çocuklukta psikolojik sınırların bulanıklaşması, yetişkinlikte yaşanacak fizyolojik stresin önemli bir kaynağını oluşturmaktadır. muğlak kişisel sınırlara sahip insanlar sürekli stres yaşadığı, zira başkaları tarafından haklarına tecavüzde bulunulması bu insanların gündelik deneyimlerinin daimi bir parçasını oluşturduğu içindir ki vücudun hormon ve bağışıklık sistemleri üzerinde süregiden nitelikte olumsuz etkiler ortaya çıkmaktadır. ancak bu, onların doğrudan farkındalık dışında kalmak için ögrenmiş oldukları bir gerçekliktir
bazen, küçük bir çocukken -kötü muamele gören, korkan, kız kardeşlerinin sorumluluğunu üstünde hisseden- onu duyan, gören ve anlayan biri olsaydı mary'nin hayatında nelerin değişebileceğini merak ederim. belki etrafında sürekli, güven telkin eden biri olsaydı, kendisine değer vermeyi, duygularını ifade etmeyi, insanlar sınırlarını fiziksel ve ruhsal olarak işgal ettiğinde öfkesini dışavurmayı öğrenebilirdi. kaderi böyle mi olurdu, hala yaşıyor olur muydu?
duygular bastırıldığında, vücudun hastalığa karşı savunması kırılır. bastırma-duyguları farkındalıktan kopartma ve bilinçaltına itme- fizyolojik savunmalarımızın düzenini bozup kafasını karıştırır; bunun sonucu olarak bazı insanlarda bu savunmalar yolunu şaşırıp sağlığı korumak yerine, kişiye zarar verir hale gelir