Puan vermedi·192 syf.··
2026 9. kitabı
Değerli insanların hayatını kaybetmesi ne acı. Edebiyatımızdan bir ÖMER SEYFETTİN geçti. Ve bu güzel adam, kalemi müthiş adam; dünyada bir taneydi, biricikti. Türk edebiyatı ne kadar değerli bir insana sahip... Onun gibisini yetiştirmek gerçekten zor.
Beyaz LaleÖmer Seyfettin · Rafet Zaimler Yayınevi · 19741,564 okunma
Puan vermedi·262 syf.·
2026 13. kitabı
Divan Edebiyatın’da gülün yeri;tüm detayları,güzel örneklerle ve arada küçük anekdotlarla anlatılmış bu yüzden Güller Kitabı ismi ama ilerledikçe bununla sınırlı kalmadığını görürüz yazarın. Akademik incelemelerde var tabi alıntılarla daha güçlü bir anlatım oluşturulmuş özellikle beyitlerden verilen güzel örnekler meraklısı için ayrı güzel olacaktır ben üniversite yıllarıma gittim okurken Tabi, sadece gül ile sınırlı kalmamış yazar. Lale,nergis,sümbül,karanfil,çiğdem gibi çiçeklerin de edebiyattaki öneminden nasıl kullanıldığından bahsetmiş. Padişahların,Sadrazamların o dönemdeki önemli şahsiyetlerin de bu çiçekleri nasıl kullandığı ne kadar sevdiği ve hangi sanat (resim vb ) dalında geçtiğinden da bahsetmiş. Dili çok akıcı kitap güzel ilerliyor sıkılmadan beyitler arasında kaybolabilirsiniz. Benim mayıs ayı kitap kulübü kitabımdı o vesile ile okudum. Keyifli okumalar.
Güller KitabıBeşir Ayvazoğlu · Kapı Yayınları · 2021577 okunma
Reklam
Puan vermedi·304 syf.··
2026 77. kitabı
MART'IN DOĞUSU . 28 yaşında ve bilgisayar mühendisi mezunuydu Mart. Anne babasını kaybedeli on sene olmuş, yaşam mücadelesinde koşturuyordu kendince. Aslında tüm hikaye Merve'nin Mart' a sorusuyla başlamıştı: " Merhaba yeni çocuk, hayatın anlamı nedir bakalım senin için? " Damdan düşer gibi sorulmuş bu soru, kendisini aşağılanmış, ezilmiş, yenilmiş hissettirmişti. Beğendiği bir kız tarafından bu tür bir aşağılanma, moralini altüst etmesine yetmişti. En yakın arkadaşı Hakan'ın da arkadaşlarıyla yapmış olduğu felsefi konuşmalar ise yeni yolculuğunun ayak sesleriydi adeta. Görmüş olduğu rüya ile birlikte Hindistan ve Uzakdoğu'ya seyahat planlamış, komşusunun hayatını kurtarırken kendisine de bir yol arkadaşı bulmuştu. Yolculuğunda Altunlulara katkı sağlayacak bir deney yaptığı Kozmik Lale, şövalye misali görünüp kedisini sahiplendirdiği Hintli Anaya, katılmış olduğu unutulmaz sahnesiyle iz bırakacak düğün ile Anjali ve son olarak uyguladığı tuhaf testler ile Elena, hikayesinde ana karakter olmayı başarmışlardı. Anaya'nın kocasının vermiş olduğu işaret ve ardından da Mumbai'den Jaipur'a geçerken uçaktaki yaşlı amca_Aaray_ da metafizik dünyaya uzandırmıştı Mart'ı. Onun için hayatın anlamı, ' Yalnızca şimdiye uzaklanıp her anı doya doya yaşamak" olan Anjali'den gelen teklif ise ilginçti! Mart'ın anlam yolculuğu Schubert ile birlikte başlamış, Devanshi sayesinde de Goa'ya doğru devam etmişti! Sonrası mı? Hepsi ve daha fazlası minik felsefik bilgiler, tarihi mekanlar ve Schubert müziği ile Nietzsche sözleri eşliğinde farklı düşüncelere uzandıran detaylar #martındoğusun da. #terskargaylaokuyoruz grubumuz ile birlikte okuduk. Keyifle. .
Mart'ın DoğusuAdnan Arduman · Tara Kitap · 20269 okunma
Puan vermedi·320 syf.··
2026 20. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 18:37
Selamlar :) Bazı kitaplar vardır; bitirdiğinizde hikâye sona ermez, sayfalar kapanır ama karakterler zihninizde yaşamaya devam eder. Auschwitz Dövmecisi benim için tam olarak böyle bir kitaptı. Kitap, Auschwitz-Birkenau toplama kampında mahkûmların kollarına numaraları işlemekle görevlendirilen Lale Sokolov’un gerçek yaşam öyküsünü anlatıyor. Lale’nin kampa gelişiyle başlayan hikâye, ona verilen bu görev sayesinde hayatta kalma mücadelesinin farklı bir boyut kazanmasıyla devam ediyor. Ancak kitabın merkezinde yalnızca savaşın acımasızlığı değil, tüm karanlığın içinde filizlenen büyük bir aşk da yer alıyor. Lale Sokolov ile Gita Furman’ın hikâyesi, insanın en umutsuz koşullarda bile sevme, umut etme ve yaşama tutunma gücünü gözler önüne seriyor. Heather Morris’in kalemi olayları abartmadan, yalın ama etkili bir şekilde aktarıyor. Bu sadelik, anlatılanların ağırlığını daha da güçlü hissettiriyor. Kitabı okurken en çok etkilendiğim şey, insanların sistematik olarak kimliklerinden, ailelerinden ve özgürlüklerinden koparıldığı bir yerde bile insanlıklarını korumaya çalışmaları oldu. Bir parça ekmeği paylaşanlar, birbirine yardım edenler, sevdiğini korumak için risk alanlar… Bütün bu detaylar, insan ruhunun dayanıklılığını gösteriyor. Her sayfada savaşın yıkıcılığını, korkuyu ve kayıpları hissederken aynı zamanda umudun ne kadar güçlü bir duygu olduğunu da gördüm. Auschwitz Dövmecisi, yalnızca bir aşk hikâyesi değil; hayatta kalmanın, insan kalabilmenin ve sevginin en karanlık zamanlarda bile yolunu bulabildiğinin hikâyesi. Kitabı bitirdiğimde içimde büyük bir hüzün vardı ama aynı zamanda insan ruhunun gücüne karşı derin bir hayranlık da hissettim. Herkese keyifli okumalar
Auschwitz DövmecisiHeather Morris · Pegasus Yayınları · 20191,589 okunma
Puan vermedi·226 syf.·
2026 38. kitabı
Selamlar; yazardan daha önce Monte Kristo kontunu okuduğum için diline aşina okudum Siyah Lale’yi de. Romanı okurken sadece bir çiçeğin hikayesini okuyacağınızı düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Alexandre Dumas Siyah Lale’yi merkeze alsa da dönemin Hollanda’sına ayna tutuyor. Hikaye aşk, azim, tutku, entrika ve bağlılık duygularını harmanlayarak okuyucuya emsalsiz bir okuma deneyimi sunuyor. Okurken bana eşlik eden BaharBahar hanıma da çok teşekkür ediyorum. Kitapla kalın sağlıcakla kalın;)
1000Kitap
Siyah LaleAlexandre Dumas · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202319bin okunma
Puan vermedi·244 syf.··
2026 35. kitabı
Bu kitap tam da modern insanın hayat koşturmacasındaki kendini kaybedişini mesele etmiş bir hikayeyi baz alıyor. Lale ve Kaya … İki başarılı yetişkin ama kendi hayatlarında bir amaç edinememiş mutsuz iki birey. Lale, tam olarak ne anne ne baba sevgisi görmüş bir kadın. Anneanne ve babaanne evleri arasında geçen bir çocukluk ile şu an yalnız yaşayan bir plaza kadını. Çocukluğunda arkadaşlarının evinde aradığı aile sıcaklığını yetişkin olduğunda da aramaya devam ediyor. Hikayenin arka planında sürekli bu arayışı hissederken kimi zaman Lale’nin geçmişine perde aralıyoruz kimi zaman da şu anki yetişkin Laleyi tanıyoruz. Kaya’ya gelirsek o da çok başarılı bir ofis çalışanı fakat kendi yalnızlığından kurtulamamış bir yetişkin. Onun da geçmiş yarası çocukluğundaki evlatlık verilme hikayesi. Bir kafede yolları kesişen bu iki yetişkinin denk gelmesinde görüyoruz ki var bir mukadderat. Bundan sonrası Lale’nin babaanne evinde yaşadıkları, bir anda kendisini bulan hastalığı, Kaya’nın geçirdiği kaza ve talihsizlikler… Duvarlarla örülmüş hayatını teriyle sıvayan Lale’nin bu hikayesine Deniz hanımın güzel tasvirlemeleri ile kapılıp gidiyorsunuz. Hikayenin içerisinde sizi bekleyen bolca durum çıkarımları, yerinde benzetmeler ve çubuk salçalı makarna ile vişne suyu ve bolca kahve.
Et Duvar Ter SıvaDeniz Toprakkaya · Perseus Yayınevi · 202334 okunma
Reklam
Reklam