Kimseyle hiçbir konuda yarış halinde değilim. Kimseden akıllı, kimseden güzel, ya da kimseden iyi olma gibi bir iddiam yok. Kimse için "en" değilim, "daha" değilim. Bu devasa iddiasızlığın verdiği özgürlüğün hastasıyım
Şehrin, insanların ve toplumun hayat tarzına yaşam şekline ışık tutan bir roman. Eğitimi ve sosyoekonomik durumu zayıf olan insanların suça daha çok meyil gösterdiğini bir kez daha görüyoruz. Kitabı okurken kendinizi Tarlabaşı, Beyoglu ve İstanbul'un kadim sokaklarında yürürken buluyorsunuz. Sanki Nevzat başkomiser ile adım adım suçluyu bulmak için uğraş veriyorsunuz.
Dürüst insanların neden yalana ihtiyaç duymadıklarını o anda fark ettim. Çünkü onlar inandıkları gibi hareket ediyorlardı, çünkü onların kendi doğruları vardı ve kimse onları bunun dışına çıkaramazdı.
Halbuki korkulacak hiç bir şey yoktu ortalıkta
Her şey naylondandı o kadar
Ve ölünce beş on bin birden ölüyorduk güneşe karşı.
Ama geyikli geceyi bulmadan önce
Hepimiz çocuklar gibi korkuyorduk...