"Dilşkandin ne tiştek e, lê dil sar dibe.. Ew xirab e."
Hayata Dair
Dilê me birîndar e, ruhên me westiyayî ne. Lê dîsa jî, tevî her tiştî, jiyan berdewam dike.
Kurdî
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
h e r ş e y i c i d d i y e a l ı y o r d u m sanki ölümsüzmüşüm gibi Jean-Paul Sartre
Hayata Dair
Azgın Nefsin Şerrinden Korunmak
“Nefsin şerrinden korunmak”, İslâm ahlâkının tam merkezinde yer alan en hayati ve en önemli meselelerden biridir. İnsan hayatındaki en büyük mücadelelerden biri, dış düşmanlarla değil; insanın kendi içindeki nefisle verdiği mücadeledir. Çünkü nefis, kontrol edilmediğinde insanı günaha, kibire, azgınlığa, hevâ ve arzuların peşinden körü körüne gitmeye sürükleyebilir. Terbiye edilmediğinde insanı adım adım helâke götüren bu güç, terbiye ve tezkiye edildiğinde ise insanın manevî yükselişine, olgunlaşmasına ve hakiki kurtuluşuna en büyük vesile olur. Bu konuda hem Kur’ân-ı Kerîm’de hem Hadis-i Şerifler’de, ayrıca sahâbe ve tasavvuf büyüklerinin sözlerinde bizlere bırakılmış çok zengin, köklü bir miras vardır. 1. İlahi Kelâmda Nefis Terbiyesi Yüce Allah Kur’ân-ı Kerîm’de nefis terbiyesinin ve tezkiyesinin (arınmanın) gerekliliğini ve önemini açıkça ortaya koyarak şöyle bildirir: “Nefsini arındıran kurtuluşa ermiştir. Onu kirleten ise ziyana uğramıştır.” (Şems, 9-10) Başka bir Ayet-i Kerime’de ise nefsin insanı her an kötülüğe ve harama sürükleyebilecek potansiyeli şöyle ifade edilir: “Ben nefsimi temize çıkarmam. Çünkü nefis, Rabbimin merhamet ettiği hariç, kötülüğü emreder.” (Yusuf, 53) Rabbimiz, nefsani arzuları frenlemenin ebedi mükafatını ise şu müjdeyle beyan buyurur: “Rabbinden korkan ve nefsini hevâdan alıkoyan kimsenin varacağı yer Cennet’tir.” (Nâziât, 40-41) 2. Sünnet-i Seniyye’de Nefis Mücadelesi İki Cihan Güneşi, Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed Sallallâhü Aleyhi ve Sellem buyurmuştur: “Gerçek mücahit, Allah Teâlâ’ya itaat yolunda nefsiyle cihad edendir.” (Sünen-i Tirmizî) Manevi uyanıklığın ve akıllılığın ölçüsünü bildiren bir diğer hadis-i şerifte şöyle buyurulur: “Akıllı kişi nefsini hesaba çeken ve ölüm sonrası için çalışandır.” (Sünen-i
Hayat ve İnsan
🌿 M Ü L K S U R E S İ 🌿 Mülk sûresi, fazileti hakkında hadis varid olan sûrelerdendir. Peygamber (s.a.s)'in şöyle buyurduğu rivayet edilir: "Kur'an'da otuz ayetlik bir sûre var, bir adama şefaat eder ve o kişi mağfiret olunur, O "Tebâreke" sûresidir" (Tirmizi, Fedâilil-Kur'ân 9; Ebu Davud, Salât, 322; İbn Mâce, Edep, 52). Câbir (r.a)'dan nakledilen başka bir hadiste de şöyle denilmektedir: "Peygamber (s.a.s), Secde ve Tebâreke (Mülk) sûrelerini okumadan uyumazdı" (Tirmizi, Fedâil'ül-Kur'an, 9). @ 📚
Din İslam
Rasûlullâh (sallallâhu aleyhi ve sellem)'e Karşı Edepsizlik Yapma Allâme İbnu'l-Kayyim el-Cevziyye şöyle demiştir: — "(Şunlar) Rasûlullah (sallallâhu aleyhi ve sellem)'e karşı uyulması gereken edeplerdir: ▪️ O'nun sözü sorunlu (çelişkili/şüpheli) görülmez; bilakis O'nun sözü karşısında (insanların) şahsî görüşleri sorunlu kabul edilir. ▪️O'nun nassı hiçbir kıyasla çeliştirilemez (kıyas, O'nun sözüne karşı delil yapılamaz); aksine O'nun nassları uğruna kıyaslar hiçe sayılır ve iptal edilir. ▪️Sahiplerinin 'makul (akla uygun)' adını verdikleri —ki o aslında mechûl (makul olmaktan yoksun) ve doğrudan tamamen uzaktır!— birtakım evhâm (ve felsefi kuruntular) uğruna O'nun sözü hakikatinden saptırılamaz (tahrif edilemez). ▪️O'nun (sallallâhu aleyhi ve sellem) getirdiği şeylerin kabul edilmesi, herhangi bir kimsenin onayına (ona muvafakat etmesine) bağlanamaz. — İşte tüm bunlar (bu maddelerin aksini yapmak), O'na karşı edepsizliktendir ve cüretkârlığın (ve küstahlığın) ta kendisidir!" (İbnu'l-Kayyim el-Cevziyye, Medâricu's-Sâlikîn, 3/161)