Matarandan bak yarama; perde hangi gökçe?
Hira'da çağla toplamak hiç suyuma gitmiyor;
biyometrik kefenlerin Kerbelâsında
aşkın türbesi çeper çeper genişliyor.
Eneler ise sulak ve yaralı;
her aynada biraz daha çoğalıyor.
Züht monopolüne ve kemer sıkma politikasına bayılıyorum;
nabzım durmadan “illallah” diyor.
Kartvizitler, tutanaklar, Bay Baston ve ihtiyarlık ihtimali…
Cehenneminizi hâlâ usandırmıyor mu?
Aşk-ı lügat, kevn ü mekândan aciz;
sen terim kuşanıp diyorsun ki:
“Yağmur, sapanına sığmaz.”
Merhamet, niçin sevabımdan aşkın anne?
Celle zikruhû, aşkın Tâhâ hurması.
Rahmeten li'l-âlemîn, küllî akıl.
Çakıl taşlarını dök, Beyza damaklarından;
Ref'-i mutlaktan şuhûd-u berraksın.
Kardelen-i nûra nezaketen şüheydasın.