Okuma problemi yaşadığım şu dönemde kurgularına ve yazısına hayran olduğum Peyami Safa'dan bir kitap okumak bu problemime çözüm olur sanmıştım. Ama bir şekilde sorun devam ediyor ve sebebi asla Fatih Harbiye romanı değil, diyemem.
Peyami Safa romanları arasında kurgusunu en beğenmediğim roman olabilir.
Genel olarak bakıldığında, ve birçok kişinin liseden ezberinde olan, bir olay örgüsüne sahip. Doğu - Batı karşılaştırması ve bu önce İstanbul'daki iki semtle (Fatih ve Harbiye), sonra iki farklı karakterle (Şinasi ve Macit) ve en son iki farklı müzik aletiyle (Keman ve kemençe, bazen de ud) yapılan bir karşılaştırma. Yani genelden özele doğru bir durum var ama hepsi harmanlanmış bir şekilde.
Neriman, ana karakterimiz ki romandaki en canlı kişiydi, bazı soruları olan ve kökeninden, geneleneğinden, babasından, yaşadığı semtten ve çaldığı uddan bile kopmak isteyen, gönlünü Fatih'e, Beyoğlu'na, balolara, pahalı ve Batılı yaşama kaptırmış bir genç kadın. Bazı noktalarda, Doğu'yu eleştirdiği yerlerde, ona çok hak verdim ancak Peyami Safa, Doğu'yu üstün gösterme çabasından dolayı bu karakteri harcadı. Neriman tamamen haklıydı demiyorum, hataları vardı ama çok klişe bir şekilde Batı hayranlığının yanlış olduğunu anladı, anlattılar ona ve Neriman kızımız da hemen bu hatadan döndü.
Macit, önemli bir karakter olmasına rağmen, özellikle de Neriman üzerindeki etkisine rağmen çok sönük bir karakterdi. Onu tam çözemeden gelip geçiyordu ve çok az değiniliyordu. Bu bence eksik bir noktaydı.
Romanda en çok finali sevdim. Peyami Safa, Gazali'den bir alıntı yaparak bitiriyor romanı ve bu alıntı âdeta tüm romanı özetliyor. Bayıldım. (Romanın gidişatından ve finalden çok hoşnut olmasam da.)
Hacim bakımından küçük bir roman olmasından mı yoksa sadece hayatın 9 günlük bir bölümünü