hayır, insan sade ölürken ayrılmıyor, arkada bırakmıyordu. belki bütün ömrünce her an birçok şeyler onu arkada bırakıyordu. sonra olduğu yerde birdenbire kabuklaşıyor, çok ince, görünmez bir şeyle o anda etrafında olanlardan ayrılıyordu. -biz mi gidiyoruz, onlar mı? -sual buydu...
işlerimiz iyi gitmiyor diye, tanrılara kızmayalım, demişti. işlerimiz bizim ve bize benzerlerin küçük sakatlıklarıyla, tesadüflerin ihanetiyle, her zaman bozuk olabilir. hatta birkaç nesil için bozuk gidebilir. bu bozulma, bu düzensizlik iç kıymetlerimize karşı vaziyetimizi değiştirmemelidir. iki ayrı şeyi birbirine karıştırırsak çıplak kalırız. hatta zaferlerimizi bile tanrılardan bilmemeliyiz çünkü ihtimallerin cetvelinde mağlubiyetler de vardır