On altıncı asır ve Kıbrıs'tayız
Biz fetihte, fütuhatta ustayız.
Gerçi asıl fetih devr-i sa'dette
Vaki olmuş vergi, bu ilk biatte.
Fakat yalnız ordu girmiş Kıbrıs'a
Ondandır İslamlık sürüyor kısa.
Ve devreder geri Venedikliye
Kıbrıs artık Selim Sani bekliye.
On altıncı asır ve Kıbrıs'tayız
Biz fetihte, fütuhatta ustayız.
Ne iltifat hamra, ne zevk-ü sefa,
Bir Kıbrıs fatihi Lala Mustafa.
Bir eyalet kalır tam üç yüz sene,
Badehu, ah elden çıkıyor gene.
Ortodoks'la Türk bu refah çağında,
Kavruluyor öyle kendi yağında,
Adı sürgünse de sürgün cennete,
Şer Yörük şen olur düşmez mihnete.
İşte Afşarlar da bu taifeden,
Bir taife bunlar, yurdun' kaybeden.
İşte Arif Ağa Afşar'dan bir er,
Devr-i Abdülaziz, Kıbrıs'a göçer.
Evvelinde meskun Pınarbaşı'nda,
Yani Kayseri'de kırklı yaşında.
Bir Börüteçine 'örftür göç' diyor,
Arif Ağa artık hicret eyliyor.
Torunu Hamdi'yi temaşa nasip
Etti mi bilinmez, Hüda el Mucib...
İngiliz devrinde Türkmen aç-bilaç,
Badehu Hamdi Bey eyler izdivaç.