"Bulunmak istemeyen birini ararken kullandığımız bir prensibimiz var. Yapmayı bırakamadığın şey seni belirler. Demek istediğim şey şu: Birinin neye tutkuyla bağlı olduğunu öğrenirsen o kişi ve o şey tekrar bir araya gelecektir. Tutku, dürtüleri içinde barındırır. İnsanların, tüm insanların, onları güvenliklerinden ve kendi iyiliklerinden uzaklaştıran dürtüleri vardır. Kişiler ve sevdikleri şeyler her zaman kesişmez ama insanlar ve dürtüleri kesişir. John ise sana doğru çekiliyor."
Hayata sığmak kolay değil, elin kolun sığsa tuttukların sığmıyor, ayakların girse hayallerin girmiyor, belin dönse gözün arkada bıraktıklarında kalıyor, hep bir darlık, darlık, sıkışma, sonra da bakılıyor ki, insan gire gire daha giriş kapısında durmuş, orayı da tıkamış, ötesi bomboş, yiğitsen ilerle.