çocuk küçük yaşlardan başlamak suretiyle kur’an mektebine gidip, anlamını bilmediği arapça sesler ezberleyeceğine, inanıp inanmayacağına kendisi karar versin. önce bir okusun, okuma-yazma öğrensin, dil öğrensin, biraz dünyayı tanısın... sonra, bütün tabiplerin de hemfikir oldukları, akılcı düşünmeye başlanabildiği, rasyonelitenin tamamlandığını sandığımız dönem olan on sekiz yaşında yapsın bunu
bugün biz “seçme özgürlüğü” çağında yaşıyoruz, oy veriyoruz; “o” diyoruz, “hayır” diyoruz, “evet” diyoruz, “istiyoruz” veya “istemiyoruz” diyoruz. bütün bunlar bizim özgürlüğümüzün göstergesidir. ancak hissettiğimiz şeyi bilinçli bir biçimde seçmemişiz; bilinçsizce bir başkası irademize telkinde bulunmuş ve ipotek koymuştur
günleri var yüzlerinin, saatlerle bölünen, döndükçe eksenlerinde ve çevremizde dolandıkça mevsimleri, bir yılda tamamlanan. başı ve sonu var sözlerinin; baş sona dönüyor durmadan, kavuşuyor arada bir, sonra yeniden dönmeye başlıyordu