Üvercinka...
10/10
·62 syf.··
2025 51. kitabı
"Laleli'den dünyaya doğru giden bir tramvaydayız Birden nasıl oluyor sen yüreğimi elliyorsun..." Cemal Süreya’ya ne denilebilir ki… Laleli’den her tramvayla geçişimde, belki dünyaya doğru gitmesem de onun şiir evreninde bir yerlerde buluyorum kendimi. Cemal Süreya’nın ilk sesi, ilk şiir kitabı; tıpkı içimizdeki ilk heyecanlar gibi hâlâ taze ve sıcak. İyi okumalar...
Şiir
ÜvercinkaCemal Süreya · Can Yayınları · 202221,8bin okunma
Puan vermedi·566 syf.··
2025 978. kitabı
Cihan Aktaş - Sınıra Yakın Cihan Aktaş, Türk edebiyatının özgün ve derinlikli seslerinden biri. Mimarlık eğitimi almış (1982), gazetecilik yapmış, İran'da uzun yıllar yaşamış bir yazar olarak, eserlerinde kadın kimliği, toplumsal değişim, kültürel karşılaşmalar ve bireysel hafıza gibi temaları ustalıkla işler. Romanları ve öyküleriyle ödüller kazanmış (Türkiye Yazarlar Birliği Roman Ödülü vb.), İslamcı düşünce geleneği içinde kadın tecrübelerini merkeze alan nadir kalemlerden.Sınıra Yakın (İz Yayıncılık, 2013), Aktaş'ın üçüncü romanı. Kitap, İstanbul Laleli'den kalkan bir İran otobüsünde geçen yolculuğu merkeze alır. Ana karakter Efsane'nin iki günlük İran seferinde, sınırın fiziksel engelleri kadar zihinsel ve duygusal sınırlar da ön plana çıkar. Otobüs yolcuları – beklentileri, tedirginlikleri, kırgınlıklarıyla – birer ayna gibi Türkiye ve İran'ın yakın tarihini, sosyal-siyasal dönüşümleri yansıtır. Roman, geriye dönüşler ve iç monologlarla zenginleşir: Yolculuk sırasında uyanıklık ve uyku arası hatırlayışlar, kültürel konumlanışlar, karşıtlıklar ve ortaklıklar üzerinden iki komşu ülkenin tarihi, siyasi ve kültürel dokusunu inceler. Sınırı geçemeyen yolcuların bekleyişi, metaforik bir derinlik kazanır; bireysel hafızalar toplumsal belleğe açılır. Aktaş, kendi otobüs yolculuklarından (çocuklarıyla İstanbul-Tahran arası) süzdüğü gözlemleri romana taşır; bu otobiyografik dokunuş, metni daha samimi ve etkileyici kılar. Aktaş'ın üslubu, gözlemci ve empatik: Kadın bakışıyla erkek egemen anlatılara alternatif sunar, sınırların ötesinde "yakın yabancı"lıkları sorgular. İran deneyimiyle beslenen roman, devrim sonrası İran'ı ve Türkiye'nin muhafazakâr kesimlerini karşılaştırmalı bir perspektiften ele alır. Kimlik, aidiyet ve geçişlilik üzerine düşündüren, katmanlı bir
1000Kitap
Sınıra YakınCihan Aktaş · İz Yayıncılık · 20128 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
6/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2025 55. kitabı
·
42 günde okudu
·
Okunma: 08 Aralık 2025 17:09
#Attilaİlhan Duvar isimli ilk şiir kitabından on yıl sonra yayımlamış #SislerBulvarı kitabını. Aradaki dönemde hayatı çok hareketli geçmiş. İstanbul- Paris- İzmir arasında mekik hayatı sürmüş, şiiri yaşamaktan yayımlamaya fırsat bulamamış. Nitekim o dönem ‘solcu’ ozanların yayınevi bulması da hayli zormuş. O da yazmış, dosyalamış, zamanını beklemiş. Toplumcu eğilimli dergi ve gazetelerde hayat hakkı tanınmamış onlara, bu ortamda İlhan bir yandan Paris’te bir yandan da İstanbul’da Nazım Hikmet’i kurtarma operasyonunda aktif olmuş. Yazdıkları garip şiirinin saltanatını sarsan, son derece etkili şiirler olmuş ve peşinden bir çok şairi sürüklemiş, Turgut Uyar, Cemal Süreya, Ümid Yaşar vb.. İlk gençlik yıllarının heyecanı yolculuk, şiirlerinde kendini gösteriyor. Siyasi nedenlerle liseden atıldıktan sonra yazmaya ve okumaya çok boş vakit bulmuş. Ve ilk yazıları seyahat üzerine olmuş. Şiirlerinde de bolca sizi gezdiriyor. Hatta yeter artık anladık Paris’e gitmişsin, gibi düşünecek olan, eleştirileri yanıtlamış; “bir de şu var, özellikle anadolu okuru, paris şiirlerinde yer alan fransızca yer, insan ve içki adlarını yadırgamıştır. bazı fransızca sözleri, mısraları da. bu yüzden eleştirirlerdi. hala eleştirirler. bir çeşit züppelik gibi mi görünüyor ne? oysa değil. nasıl istanbul'dan kars'a ya da adana'ya giden bir sanatçının şiirine yöresel dil özellikleri girerse, paris'e gideninkine de girer.” Kitabın sonunda yazarın notları var. Kitabı yazma sürecinden, biraz özel hayatından söz ediyor ve kısa kısa tüm şiirleri için açıklama yapıyor. Kitaba adını veren şiirin çoğu kişiler tarafından Paris’te yazıldığı ve orada bir bulvar olduğu düşünülse de aksine Laleli de yazılmış. ‘Düşlenen, tümüyle düşsel olan sevgililer, topu topu üç geceye sığdırılan, doyasıya yaşanamayan aşklar,
Sisler BulvarıAttila İlhan · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20225,2bin okunma
Puan vermedi·150 syf.··
2025 76. kitabı
Ferhat Aslan’ın İstanbul’un 100 Efsanesi adlı eseri, şehrin binlerce yıllık hafızasında birikmiş anlatıları, efsaneleri ve kültürel kodları büyük bir özenle bir araya getiren değerli bir çalışma. Kitap, İstanbul’un hem antik mitolojideki hem de Osmanlı dönemindeki hikâyelerini, şehirle bütünleşmiş kişiler ve mekânlar üzerinden sürükleyici bir dille okuyucuya sunuyor. Eserin ilk bölümlerinde Argos Kralı İnakhos’un kızı İo ile Zeus’un aşkı, ardından İo’nun kızı Keroessa’nın Poseidon’la evliliği ve bu birliktelikten doğan Byzas anlatılıyor. Bu efsane, İstanbul’un kuruluş mitini hem mitolojik hem de kültürel bir çerçeve içinde aktarması bakımından kitabın temel taşlarından birini oluşturuyor. Kitap yalnızca antik çağla sınırlı kalmıyor; Osmanlı dönemine uzanan zengin bir efsane örgüsü de sunuyor. Bunlardan biri, Cebe Ali’nin İstanbul kuşatması ve semte adını veren Cibali hikâyesi. İstanbul’un mahalle isimlerinin dahi kökeninde ne kadar derin tarihsel olayların yattığını hatırlatan etkileyici bir anlatı. Kandilli semtinin adının IV. Murat’ın Bağdat seferiyle ilişkilendirilmesi, padişahın sefer yolu üzerinde semti aydınlatan kandillerle kurulan bağ, kitabın İstanbul’un topografyasını tarihsel anekdotlarla örme biçimini gösteren güzel örneklerden biri. Yine IV. Murat’ın Üsküdarlı Remmal Ahmed Ağa ile yaşadığı olay ve bunun Yenikapı semtinin doğuşuna bağlanması, efsanelerin nasıl şehir dokusuna dönüştüğünü gözler önüne seriyor. Eserde yer alan bir diğer güçlü bölüm, Hacı Bayram Veli’nin II. Murat’a “Henüz değil, zamanı var” demesi ile İstanbul’un fethinin kaderinin işaret edildiği kerametli anlatı. Bu efsane, devamında Rumeli Hisarı’nın yapılışında geçen meşhur sığır derisi hikâyesi ve Akşemsettin’in “Kul tedbir alır, Allah takdir eder…” sözüyle birleşerek, fethin manevi
İstanbul'un 100 EfsanesiFerhat Aslan · İstanbul Büyükşehir Belediyesi · 201021 okunma
Puan vermedi·566 syf.··
2025 977. kitabı
Sınıra Yakın: Sınırların Ötesinde Bir Yolculuk Cihan Aktaş, Türk edebiyatının çok yönlü kalemlerinden biri olarak tanınır. 1960 Refahiye doğumlu olan yazar, gazetecilik, mimarlık ve yazarlık gibi alanlarda derin bir birikim biriktirmiş; Ümit Aktaş'ın kardeşi olarak aile geleneğini de sürdürmüştür. Beşikdüzü Öğretmen Lisesi ve İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Mimarlık Fakültesi mezunu olan Aktaş, kadın sorunlarından İran Devrimi'ne, başörtüsü tartışmalarından sinema incelemelerine uzanan geniş bir yelpazede eserler vermiştir. 2012 yılında İz Yayıncılık tarafından yayımlanan Sınıra Yakın, yazarın üçüncü romanı olarak, bu birikimin doğal bir uzantısı niteliğindedir. Roman, Laleli'den Tahran'a uzanan bir otobüs yolculuğunu merkeze alarak, bireysel kayıpların toplumsal travmalarla kesiştiği bir tablo çizer.Romanın anlatıcısı Efsane, Azeri kökenli bir Tahranlı kadın olarak, çocukluğunda maruz kaldığı bir miting sırasındaki kurşun yarasıyla sol kolunu kaybeden bir devrim gazisidir. Bu fiziksel eksiklik, eser boyunca metaforik bir ağırlık taşır: Kaybedilen uzuv, yitirilen aşk, dağılan aile bağları ve vatan hasreti gibi unsurlarla iç içe geçer. İki günlük otobüs yolculuğu –Cihannema Tur'un mavi-beyaz Volvo'sunda Yenikapı'dan Doğubayazıt'a, oradan sınıra– hem fiziksel bir hareket hem de içsel bir hesaplaşma olarak işlenir. Yolcuların hikayeleri, mola yerlerindeki tesadüfi karşılaşmalar ve Efsane'nin flashback'leri aracılığıyla, İran-Irak Savaşı'ndan Humeyni Devrimi'ne, Türkiye'deki depremlerden gurbetçi hayatına kadar uzanan bir mozaik oluşur. Pasaportsuz mülteciler, kızını arayan babalar, başörtüsüyle özgürlük arasında sıkışan kadınlar gibi figürler, sınırın sadece coğrafi değil, kültürel ve psikolojik bir bariyer olduğunu vurgular.Aktaş'ın üslubu, sosyal-gerçekçi
Duygu ve Düşünce
Sınıra YakınCihan Aktaş · İz Yayıncılık · 20128 okunma
Puan vermedi·168 syf.··
2025 20. kitabı
SİSLER BULVARI / ATTİLA İLHAN Kampanyadan aldığım bu kitabı ne zaman okuyacağımı bilmiyordum ama Attila İlhan (15 Haziran ) biyografisine bakınca Haziran ayında doğum günü olduğunu fark ettim, hemen okumaya karar verdim. Böylece entelektüel çalışmalarıyla Türk edebiyat ve düşünce dünyasına önemli katkıları olan ustayı doğum gününde anmış olacaktım. Ama yorum geç kaldı. Kitabın sonunda "Meraklısı İçin Notlar" başlığıyla İlhan'ın kaleminden kitabın yayına hazırlanması ve içindeki şiirlerin yazım aşamalarının anlatıldığı bölüm var. Bence kitabı okumaya başlamadan önce bu notları okuyun. Kitap; "Başka Yerde Yok", "Kaptan", "Yeraltı Ordusu", "Bursa'dan Yaylımateş" ve "Barakmuslu Mezarlığı" adını taşıyan beş bölümden oluşuyor. 'Sisler Bulvarı' adlı şiir ise "Kaptan" adlı bölümde yer alıyor. Sisler Bulvarı için İlhan: "Bu pek ünlü şiiri çoğu Paris'te yazdığımı, adı geçen bulvarın Paris bulvarlarından biri olduğunu sanır, öyle değildir. Şiiri Paris dönüşü, Laleli'de Şair Nigar sokağında, pansiyoner kalırken yazdım, Atatürk bulvarı üzerinde, Günseli pastanesi vardı, akşamları oraya düşer, sonbahar sisleri basıp, sokak lambaları puslu puslu yandı mı, yürüyerek ta Atatürk köprüsüne kadar inerdim, demek bu yürüyüşlerde bir yandan Paris günlerini düşünüyormuşum, bir yandan sevdiğim kızı, bir yandan da yaşadığım gerilimli hayatı." demekte. Birde şiirde geçen, merak edilen "l'ange rouge" (kırmızı melek) adlı şarkının hikayesini anlatıyor. Hemen araştırdım ve Nina Berger'in söylediği kaydı dinledim, size de dinlemenizi tavsiye ederim. Tabii 'Yeraltı Ordusu-2'de geçen İspanyol türküsü 'Los Cuatros Generales' da dinlenebilir. Ama özellikle 'La Vien Rose' (Edith Piaf) dinleyin zaten kulağınızın aşina olduğunu göreceksiniz. "... Attila İlhan, Sisler Bulvarı'ndaki şiirlerle Türk şiir
Sisler BulvarıAttila İlhan · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20225,2bin okunma