Bizler Anadolu kenti olan kadim Truva soyundanız
9/10
·305 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 07 Ocak 2026 20:02
Mitoloji'ye dair çok anlaşılır çok bilgilendirici bir eser okudum.Daha öncesinde yazarın yazdığı bu kitabın ilk bölümünü Mitoloji ve Efsaneler Serisi - I okumuştum. O da çok bilgilendiriciydi. Kitabın başında yazar Zeliha Yazıcı Ergün demiş ki; "Eğer mitolojik efsaneleri birer masal gibı dinleyip akıl yürütmeden, soyuttan somuta evrilecek düşünceler geliştirmeden geçiştirirsek büyük yanılgıya düşeriz.. Mitoloji ve arkeoloji, kadim dönemlere ait tarihe ışık tutan, gerektiğinde başvurabileceğimiz belki de en belirgin kaynaklardır." Hangi konulara değinmiş yazarımız Zeliha Yazıcı Ergün derseniz; İskender, Gılgamış, İstanbul'un kuruluşu, Bosphorus, Haliç,Roma imparatorluğu'nun kuruluşunda anadolu etkisi, Türklerin kökeni, Kybele'den Dionysos'a birçok Tanrı diye nitelendirdiklerimiz ve onlara dair hikayeleri vardı. Güzel bir yolculuktu benim için. Mitoloji'yi bir Puzzle gibi görüyorum, bilgilendikce resim tamamlanıyor.Ve bu benim çok hoşuma gidiyor:) Keyifle okudum,yazara Zeliha Yazıcı Ergün selam olsun,kalemi daim olsun. Keyifli okumalar diliyorum..
Mitoloji
Kadim Anadolu EfsaneleriZeliha Yazıcı Ergün · Akıl Fikir Yayınları · 20231 okunma
7/10
·148 syf.··
Beğendi
·
2025 27. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 30 Aralık 2025 23:13
Halikarnas Balıkçısı'nın bir tür Mitoloji 101 gibi okunabilecek bu eserini oldukça keyifli buldum. Temel olarak Olimposlu tanrılar ve onların Anadolu'daki kökenleri üzerine olan bu kitabın her satırında "Mavi Anadolu"cu akımın yoğun etkisini hissediyorsunuz. Hele ki Kybele başlı başına bir deryadır. Keşke kendisi sadece onun üstüne derli toplu bir çalışma yapmış olsaydı. Balıkçı çok özet olarak ama net bir şekilde onun için Anadolu'daki Pessinus kentinde ve Roma'da düzenlenen festivalleri aktarır. Bu iki festival de doğanın önce ölümü ve ardından ilkbaharda doğumu ile ilgilidir. Burada ölen ve doğan Kybele'nin sevgilis Attis'tir. Yazar bu bayramların bugünkü nevruz, hıdrellez ve hatta İsa'nın yeniden dirilişine denk düşen Paskalya'nın kökeni olduğunu iddia eder ki, Asya'da da görülen bu adetlerin ille de Kybele miti kaynaklı olduğunu kanıtlamak zordur. Anadolu versiyonunda hiyerogamos adlı tanrıların kutsal evlenmesinin yeryüzündeki temsili önemli bir yer tutarken, daha geç dönemde Roma'da yapılan festivalde bunun ortadan kalktığını görürürüz. İki festivalde de başrolde Kybele'nin sevgilisi Attis vardır ki, bu Attis penisini kesmiştir. Pessinus festivalinde Kybele'nin rahibi olmak isteyenler Attis gibi penislerini keserek toprağa gömerler. Bu hem bir fedakarlık, hem de toprağı o penis ile dölleyerek baharın gelişine katkı amacıyla yapılan bir kurban etme işlemidir. İşte tam bu noktada Balıkçı bizim sünnet adetinin kökenini doğrudan buraya bağlar. Hatta sünnet derisinin toprağa gömülmesi adetini de bununla ilişkilendirir. Bu oldukça tartışmalı ve acele bir yorum gibi gözükür. Zira Antik Mısır'da da bu adet, Kybele kültüyle hiç ilgisi olmayarak, mevcuttu. Belki bu adetin kökenini daha da eskilerde aramak gerekir. Balıkçı bunun gibi adetlerin tamamen dinsel olduğunu ve
Anadolu TanrılarıHalikarnas Balıkçısı · Bilgi Yayınevi · 2005568 okunma
Reklam
Evvel Sevda İçinde (İbrahim Öksüz)
Puan vermedi
İbrahim Öksüz Evvel Sevda İçinde Masallar, nasıl başlar? Bir çocuğun hayal dünyasına hangi masal kelimeleriyle girebilirsiniz? “Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, uzak ülkelerin birinde….” Peki şiirler? Dize dize ezberlediğimiz şiirler? Masalsı şiirler okumak ister miydiniz? Çocukluğunuzu düşleyin. Masal kurgusuyla yazılmış, bir çocuğun hayal dünyasına uzanan masallardaki gibi şiirler okuyup, içinizdeki çocuksu duyguları canlandırıp, huzura kavuşmak güzel olmaz mıydı? İbrahim Öksüz’ün “Evvel Sevda İçinde” adıyla yayınlanmış şiirlerini, Kollektif Kitap okurlarla buluşturuyor. Şiir tutkusu olan, şiirin edebiyattaki haklı yerine sahip çıkanlar için “Evvel Sevda İçinde”, şair İbrahim Öksüz’ün 17 yıllık şiir öyküsünü içerisinde barındırıyor. Varlık, Adam Sanat, Milliyet Sanat, Kybele, İnsancıl ve İblis gibi edebiyat dergilerinde yayınlanmış şiirlerinin derlendiği “Evvel Sevda İçinde”, her dizesi bir nota edasıyla ruhunuza işlenen şiirlerden oluşuyor. Dizeler; kimi zaman masalsı kurguyla, kimi zaman romantik duyguyla, kimi zaman da devrimci ruh haliyle sıralanıyor. “Bir varmış bir yokmuşlara, en çok da aşkın en eski masal olduğuna yürekten inanan” bir şairin, Portakalla erik meyve olmanın dışında birbirini tanımaz Portakal eriğe gecikir Erik portakala geç kalır dizelerini okurken şiirdeki masalsı kurgunun etkisinde kalıyorsunuz. Yüreğim çölgeçen hanı olsa gerek neden hepyek Senden güzel bir aşk şarkısı olabilirdi belki diyorsun neden bunca keder Kimse kuşları terk etmez biliyorsun Dizelerinde ise dizeler romantik bir ruhla sesleniyor size…
Evvel Sevda İçindeİbrahim Öksüz · Kolektif Kitap · 201476 okunma
9/10
·192 syf.··
2025 25. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 16 Mart 2025 02:13
1- "Australopithecus" bilinen en eski insansıdır. İki ayağı üzerinde durabilen, daha küçük ve kıllı insan türü. 2- "Homo Habilis" alet yaptığı kesin olan ilk insan türü. Alet yaptıkları için, somut-soyut ayrımını yapabildikleri düşünülüyor. Alet yapımını, doğaya uyum sağlamak için gerekli gördükleri için, zihinsel süreçleri işliyor diyebiliriz. Ayrıca homo habilis, et yemeye başladıkça, bu da onun büyümesini, gelişmesini sağlamıştır. 3- "Homo Erectus", ilk bilinçli ve düzenli av faaliyetine başladığında ve ateşi kullandığında, yaklaşık 1.5 milyon yıl önceydi. 4- " Neandertal"ler, insan türünün sosyal, kültürel ve dinsel yaşamına yenilikler getirdiler. Özellikle dinsel ritüellerde bulundukları düşünüldüğünde, kültür aktarımı ve sözlü gelenekten bahsetmek mümkün oluyor. Gelişmiş teknolojisi yardımıyla, çakmaktaşı kullandığı bilinmektedir. Bu sayede Orta Paleolitik dönemde iz bıraktıklarını hatırlayalım. Almanya'nın Neander Vadisi'nde ilk olarak kalıntıları bulunduğu için, bu insan türüne Neandertal ismi verilmiştir. 5- İtalya'da bulunan Cadı Mağarası'nda, hayvana benzeyen dikitin kıl topaklarıyla vurulmaya çalışılması, belki de İslam inancında yer alan Şeytan Taşlama ritüelinin bilinen ilk örneğini oluşturuyordu. 6- Neandertal insanı, ölülerini cenin pozisyonunda gömerdi. Yanına da şifalı otlar bırakırdı. Belki de ahiret inancı gereğince yapılan bir eylemdi. Semavi dinlerden çok daha önce ahiret inancı vardı, yorumunu yapmak uzak değil. 7 - Bilim dünyasında, genellikle modern insanın atası kabul edilmese de, kültürel ve insani yaşamın da tüm gereklerini yerine getiren ilk türdür. 8 - Homo Sapiens Sapiens, 35-38 bin yıl önce ortaya çıktı. Neandertal insanından miras aldığı dil ve kültürü, sanata çevirmeyi başardı. Neandertal'in de sanatsal faaliyetleri olmamamıştır
Sanatın Mitolojisiİsmail Gezgin · Sel · 2008213 okunma
Hektor'ün öcünü aldık darb-ı meseldir .
Puan vermedi·136 syf.··
2025 15. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 09 Şubat 2025 23:01
İlyada gibi bir destanı ha deyince okuyamayacağımı anladım. O yüzden destekleyici bir şeyler yapmak istedim. Önce Truva filmini izledim. Hektor'ün hâli beni mahvetti. Sonra aklıma yine o coğrafyayı çok iyi yazdığını bildiğim Halikarnas Balıkçısı geldi. O coğrafyayı çok seviyor. O yüzden de eminim çok güzel yazmıştır dedim. Yanıltmadı gibi beklentimin kesinlikle çok üstüne çıktı. İnsan bir şeyi çok sevince böyle oluyor demek ki. Her seferinde şaşırıyorum. Ama Sevgi gerçekten çok çok çok güçlü bir şey. Her şey güzelleştiriyor. Ben hiç Ege insanı değilim. Oraları da yüzyıl gitmesem aramam gibi düşünüyorum. Ama oralara aşık bir insan anlattığı zaman insan hakikaten vay be diyor. Hele yüzyıllar öncesini bu şekilde anlatması bence müthiş bir şey. Takdir edilesi. Zaten İlyada'nın Hasan Ali Yücel klasiklerinin ön sözünde, çevirisini yapan Azra Erhat da bu konuda Halikarnas Balıkçısından bahsediyor. Dediğim gibi ben İlyada'ya destek olsun diye okudum ve kesinlikle çok faydalandım. Pdf'ler bir süre daha kapatılmasın. Çünkü ben bu kitaptan sonra Anadolu'nun Tanrıları diye bir kitabı var onu da okumak istiyorum. Eminim onun da çok katkısı olacaktır İlyada için. Şubat kitabı olarak seçildiğinde İlyada'yı nasıl okuyacağım derken kendimi yeni bir dünyanın ortasında buldum resmen. Harry Potter evreni yetmiyordu, Yüzüklerin Efendisi Orta Dünya yetmiyordu, bir de şimdi tanrıların dünyasına bulaştım. Bulaşırım. Kime ne. Elhamdülillah derslerimi vermişim evet arapçayı da, 2. dönemin başlamasına daha yirmi günüm var. Tatilde sayılırım, bu arada işe gidip geliyorum da nedir sanki. Hiç. Buna da şükür. Bu arada bu kitapta sadece Truva efsanesi yok. Amazon kadınlarından tutun da Kybele tanrısına kadar bir sürü efsane var. Hepsinin kökeni Anadolu. Nelerin nerelerden geldiğini okuyunca
Edebiyat
Anadolu EfsaneleriHalikarnas Balıkçısı · Bilgi Yayınevi · 2018985 okunma
Puan vermedi·136 syf.··
2024 49. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 27 Ağustos 2024 22:11
Asıl adı Cevat Şakir Kabaağaçlı olan Balıkçı 17 Nisan 1890'da doğdu. İlköğrenimini Büyükada Mahalle Mektebi'nde, ortaöğrenimini Robert Koleji'nde yaptı (1904). Oxford Üniversitesi'nde dört yıl Yakın Çağlar Tarihi okudu, üniversiteyi orada bitirdi. İstanbul'a dönünce Resimli Ay, İnci vb. dergilerde yazılar yazdı, kapak resimleri ve süslemeler yaptı, karikatürler çizdi (1910-1925). Cumhuriyetten sonra asker kaçaklarıyla ilgili bir yazısı yüzünden üç yıl kalebentlikle Bodrum'a sürüldü. Cezasının son yarısını İstanbul'da çektikten sonra yeniden döndüğü Bodrum'da kaldı; Anadolu ve Akdeniz kültürünün tanınması için çalıştı, kapsamlı araştırmalar yaptı. Araştırma sonuçlarını denemeleriyle dünya okuruna sundu. Serveti Fünun, Cumhuriyet ve daha sonra Demokrat İzmir gibi dergi ve gazetelerde yazdığı yazı, hikâye ve romanlarla uluslararası bir üne ulaştı. Hedefi Yunan uygarlığının kökeninin Anadolu uygarlığı olduğu düşüncesini yaygınlaştırmaktı. Bodrum’un uluslararası düzeyde tanınmasını sağladı. Neredeyse Bodrum’la özdeşleşti; bu nedenle, Bodrum’un eski adı Halikarnassos’tan kaynaklı, “Halikarnas Balıkçısı” adıyla anıldı. 1947'de İzmir'e yerleşen Halikarnas Balıkçısı, 13 Ekim 1973'te bu kentte öldü. Çok sevdiği Bodrum'a gömüldü. Anadolu Efsaneleri isimli kitap, kadim coğrafyamızın binlerce yıllık şaşalı kültürünü nesilden nesle aktarılan mitolojik anlatılarını konu edinen bir eserdir. Hayatını Ege ve Anadolu'ya adamış Halikarnas Balıkçısı'nın kaleminden anlatılan bu efsaneler okunması çok keyifli bir dilde işlenmiş. Troya'dan, İda Dağı'na, Homeros'tan Herkül'e, Amazon Kadınlarından, Kybele'ye kadar tarihin heyecanlı karakterlerini, kültürümüzü etkileyen figürleri, hayat tarzlarımız ve inanışlarımıza dokunan mitolojik ögeleri kapsamına alan bu eser bugün ile geçmişi
Edebiyat
Anadolu EfsaneleriHalikarnas Balıkçısı · Bilgi Yayınevi · 2018985 okunma
Reklam
Reklam