Vakit akşam, günlerden gecikmiş bir cumaydı. Irmakla karşılaştım. Bana konuşacağını bile bilmeden başlangıçta, bir merak başlangıçta. Irmak bana konuşsun istedim. Konuştu vakti gelince. Öğrendim. Kendi özgeçmişimi yazabilecek en uygun kişi olduğum hususunda endişeliydim ya yine de hayat ne ise, kendi hayatımda onun özetini çıkarmak istedim. Hayat, çarpma demekti. Ben, kalbimin iki çarpıntısı arasında ne kadar hayat varsa o kadar hayattım.