İclal Aydın'nın kitapları bana hep türk filmi tadında gelmiştir.Salkım Sokak No 3 de aynı hissiyatı verdi.Okuma maceranızda sizi başka diyarlara götürecek düşünsel olarak es vermenizi sağlayacak güzel bir kitap. Okurken çocukluğunuzu hatırlatacak kah gülüp kah ağlatan sonu ah be dedirten bu romanı mutlaka okumalısınız.
Ütopik benzetmelerle yoran ironinin dozunu kaçıran ince göndermeleri bol olan kitabın sonuna geldiğinizde dumur oluyorsunuz.Fazlasıyla realist olanların okurken yarım bırakabileceği türden bir kitap ama sonunda evet tüm bu saçma hikaye bunun içinmiş diye düşündürerek kalbinize okkalı bir şey oturuyor.
Okuduğum ilk Halil Cibran eseriydi. Sayfa sayısı ile içerik anlamı ters orantılı bir kitap. Kısa cümleler derin anlamlar içeriyor...Okurken düşünüp aynı zamanda anlam arayışınızı tamamlıyorsunuz.
Hiç soluksuz elimden düşürmeden okuduğum kitaplardan biri oldu.Yaşlı Fugui'ye zaman zaman öfkelenip zaman zaman acıyarak hissiyat gelgitlerin de kayboldum.Yazar insan hayatının inişli çıkışlı aşamalarını ve çaresizliği ele alış biçimi sürükleyici bir hikayeye çevirmekte oldukça başarılı.Kitap bittiğinde ince bir sızı bırakarak hafızamda iz bırakan kitaplar arasına girdi.
Günlük dille okuyucuyu yormadan yüreklere dokunan sıcacık bir hikaye okumak isteyenler mutlaka şans vermeli.
Cinayetin işleneceğinin bilinmesine rağmen hiç kimsenin inanmadığı için harekete geçmediğinden olayın gerçekleşmesi ile başlayan kitapta karakterler çok fazla ve isim soy isimle belirtildiğinden okurken ara ara bu kimdi diye düşündürüyor. Ana mesajı güzel olmasına rağmen dilini çok sıkıcı bulduğumdan bir çırpıda okuyup bitiremediğim bir kitap oldu.
Hem toplumun duyarsızlığını hem de kader konusunu ayni anda düşündüren bir kitap olmuş.
Kitaptan bir alıntı ile incelememi bitirirken kaderin varlığının bir kere daha ispat edildiğini anlıyorum
"Kader bizleri görünmez kılar."