dönemdir.
Neolitiğe göre en belirgin farkı günlük endüstride bakırın daha fazla kullanılmasıdır. Kastedilen her alanda bakırın günlük hayattaki varlığı değildir.
Bakırın ergitme yöntemleri, biçimlendirme ve kalıba dökme gibi basit yöntemleri keşfedilmiştir.
Böylece önceki dönem de bilinmeyen bakır silahlar, tarım aletleri, delici ve ziynet eşyaları gibi değişik objeler üretebilmiştir. Bunlar arasında yassı baltalar, mızrak ve
kargı uçları, çapa, keski, küpe, iğne, bilezik vs gibi belli başlı formlar elde edilmiştir.
MÖ 2750’de Asur ticaret kolonileri, Mezopotamya’dan Kayseri civarına Kaniş Karum (Kültepe) denilen bölgeye yerleşip yazıyı öğretmişler, böylece Anadolu’da yazılı tarih devirleri başlamıştır. Bu çağda tarımsal üretim iyice hız kazanmış, ticaret gelişmiş, yapılan kap kacağın üzeri boya ile süslenmiştir. Süsleme ve estetik duygunun gelişmeye başladığının bir göstergesidir.
Ana Tanrıça Kybele inanışı devam etmiş, madenden yapılmış küpe, yüzük, iğne gibi takılar ele geçirilmiştir.
Kültepe’de yapılan kazılarda 40.000 civarında çivi yazılı tablet ele geçirilmiştir. Asurca olan bu tabletlerin yaklaşık 25.000 tanesi dilimize çevrilmiş olup, çağın sosyal ve kültürel hayatı ile alakalı çok önemli bilgiler içerir.
Kalkolitik Çağ’ın en önemli yerleşimleri arasında Karaman, Canhasan; Burdur, Hacılar; İstanbul, Fikirtepe ve Beycesultan; Denizli, Çivril sayılabilir.
OMÜ.ARK.110