duvara vurdu kendini yalnızlık: zaman
durup durup geçiyor yelkovan akrebi tekbaşınalığın örüp örüp ağa benzettiği
bir gökte koşuyorsun durup dinlenmeden
mustafa kemal, kurtuluş savaşı’nı kazandıktan sonra elinde kalan türkiye hakikaten bir enkazdı. trakya’yı belki bir ölçüde bu iddianın dışında tutabiliriz ama anadolu’nun taş devrinde olduğu bir metafor değildir. anadolu’da hakikaten hiçbir şey yoktur. şu seviyeye düşmüş bir insanlık düşünelim; aşağı yukarı sekiz milyonluk bir nüfus, sürekli harp kaybederek morali sıfıra inmiş, moralini düzeltmek için de bilmediği bir dinden başka sarılabilecek hiçbir şeyi yok