simurg

Puan vermedi·128 syf.·
2021 6. kitabı
Okuma problemi yaşadığım şu dönemde kurgularına ve yazısına hayran olduğum Peyami Safa'dan bir kitap okumak bu problemime çözüm olur sanmıştım. Ama bir şekilde sorun devam ediyor ve sebebi asla Fatih Harbiye romanı değil, diyemem. Peyami Safa romanları arasında kurgusunu en beğenmediğim roman olabilir. Genel olarak bakıldığında, ve birçok kişinin liseden ezberinde olan, bir olay örgüsüne sahip. Doğu - Batı karşılaştırması ve bu önce İstanbul'daki iki semtle (Fatih ve Harbiye), sonra iki farklı karakterle (Şinasi ve Macit) ve en son iki farklı müzik aletiyle (Keman ve kemençe, bazen de ud) yapılan bir karşılaştırma. Yani genelden özele doğru bir durum var ama hepsi harmanlanmış bir şekilde. Neriman, ana karakterimiz ki romandaki en canlı kişiydi, bazı soruları olan ve kökeninden, geneleneğinden, babasından, yaşadığı semtten ve çaldığı uddan bile kopmak isteyen, gönlünü Fatih'e, Beyoğlu'na, balolara, pahalı ve Batılı yaşama kaptırmış bir genç kadın. Bazı noktalarda, Doğu'yu eleştirdiği yerlerde, ona çok hak verdim ancak Peyami Safa, Doğu'yu üstün gösterme çabasından dolayı bu karakteri harcadı. Neriman tamamen haklıydı demiyorum, hataları vardı ama çok klişe bir şekilde Batı hayranlığının yanlış olduğunu anladı, anlattılar ona ve Neriman kızımız da hemen bu hatadan döndü. Macit, önemli bir karakter olmasına rağmen, özellikle de Neriman üzerindeki etkisine rağmen çok sönük bir karakterdi. Onu tam çözemeden gelip geçiyordu ve çok az değiniliyordu. Bu bence eksik bir noktaydı. Romanda en çok finali sevdim. Peyami Safa, Gazali'den bir alıntı yaparak bitiriyor romanı ve bu alıntı âdeta tüm romanı özetliyor. Bayıldım. (Romanın gidişatından ve finalden çok hoşnut olmasam da.) Hacim bakımından küçük bir roman olmasından mı yoksa sadece hayatın 9 günlük bir bölümünü
Edebiyat & Roman
Fatih HarbiyePeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202057,2bin okunma
Reklam
Puan vermedi·80 syf.·
2021 5. kitabı
"...Ve bir kez kendi içindeki insanı anlamış olan bütün insanları anlar." Bu kitapla ilgili bir sıkıntım var sanırım, okumak için isteksizdim ve şimdi bunu yazmak da benim için zor. Aslında güzel bir hikâye genel olarak. Bir gecede nasıl bir insan olması gerektiğini ve nasıl yaşaması gerektiğini keşfeden birinin bir nevî okura (bize) mektubunu okuyoruz ve yazı olarak bakacaksak okuması zor değil. Akıcı mı? Evet. Hikâye sizi kendinize çekiyor mu? Hım... Belki merak duygusunu ilk sayfalarda hissedebiliyorsunuz ama sonra bir kopukluk oluyor. Aslına bakarsanız ana karakterin seçimlerini hep merak ediyorsunuz ve o gece ne olmuş da bu kadar mühim yazılmak için diye düşünüyorsunuz ama dedim ya kitapla ilgili bir sıkıntım var bu yüzden sanırım başladıktan sonra uzun süre elime almamam ve okumak için de pek hevesli davranmadığımdan kitabın güzelliğini göz ardı etmiş olabilirim. Stefan Zweig'ın hâlâ en sevdiğim kitabı Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu, bunu da söylemek istedim.
Edebiyat & Roman
Olağanüstü Bir GeceStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2023171,8bin okunma
Puan vermedi·128 syf.·
2021 4. kitabı
Zebercet... Okurken acısam mı sana yoksa senden iğrensem mi karar veremedim ama pek hoşuma giden bir karakter değildin. Sevmeye sevmeye okudum seni. Bir an önce bitirmek istedim bu sebeple. Zebercet... Edebiyat dünyası için önemli bir karakter. Cumhuriyet dönemi romanlarımızın önemli romanlarından önemli bir karakteri (Başka karakter var mı ki romanda zaten?). Anayurt Oteli, psikolojik bir roman olduğundan, baştaki bilinç akışı sizi zorluyor gibi oluyor ama sonra olaylar ve Zebercet'i biraz tanıyınca yazıma alışıyorsunuz. Ortalarda daha çok olay hâkimden romana, sonlara doğru bilinç akışı yine sıklaşıyor ama bitirmek için can attığımdan çok üzerine düşünmedim, yine de romanın gidişatı için önemli noktalara değinilmişti. Spoiler olur diye (Üniversite sınavına giren herkes biliyor aslında ama söylemek istemedim ne olur ne olmaz) bahsetmeyeceğim. Zebercet'i gerçekten sevmedim. Bir bakıma bu iyi, Yusuf Atılgan tüm gerçekliği ile onu kaleme almış ve okura aktarmış. Tavsiye eder miyim, bilemiyorum... Yine de bir edebiyat öğretmeni olduğumu göze alırsak... *Berna Moran'ın Anayurt Oteli için roman incelemesinden bir şeyler yazmak istiyordum ama Aylak Adam ile karşılaştırmalı yazmış yazısını. Henüz Aylak Adam'ı okumadım. Okuyunca Berna Moran'ın görüşlerini de eklemek isterim.
Edebiyat & Roman
Anayurt OteliYusuf Atılgan · Can Yayınları · 202337bin okunma
Puan vermedi·192 syf.·
2021 3. kitabı
·
İnsanın elinden bırakmadan tek solukta okumak istediği bir kitap Simyacı. Masalsı bir hikâye ve inanın son sayfaya, son satıra, son cümleye nasıl geldiğinizi anlamıyorsunuz bile. Simyacı, dünya üzerindeki tüm övgüleri hak ediyor. Söyleyebileceğim tek şey bu. Kesinlikle tavsiye ederim.
Edebiyat & Roman
SimyacıPaulo Coelho · Can Yayınları · 2024246,8bin okunma
Puan vermedi·400 syf.·
2021 2. kitabı
"Ölüm bazen o denli çabuk gelmiyor. Ölümle savaşmak gerekiyor. Gülünecek en uygun anda gülmeyi kasıklarıma hapsedişim bundandır belki. Ölmeye yatarken ölümle savaşmak gerekeceğini düşünmemişim." Cumhuriyetin 15. yılında henüz 10 yaşında olan küçük Aysel'in, Doçent Aysel oluşunu okuduğumuz bir roman Ölmeye Yatmak. Aysel, okumak istiyor, Atatürk'ü ülküsünü yerine getirmek, çağdaş olmak, çağdaş bir Türk kadını olmak... Ama her şey o kadar kolay değil. Yoksulluk var, değişmeyen zihniyetler, ikinci bir dünya savaşı kapıda, ülke kendi içinde bölünmüş, solcular, turancılar, sulhcüler... Birçok imkânsızlık içinde okumak hatta yaşamak kolay değil. Ama en zoru tüm bunların içinde bir de kadın olmak. Aysel'in geçirdiği otuz yılı gerek anlatıcı yardımıyla, gerek kendi ağzından ve gerekse mektup ve günlükler yardımıyla öğreniyoruz. Aysel'in bugünkü Aysel oluşunu ve hem dünyanın hem Türkiye'nin Aysel'le birlikte yaşadıklarını Selim İleri'nin arka kapak yazısında belirttiği gibi bir yarı belgesel tarzında okuyor, görüyoruz. Kitabı elimden hiç bırakmadan okumak istediğim türden bir romandır. Gerek dili, gerek olayların akışı ve bize aktarılışı... Her şeyiyle beni kendine bağladı ve uzun zamandır böylesine okuduğumda ruhsal olarak doyduğumu hissettiğim bir roman olmamıştı. Ölmeye Yatmak böyle bir roman oldu benim için. Zaten tarih konulu, yaşanmış tarihlerin içinden oluşturulan kurguları her zaman çok sevmişimdir. Ölmeye Yatmak birçok kitabın aksine uzun bir dönemi ele alıyor ama insan hiç sıkılmıyor. Tarih ilerlerken karakterlerin gelişimi, geldiği nokta da çok güzel aktarılıyor. Kimilerine göre bazı kısımları tarih kitaplarından alınmış gibi görünebilir ama inanın bundan çok daha fazlası bu roman. Önceden, okumak için çok geç kaldığımı düşünmüştüm çünkü bir süredir aklımda olan
Edebiyat & Roman
Ölmeye YatmakAdalet Ağaoğlu · Everest Yayınları · 20195,7bin okunma
Reklam