bizim değişmez özellikler olarak gördüğümüz şeyler bilinçsizce benimsenmiş alışkanlık türünden savunma tekniklerinden başka bir şey olmayabilir. insanlar çoğu kez, bu alışılmış davranış biçimlerinin özbenliğin ayrılmaz bir parçası olduğu düşüncesiyle, bunlarla tanımlanırlar. hatta bazı özelliklerden ötürü kendinden nefret duygusu bile güdebilirler; örneğin, bir kişi kendisini "kontrol manyağı" olarak nitelendirdiğinde hal böyledir. oysaki kontrolcü olmak gibi doğuştan gelen bir insan temayülü yoktur. "kontrolcü" kişilikte var olan şey derin bir anksiyetedir
çocuk açısından annesiyle deneyimi daha büyük bir yara açar. bir annenin bedeninden çıkıyorsunuz ve anne ile bağlantı içerisindesiniz. anne bizler için evrenin merkezidir yani evren bizi yüzüstü bırakmaktadır. baba kötü davranışlar sergileyen, tehditkar bir figür olarak karşımıza çıktığında, bizi koruyan veya korumayan evrenin ta kendisidir
kuvvetli inançlar her zaman güçlü bir benlik duygusuna işaret etmez: çoğu zaman tam tersi geçerlidir. yoğun inançlar; kişinin, derinlerinde yaşanan boşluğu doldurmaya yönelik, benlik duygusu oluşturmak için bilinçsiz çabasından başka bir şey olmayabilir