#Attilaİlhan Duvar isimli ilk şiir kitabından on yıl sonra yayımlamış #SislerBulvarı kitabını. Aradaki dönemde hayatı çok hareketli geçmiş. İstanbul- Paris- İzmir arasında mekik hayatı sürmüş, şiiri yaşamaktan yayımlamaya fırsat bulamamış. Nitekim o dönem ‘solcu’ ozanların yayınevi bulması da hayli zormuş. O da yazmış, dosyalamış, zamanını beklemiş. Toplumcu eğilimli dergi ve gazetelerde hayat hakkı tanınmamış onlara, bu ortamda İlhan bir yandan Paris’te bir yandan da İstanbul’da Nazım Hikmet’i kurtarma operasyonunda aktif olmuş. Yazdıkları garip şiirinin saltanatını sarsan, son derece etkili şiirler olmuş ve peşinden bir çok şairi sürüklemiş, Turgut Uyar, Cemal Süreya, Ümid Yaşar vb.. İlk gençlik yıllarının heyecanı yolculuk, şiirlerinde kendini gösteriyor. Siyasi nedenlerle liseden atıldıktan sonra yazmaya ve okumaya çok boş vakit bulmuş. Ve ilk yazıları seyahat üzerine olmuş. Şiirlerinde de bolca sizi gezdiriyor. Hatta yeter artık anladık Paris’e gitmişsin, gibi düşünecek olan, eleştirileri yanıtlamış; “bir de şu var, özellikle anadolu okuru, paris şiirlerinde yer alan fransızca yer, insan ve içki adlarını yadırgamıştır. bazı fransızca sözleri, mısraları da. bu yüzden eleştirirlerdi. hala eleştirirler. bir çeşit züppelik gibi mi görünüyor ne? oysa değil. nasıl istanbul'dan kars'a ya da adana'ya giden bir sanatçının şiirine yöresel dil özellikleri girerse, paris'e gideninkine de girer.”
Kitabın sonunda yazarın notları var. Kitabı yazma sürecinden, biraz özel hayatından söz ediyor ve kısa kısa tüm şiirleri için açıklama yapıyor. Kitaba adını veren şiirin çoğu kişiler tarafından Paris’te yazıldığı ve orada bir bulvar olduğu düşünülse de aksine Laleli de yazılmış.
‘Düşlenen, tümüyle düşsel olan sevgililer, topu topu üç geceye sığdırılan, doyasıya yaşanamayan aşklar,