Sisler Bulvarı

Attila İlhan
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Sisler Bulvarı-A. İLHAN/Bir trene binmek, rastgele defolup gitmek istiyorum!
8/10
·172 syf.··
2022 58. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 12 Temmuz 2022 23:02
Bazı cümleler vardır, okuduğun kitabın önüne geçerler. Bu cümle de öyle oldu benim için. İnsan duyguları içe atılmak için var sanırım. Ya da dile getirilmek ama gerçekleştirilmemek için. Zira hepimizin dilinde "gitmek" oysa her geçen gün kök salıyoruz kaldığımız yere. Kocaman dünyada bir noktaya sabitleşiyor ve ömrümüzü orada tüketiyoruz. Hiçbir şey bitirmese bu korkaklık bitirecek bizi. Çoğumuzun hayali dünya turu ama daha yaşadığımız coğrafyayı bile gezip görmemişiz. Bizim için de gezip gören biri var ama: #y:1077. Ve gezip gördüğü yerleri şiirlerine ilmek ilmek işlemiş. Mısra mısra onunla geziyor, duygularına duygularınız gibi bakıyorsunuz. Birçok ülke, birçok şehir. Farklı şiirler var. En çok şu dizeleri sevdim sanırım: "Yıllar gelir geçer, kuşlar gelir geçer Her geçen seni bizden parça parça götürür Mustafa’m, Mustafa Kemal’im!" (s. 137) Mustafa Kemal Atatürk Hangi kitapta geçse adın, kıpır kıpır olur içim. Burada da öyle oldu. Seni anlatan her kitabı sıkılmadan şevkle okuyabilirim. Burada da denk geldiğime oldukça mutlu oldum. Her şiirin bir hikayesi var değil mi? Eserin sonunda bir bölüm var: meraklısı için notlar. Burada eserdeki şiirlerle ilgili bilgileri okuyorsunuz. Sanırım en sevdiğim bölüm burası olmuş. Zira her şiirin bir arka planı var. Onları daha derinden hissetmek için oldukça güzel oluyor böyle anlatımlar. Bütün şairlerin şiirleri için böylesi notları görmeyi dilerdim. Ne hoş olurdu şiirlerin arkasında yatan şair duygularını, hangi ruh haliyle yazıldığını görmek... Yine kendine özgü üslubu, küçük harfleri ile hoşunuza gidecek bir şiir kitabı. Şiir sevenlere öneririm. Şiire ısınmak isteyenler için ideal olduğunu söyleyemem ama. Zordur Attila İlhan'ı anlamak ve ondan keyif almak. Ha deyince olmaz, ha gayret demek gerek. Bugünlerde iyice soğudum uygulamadan.
Şiir
Sisler BulvarıAttila İlhan · İş Bankası Kültür Yayınları · 20195,2bin okunma
artık kalbimi susturamıyorum…
9/10
·168 syf.··
2026 17. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2026 19:34
Attila İlhan, Türk Edebiyatının şiir kolundaki en büyük isimlerinden ayrıca Cumhuriyet devrinin önemli çağdaş sanatçılarından biridir. Bir kelimeden binbir duygu çıkaran Attila İlhan Sisler Bulvarı her bir satırında ayrı bir anlam ve duygu barındırıyor. Sayfaları çevirirken insan ne oldum oluyor. Harika bir duygusu var kitabın. Şiirler resmen çarpıyor insanı. Kafiyelere, büyük küçük harflere, noktalama işaretlerine inat. Sisler Bulvarı'nda herkesin sevdiği bir şiiri vardır mutlaka. Ben kaptan şiirine bayıldım.~"eflatun gözlerini bir grog kadehinde unuttum"~ Doyasıya yaşanamayan aşklar, gözlerinden yıldız rüzgarları geçen sevgililer, limanlar, Paris sokakları, yolculuklar... Ve Anadolu; uzun havalar, halk türküleri... Sisler Bulvarı'yla başka dünyalara yolculuğa çıkıyorsunuz adeta.~emperial otelinde üç gece kalacağız, biraz mehtabı içeceğiz, içimizde isyanlar çıkacak ve Sisler Bulvarı'nda öleceğiz~ Şiir seviyorsanız mutlaka ama mutlaka Sisler Bulvarı'na yer vermelisiniz..Keyifli okumalar..
Sisler BulvarıAttila İlhan · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20225,2bin okunma
8/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2023 33. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 01 Temmuz 2023 22:39
“son yolcunun adı attila ilhan’dı miyoptu kısa boylu bir adamdı dostu yoktu yalnızlığı vardı” Diyerek geçiriyor adını “Tatyos’un Kahrı” şiirinde Attila İlhan. Okuduğum bir şiir kitabı daha oldu. Usta şair Attila İlhan’ın okuduğum ilk şiir kitabı. Sitede paylaşılan alıntıları, mısraları beğendim ve bu kitabı okumaya karar verdim. Yani şiir kitaplarını 1k’da paylaşılan alıntılar ile okuyamazsınız sevgili okurlar. Kitapları temin edip okumalısınız. “ben gidip başıma belalar aramışım o kalıp mevlasını bulmuş” Diyerek ilk gençlik yılları şiirlerine yolculukla “başka yerde olmak” bölümü ile başlıyor kitabımız. Bunu bize şair kendisi söylüyor kitabın sonunda “meraklısı için notlar” bölümünde. Çoğu okurun beğendiği bu bölüm, kitabın sonunda olduğu için gözden kaçabilir. Benim tavsiyem, kitaba bu bölüm ile başlayıp her yeni şiirde tekrar buradan okumaya devam etmemiz. Şair, her şiirinin açıklamasını başlık başlık yapmış. Çünkü kendisi şairliği kadar, yazarlığı ile de bilinir. Kendi şiirlerini de yazar olarak incelemiş kitapta. “Paris’e mahsus bir yağmur hayatı bir türkü gezinir dilimin ucunda türkü söylemek yaşamanın başka türlüsü” Çocukluğunda kaptan olmak istediğini söyleyen şair kitabın ikinci bölümü “kaptan”da gittiği şehirlerden esinlendiği şiirlerle sesleniyor okurlarına. Arkadaşları bu takma adı uygun görmüşler ona, hala öyle… “sisler bulvarında seni kaybettim sokak lambaları öksürüyordu yukarda bulutlar yürüyordu terkedilmiş bir çocuk gibiydim dokunsanız ağlayacaktım” Kitaba adını veren Sisler Bulvarı şiirinden bir bölüm… Attila İlhan, bu şiiri Paris dönüşü Laleli’de Melahat Hanım’ın pansiyonunda kalırken yazdığını belirtiyor notlarında. “Meraklısı İçin Notlar” bölümünde Sisler Bulvarı şiirinin hikayesini, sonrasında yazar hakkında yapılan olumsuz eleştirileri
Şiir
Sisler BulvarıAttila İlhan · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20225,2bin okunma
3/10
·172 syf.··
2022 94. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 11 Aralık 2022 19:49
Okuması benim için işkence olan bir şiir yolculuğu oldu. Ne kendimi bulabildim. Ne de kendime katacak edebi bir fayda bulabildim. Bir baktım satırları atlıyorum derken sayfa atlamaya başlamışım. Pek böyle olmam aslında. Zamanı mı değildi ? Olabilir. Belki de direk bu şair benlik değildir.
Şiir
Sisler BulvarıAttila İlhan · İş Bankası Kültür Yayınları · 20195,2bin okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2020 65. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2020 02:03
Sade, yalın ve anlaşılır bir dille yazılmıştır. Şairin kendisine has imgelem dünyası anlatımına da yansımıştır. Özgün benzetmeler ve imgeler şiiri daha önemli kılmaktadır. Atilla İlhan'ın II. Yeni şiirine yakın bir anlatımı tercih ettiğini görürüz. Atilla İlhan bu kitabında yaşadığı çağın sisli bulanık insanlığı içine hapseden karanlık taraflarını zengin bir hayal dünyasıyla biz okurlarına sunuyor. Ayrıca Atilla İlhan şiirlerinde devamlı seyahat havası var. Zaten yolculuğa olan tutkusunu kitabın sonunda ''Meraklısına'' adlı bölümde belirtiyor.Hareketli bir üslup ve bir o kadarda mülayim gibi geliyor bana. Kütüphanede olmalı ve arada açılıp tekrar okunmalı Keyifli okumalar dilerim...
Edebiyat
Sisler BulvarıAttila İlhan · Bilgi Yayınevi · 19915,2bin okunma
Sisler Bulvarı’nda Kaybolmak
8/10
·168 syf.··
2024 13. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 28 Şubat 2024 16:07
Attila İlhan’dan okuduğum üçüncü şiir kitabı. Sanırım geçen zaman içerisinde şairin hislerine daha samimi tanık olabildiğimi düşünüyorum. İlk okuduğum kitabında kendisine çok yabancıydım fakat şimdi Fransa sahillerinde birlikte geziyor, vapur turlarında birlikte insanları gözlemliyormuş gibi bir hisle yaklaşıyorum şiirlerine. Şiirlerindeki üstü kapalılığın herkese hitap etmediğini düşünüyorum. Bazı şiirler o kadar iyi ki en başa dönüp aynı şiiri tekrar tekrar okuyorum. Her defasında farklı bir şey keşfediyorum sanki. “Emperyal oteli”, “Pia”, “Sisler Bulvarı” şiirleri bile bu kitabın değerini en üstte tutmaya yeter. Toplumcu şiir olmasından dolayı yazdığı bazı Anadolu şiirleri bana çok hitap etmese de kitabın sonlarına doğru oldukça yer edinmiş İş Bankası Kültür yayınlarından çıkan kitabı ciltli bir şekilde satın almıştım. İyi ki de bu kararı vermişim. Herkese bol şiirli günler:)
Sisler BulvarıAttila İlhan · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20225,2bin okunma
Puan vermedi·104 syf.··
2025 7. kitabı
"sisler bulvarı’na akşam çökmüştü omuzlarımıza çoktan çökmüştü kesik birer kol gibi yalnızdık dağlarda ateşler yanmıyordu deniz fenerleri sönmüştü birbirimizin gözlerini arıyorduk" -imge olarak kuvvetli bir şiirdir. -sisler bulvarı dediği yer aslında akrasay yenikapı semtleri arasıdır. -özne bir çıkış aramaktadır bu nedenle şiir kuvvetli bir gerilim içermektedir. -1.bent durağan hayat tasvirini içerir. Mekan-özne-hayat düzleminde öznenin sıkışmışlığı ifade edilir. -sis mekanla ilgili olduğu kadar öznenin ruhuyla da ilgilidir. -akşamın karanlığıyla beraber sisler bulvarının öteki yüzü de açığa çıkar. -özne bu karamsar ruh hali içinde aşkını da araya sıkıştırarak ölümünü romantik hale getirir. -özne karanlık işlerin adamı olduğu için sisler bulvarından da kurtulamayacağını düşünür.
Şiir
Sisler BulvarıAttila İlhan · Seçilmiş Hikayeler Dergisi Kitapları · 19605,2bin okunma
Puan vermedi·172 syf.··
2022 9. kitabı
Sisler Bulvarı, Türk şiirinin bence en "yakışıklı" ama bir o kadar da içi acı dolu kitaplarından biri. Eğer sadece kafiyeli, romantik dizeler arıyorsanız kitaba haksızlık edersiniz. Benim gibi yapmayın; o sisin içine girerken arkadaki ayak seslerini, sirenleri ve dönemin getirdiği o ağır çaresizlik hissini de duyarak okuyun.
Kitap Alıntısı
Sisler BulvarıAttila İlhan · İş Bankası Kültür Yayınları · 20195,2bin okunma
şiir gibi yaşam... yaşam gibi şiir...
Puan vermedi·160 syf.··
2020 59. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 27 Nisan 2020 17:29
Kitabın sonunda yazar, meraklısı için şiirlerinin yazılış nedeni ve onda uyandırdığı duygu yoğunluğunu kaleme almış. Bu pek rastlanan bir şey değildir şiir kitaplarında ve yazar bunu her kitabı için yapmış sanırım. En azından benim okuduklarımda vardı. Aslında bir yönüyle bunun kaleme alınması okuyucu için de şiirin gizemli dünyasına girmeye, yani şiire şair gözüyle de bakmaya imkan oluşturuyor. Şiirle pek aram olmasa da seviyorum Attila İlhan kalemini. İlk kitabından sonra ikinci kitabını yayınlamasının çok uzun zaman aldığından bahseder. Dönemin şartlarına dem vurarak yayın için solcu kesimin nasıl sıkıntı çektiğinden de bahseder. Okuduğum bazı sağcı yazarlar da kendileri için aynı sıkıntıyı dile getirmişlerdir, bu da demek oluyor ki insan, beyninin içinde dönen fikrin yansımasını hayatında hep yaşıyor ve yaşayacak. Bulunduğu dönem için tehlike olduğu, belki de halkı kitlesel bir bilince yönelteceği ama en önemlisi kimsenin söylemeye cesaret edemediği çürümüşlüğü dile getirenlere her türlü sıkıntıyı reva görmek ve sonraki dönemlerde de edebiyatçı ödülleri verip, anma törenleri düzenlemek bizim huyumuzdur. Ne diyebilirim ki... "Şiiri yaşamaktan yayımlamaya vakit kalmıyordu" der bir yerde. Bana hayatımızın aslında bir edebiyat, bir şiir, bir tarih ve hatta bir polisiyeden oluşan harman olduğu izlenimi verdi. Yalan da değil, hayat hepsini içinde barındıran bir çorba misali. Sadece bizim neresinden baktığımıza bağlı ona yüklenen anlamlar. Güzel anlamlar yüklediğim güzel bir deneyimdi. Şiirseverler zaten mutlaka okuyacaktır ama benim gibi sevmeye çalışanlar için Attila İlhan okunmaya değer...
Şiir
Sisler BulvarıAttila İlhan · Bilgi Yayınevi · 19915,2bin okunma
7/10
·160 syf.··
2019 60. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 01 Ağustos 2019 14:16
Bilen Attila İlhan'ı ya yazar bilir şairliğini bilmez ya şair bilir yazarlığını bilmez.. Her sevdalının bir kaç şiirini ezbere bildiği adam. Atilla İlhan'ın hayal dünyasının genişliğini ve imge gücünü gösteren muazzam bir kitap.
Şiir
Sisler BulvarıAttila İlhan · Bilgi Yayınevi · 19915,2bin okunma

Yazar Hakkında

Attila İlhanYazar · 61 kitap
Attilâ İlhan (15 Haziran 1925 - 10 Ekim 2005), Türk şair, romancı, düşünür, deneme yazarı, gazeteci, senarist ve eleştirmen. Aydın çalışmalarıyla Türk edebiyat ve düşünce dünyasına önemli katkıları olmuştur. 15 Haziran 1925'te İzmir, Menemen'de doğdu. İlk ve orta eğitiminin büyük bir bölümünü İzmir ve babasının işi dolayısıyla gittikleri farklı bölgelerde tamamladı. İzmir Atatürk Lisesi'nin birinci sınıfındayken mektuplaştığı bir kıza yazdığı Nazım Hikmet şiirleriyle yakalanmasıyla 1941 Şubat'ında, 16 yaşındayken tutuklandı ve okuldan uzaklaştırıldı. Üç hafta gözaltında kaldı. İki ay hapiste yattı. Türkiye'nin hiçbir yerinde okuyamayacağına dair bir belge verilince, eğitim hayatına ara vermek zorunda kaldı. Danıştay kararıyla, 1944 yılında okuma hakkını tekrar kazandı ve İstanbul Işık Lisesi'ne yazıldı. Lise son sınıftayken amcasının kendisinden habersiz katıldığı CHP Şiir Armağanında Cebbaroğlu Mehemmed şiiriyle ikincilik ödülünü pek çok ünlü şairi geride bırakarak aldı. 1946'da mezun oldu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne kaydoldu. Üniversite hayatının başarılı geçen yıllarında Yığın ve Gün gibi dergilerde ilk şiirleri yayımlanmaya başladı. 1948'de ilk şiir kitabı Duvar'ı kendi imkânlarıyla yayımladı. Paris yılları 1948 yılında, üniversite ikinci sınıftayken Nâzım Hikmet'i kurtarma hareketine katılmak üzere ilk kez Paris'e gitti. Bu harekette faal olarak yer aldı. Fransız toplumu ve orada bulunduğu çevreye ilişkin gözlemleri daha sonraki eserlerinde yer alan birçok karakter ve olaya temel oluşturmuştur. Türkiye'ye geri dönüşünde başı sık sık polisle derde girdi. Sansaryan Han'daki sorgulamalar ölüm, tehlike, gerilim temalarının işlendiği eserlerinde önemli rol oynamıştır. Şair bu gerilim havasını ilk şiirlerinde olmasa da özellikle Bela Çiçeği gibi kitaplarında eski günlerini yâd ettiği ya da eleştirdiği şiirlerini yayımladı. Birkaç kez gözaltına alındı. Attilâ İlhan, "Kaptan" lakabının kendisine Paris yıllarında bir dönem sakal bırakması üzerine arkadaşları tarafından yakıştırıldığını belirtmiştir. Lakabın yayılmasında beş bölümden oluşan Kaptan şiiri etkili olmuştur. İstanbul-İzmir-Paris üçgeni 1951 yılında Gerçek gazetesinde bir yazısından dolayı soruşturmaya uğrayınca Paris'e tekrar gitti. Fransa'daki bu dönem, Attilâ İlhan'ın Fransızcayı ve Marksizmi öğrendiği yıllardır. 1950'li yılları İstanbul-İzmir-Paris üçgeni içerisinde geçiren Attilâ İlhan, bu dönemde ismini yavaş yavaş Türkiye çapında duyurmaya başladı. Yurda döndükten sonra, Hukuk Fakültesi'ne devam etti. Ancak son sınıfta gazeteciliğe başlamasıyla beraber öğrenimini yarıda bıraktı. Sinemayla olan ilişkisi, yine bu dönemde, 1953'te Vatan gazetesinde sinema eleştirileri yazmasıyla başlamıştır. Sanatta Çok Yönlülük 1957'de gittiği Erzincan'da askerliğini yaptıktan sonra İstanbul'a dönüş yapan Attilâ İlhan, sinema çalışmalarına ağırlık verdi. On beşe yakın senaryoya Ali Kaptanoğlu adıyla imza attı. Sinemada aradığını bulamayınca, 1960'ta Paris'e geri döndü. Sosyalizmin geldiği aşamaları ve televizyonculuğu incelediği bu dönem, babasının ölmesiyle birlikte yazarın İzmir dönemini başlattı. Sekiz yıl İzmir'de kaldığı dönemde, Demokrat İzmir gazetesinin başyazarlığını ve genel yayın yönetmenliğini yürüttü. Aynı yıllarda, şiir kitabı olarak Yasak Sevişmek ve Aynanın İçindekiler dizisinden Bıçağın Ucu yayımlandı. 1968'de Biket İlhan ile evlendi, 15 yıl evli kaldı. İstanbul'a dönüş 1973'te Bilgi Yayınevi'nin danışmanlığını üstlenerek Ankara'ya taşındı. Sırtlan Payı ve Yaraya Tuz Basmak'ı Ankara'da yazdı. 1981'e kadar Ankara'da kalan yazar Fena Halde Leman adlı romanını tamamladıktan sonra İstanbul'a yerleşti. İstanbul'da gazetecilik serüveni Milliyet (2 Mart 1982 - 15 Kasım 1987) ve Gelişim Yayınları ile devam etti. Bir süre Güneş gazetesinde yazan Attilâ İlhan, 1993-1996 yılları arasında Meydan gazetesinde yazmaya devam etti. 1996 yılından 2005 yılına kadar köşe yazılarını Cumhuriyet gazetesinde sürdürdü. 1970'lerde Türkiye'de televizyon yayınlarının başlaması ve geniş kitlelere ulaşmasıyla beraber Attilâ İlhan da senaryo yazmaya geri döndü. Sekiz Sütuna Manşet, Kartallar Yüksek Uçar ve Yarın Artık Bugündür halk tarafından beğeniyle izlenilen diziler oldu. İlk romanı Sokaktaki Adam yayımlandığında 10 roman yazmıştı. Bunlar hiç gün ışığına çıkmadı. Attilâ İlhan bunun sebebini bir söyleşide şöyle açıklıyor: "... birçok roman yazdım daha önceden. Ama neden yayınlamadım? Çok akıllıca bir sebebi vardı. Çünkü biliyorum ki yazarlar ilk romanlarında kendilerini anlatırlar. O da romancılık değildir. Günlük tutmaktır." (Düşün, Haziran 1996). Roman serüvenine başladığında döneminin diğer yazarları daha çok yerel ve kırsal olayları, kişileri işlerken Attilâ İlhan şehir insanını Türkiye'nin yakın dönem tarihini siyasal, ekonomik ve sosyal yanlarıyla ele alan bir yapı içerisinde işliyordu. Sadece İstanbul ve İzmir gibi Türkiye'nin büyük şehirlerini, işlediği dönemin yaşam tarzını, ekonomik ve sosyal sorunlarını kahramanlarının gözüyle yansıtmakla yetinmiyor; aynı zamanda, batı kültürünün Türkiye'ye ne şekilde yansıdığını, olumlu ve olumsuz etkilerini, çizdiği karakterlerle ve Avrupa'daki şehirlerle örtüşen bir yapı içerisinde inceleniyordu. Hazırlık ve arayış dönemi Romanda "hazırlık ve arayış dönemi" diye nitelendirilebilecek dönemde, yayımladığı Sokaktaki Adam ve Zenciler Birbirine Benzemez'de yazarın Paris'te yaşadığı yıllara ait deneyimlerinin ve gözlemlerinin karakterlere yansıdığı görülür. Yazıldığı yıllarda Türkiye'deki Batılılaşma uğruna toplumdan kopan kişilerin bocalamaları Sokaktaki Adam'da ele alınırken, Zenciler Birbirine Benzemez'de Avrupa'da komünist ve antikomünist mültecilerle karşılaşan, hayal kırıklığına uğramış bir devrimci anlatılır. Her bölümün farklı bir karakterin ağzından aktarıldığı Sokaktaki Adam, Attilâ İlhan'ın edebiyatımıza getirdiği yeni bir söylem olarak alınabilir. Daha sonraki romanlarında da görüleceği gibi, diyalektik bir yaklaşımla işlenen olaylarda kahramanlar güçlü ve zayıf yanlarıyla okura ulaşır; birbirlerini suçlamaz ve okuyucuda ön yargı oluşturmazlar. Attilâ İlhan, Zenciler Birbirine Benzemez için şunları söylemiştir: "Kitap 'soğuk savaş'ın en belalı döneminde yazıldı, yayınlandı. Çok ikircikli bir sorunu tartışıyordum. Romanın kahramanı, İstanbul'daki ve Paris'teki 'solcu' çevrelerle düşüp kalkıyor, bunlarla ilişkilerini ve tartışmalarını anlatıyordu, her şeyi olduğu gibi yazmak, romanın yayımlanmasından vazgeçmekle eşitti. Bu bakımdan, içeriğine hafif flu bir hava verdim." Romanın dilinin farklılığını ise yazıldığı dönem içerisinde yoğun Fransızca çalışmasına bağlayan yazar, bazı cümleleri Fransızca düşünüp Türkçe yazmıştır. Olgunluk dönemi Yazarın "olgunluk dönemi" diye tanımlanabilecek edebiyat süreci Kurtlar Sofrası ile başlar. Sokaktaki Adam'da ne istediğini değil, ne istemediğini bilen biri anlatılırken; Zenciler Birbirine Benzemez'de Mehmed-Ali istedikleri ile istemedikleri arasında mütereddit bir karakteri yansıtmaktadır. Oysa Kurtlar Sofrası'nda Mahmud ne istediğini çok iyi bilen bir karakteri çizer. Bu üç romanıyla Attilâ İlhan Türk aydınına farklı açılardan bakar, fikirlerini diyalektik-materyalist bir sentez içinde derleyerek Türkiye için bir sentez önerir – ki sonradan yazdığı yedi kitaplık Aynanın İçindekiler serisi de bu zemine oturmaktadır. Bıçağın Ucu, Sırtlan Payı, Yaraya Tuz Basmak, Dersaadet'te Sabah Ezanları, O Karanlıkta Biz, Allah'ın Süngüleri: Reis Paşa ve Gazi Paşa bu seriyi oluşturan romanlardır. Her romanda yer alan karakterler, Türkiye'nin tarihinde köşe başlarını oluşturmuş dönemlere ayna tutan aydınlardır. Tarihi olaylar, politik ve sosyal dengelerle ele alınır. Birbirleriyle bağlantısı olan karakterlerden her biri bir romanda ön plana çıkar ve olaylar onun gözlemleriyle aktarılır. Bu serinin bütünü irdelendiğinde yine, yazarın Türk aydınına yakın tarihimize bir bakma şansı tanıdığını ve kendi toplumcu-gerçekçi bakış açısıyla önergeler sunduğu görülür. Ölümü Attilâ İlhan ilk kalp krizini 1985 yılında geçirdi. Bu tarihten sonra kardiyolojik sorunları devam eden İlhan'ın 2004'ten itibaren sağlık durumu daha da bozuldu. 10 Ekim 2005'te İstanbul'daki evinde geçirdiği ikinci kalp krizi sonucu hayata veda ettiğinde 80 yaşındaydı. Tiyatro ve sinema sanatçıları Çolpan İlhan'ın ağabeyi ve Kerem Alışık'ın dayısıdır. 2003 Sertel Demokrasi Ödülü'ne layık görülmüştür. 1946 CHP Şiir Yarışması İkinciliği, 1974 Türk Dil Kurumu Şiir Ödülü Tutuklunun Günlüğü ile, 1974 Yunus Nadi Roman Armağanı Sırtlan Payı ile, vefatından sonra 2007 yılında kurulan Attilâ İlhan Bilim Sanat Kültür Vakfı çalışmalarına devam etmektedir. Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Attilâ_İlhan