"Sen beni asla tanımayan, bir su birikintisinin yanından geçercesine yanımdan geçip giden, bir taşa basarcasına üstüme basan, beni sonsuz bir bekleyiş içinde bırakıp yoluna hep devam eden sen, kimsin ki artık benim için"
" Bir köz kuyusunun dibine bağdaş kurup oturdum. Fark ettim ki, ilk kez, ne bir tarafım, ne öbür tarafım, sadece ben ve külsüz, dumansız yangınım, dörtyapraklı yonca, boru otu veya ayçiçeği gibi, tek taştan oyulmuş mücevher gibi yekpare, kendisi ve bitarafım. "