Bütün Şiirleri 2

Sisler Bulvarı

Attila İlhan
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·160 syf.··
2020 65. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2020 02:03
Sade, yalın ve anlaşılır bir dille yazılmıştır. Şairin kendisine has imgelem dünyası anlatımına da yansımıştır. Özgün benzetmeler ve imgeler şiiri daha önemli kılmaktadır. Atilla İlhan'ın II. Yeni şiirine yakın bir anlatımı tercih ettiğini görürüz. Atilla İlhan bu kitabında yaşadığı çağın sisli bulanık insanlığı içine hapseden karanlık taraflarını zengin bir hayal dünyasıyla biz okurlarına sunuyor. Ayrıca Atilla İlhan şiirlerinde devamlı seyahat havası var. Zaten yolculuğa olan tutkusunu kitabın sonunda ''Meraklısına'' adlı bölümde belirtiyor.Hareketli bir üslup ve bir o kadarda mülayim gibi geliyor bana. Kütüphanede olmalı ve arada açılıp tekrar okunmalı Keyifli okumalar dilerim...
Edebiyat
Sisler BulvarıAttila İlhan · Bilgi Yayınevi · 19915,2bin okunma
şiir gibi yaşam... yaşam gibi şiir...
Puan vermedi·160 syf.··
2020 59. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 27 Nisan 2020 17:29
Kitabın sonunda yazar, meraklısı için şiirlerinin yazılış nedeni ve onda uyandırdığı duygu yoğunluğunu kaleme almış. Bu pek rastlanan bir şey değildir şiir kitaplarında ve yazar bunu her kitabı için yapmış sanırım. En azından benim okuduklarımda vardı. Aslında bir yönüyle bunun kaleme alınması okuyucu için de şiirin gizemli dünyasına girmeye, yani şiire şair gözüyle de bakmaya imkan oluşturuyor. Şiirle pek aram olmasa da seviyorum Attila İlhan kalemini. İlk kitabından sonra ikinci kitabını yayınlamasının çok uzun zaman aldığından bahseder. Dönemin şartlarına dem vurarak yayın için solcu kesimin nasıl sıkıntı çektiğinden de bahseder. Okuduğum bazı sağcı yazarlar da kendileri için aynı sıkıntıyı dile getirmişlerdir, bu da demek oluyor ki insan, beyninin içinde dönen fikrin yansımasını hayatında hep yaşıyor ve yaşayacak. Bulunduğu dönem için tehlike olduğu, belki de halkı kitlesel bir bilince yönelteceği ama en önemlisi kimsenin söylemeye cesaret edemediği çürümüşlüğü dile getirenlere her türlü sıkıntıyı reva görmek ve sonraki dönemlerde de edebiyatçı ödülleri verip, anma törenleri düzenlemek bizim huyumuzdur. Ne diyebilirim ki... "Şiiri yaşamaktan yayımlamaya vakit kalmıyordu" der bir yerde. Bana hayatımızın aslında bir edebiyat, bir şiir, bir tarih ve hatta bir polisiyeden oluşan harman olduğu izlenimi verdi. Yalan da değil, hayat hepsini içinde barındıran bir çorba misali. Sadece bizim neresinden baktığımıza bağlı ona yüklenen anlamlar. Güzel anlamlar yüklediğim güzel bir deneyimdi. Şiirseverler zaten mutlaka okuyacaktır ama benim gibi sevmeye çalışanlar için Attila İlhan okunmaya değer...
Şiir
Sisler BulvarıAttila İlhan · Bilgi Yayınevi · 19915,2bin okunma
7/10
·160 syf.··
2019 60. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 01 Ağustos 2019 14:16
Bilen Attila İlhan'ı ya yazar bilir şairliğini bilmez ya şair bilir yazarlığını bilmez.. Her sevdalının bir kaç şiirini ezbere bildiği adam. Atilla İlhan'ın hayal dünyasının genişliğini ve imge gücünü gösteren muazzam bir kitap.
Şiir
Sisler BulvarıAttila İlhan · Bilgi Yayınevi · 19915,2bin okunma
Sisler Bulvarı
Puan vermedi·160 syf.··
Beğendi
·
2019 48. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2019 12:41
"her gün geçtiğim için mi, yoksa boşluktaki duyguları yansıttığı için mi, yoksa herkes sözünü ettiği için mi, hep sisler bulvarı'nı okuyorum. beklenen gemiler. uzak limanların özlemi. düşlenen erişilemeyen sevgililer."  çocukluğun soğuk geceleri / Tezer Özlü İşte bu satırlara denk gelince sisler bulvarını okuma kararı aldım. Sisler bulvarı aslında Attilâ İlhan’ın baskı için gönderdiği nüshanın sadece yarısını kapsıyormuş. Yayımcı nüshayı kalın bulunca ikiye bölmüş kalan şiirleri de daha sonra "yağmur kaçağı" adıyla yayımlanmış. Kitabın içinde mırç, kaptan, şahane Serseri, eski deniz halkı, liman, tatyos'un kahrı, barakmuslu mezarlığı, emyal oteli, pia, sisler bulvarı ve daha bir çok şiir var. Kitabın sonunda şiirlerle ilgili küçük küçük açıklamalar eklemiş yazar bu ayrıca beni çok tatmin etti. Şiir seviyorsanız mutlaka yer vermelisiniz. Kitapla kalın efenim.
Sisler BulvarıAttila İlhan · Bilgi Yayınevi · 19915,2bin okunma
9/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2021 4. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2021 22:13
Bir kelimeden binbir duygu çıkaran Attila Ilhan. Yine binbir cesit çiçeğin tadını damagimizda bırakan şiirleriyle bulusturdu bu kitabında. Her bir satırında ayri bir anlam ve duygu barındıran sayfaları çevirirken insan ne oldum ben oluyor. Ağaca, çiçeğe, yola, bulvara, duvara,kadına, siire, denize ve akla gelebilecek her şeye yazabilen İlhan harikalar yarattigi bir baska kitabi. Ve en güzelide kitap sonunda siirlerin yazilislarinile ilgili verdigi notlar. Nerde, ne zaman, hangi duyguyla yazildigini anlatmasi ayri bir etki yaratıyor.
Şiir
Sisler BulvarıAttila İlhan · Bilgi Yayınevi · 19915,2bin okunma
Bir incelemeden ötesi..
9/10
·160 syf.·
2008 1. kitabı
1990’ların sonuydu. Ankara’da yerel bir kanalda gitar, perküsyon ve yan flütle müzik yapan bir tv programı vardı. Adı “Sisler Bulvarı” idi. Bu programı keşfettiğimde Ahmet Selim adındaki gitarist solo gitar ile yapıyordu yayını. Hatta ağzıyla ney ve klarnet sesi çıkararak süslüyordu yaptığı müziği. Sonradan ekibe katılan perküsyon (def) ve yan flütle çok daha güzel müzik yapmaya başlamışlardı. O zamanlar bi heves gitar çalmaya başlamışım ki nasıl özeniyorum Ahmet Selim’e. Gece geç saatte yayınlanmasına rağmen açıp her fırsatta izliyordum Sisler Bulvarı’nı. Şiir de seviyorum tabi. Attila İlhan’a hayranım. Hatta şiirler yazıp edebiyat öğretmenime okutuyorum. Attila İlhan gibi yazıyorsun diyor, şımarıyorum filan. Hoş dönem dönem özendiğim örnek aldığım şairler sürekli değişiyor. Çok aşık olduysam Cemal Süreya oluyorum, ideolojik havadaysam Necip Fazıl, protestsem Ahmed Arif, ince şiirler yazmak istiyorsam Nazım Hikmet, çılgınca fikirlerin ağına düşmüşsem Can Yücel, birilerini alaya alacaksam Özdemir Asaf... İşte öyle bir dönemde daha karakterimin eklemleri yerli yerine otururken okudum Bela Çiçeği’ni. Sonra Ankara Garında Doğu Ekspresini beklerken mırıldandım içimden: “Hiç kimse tanımıyordu kimdiler, gece garın saati belâ çiçeği...”
Sisler BulvarıAttila İlhan · Bilgi Yayınevi · 19915,2bin okunma
10/10
·160 syf.··
2025 38. kitabı
Attilâ İlhan, Sisler Bulvarı adlı kitabında bireyin imkânsız aşkını bir “ben sorunsalı” olarak ele alır. Şair, aşkı yalnızca duygusal bir tema olarak değil, aynı zamanda bireyin iç çatışmalarını, yalnızlığını ve toplumla kurduğu problemli ilişkiyi yansıtan bir alan olarak işler. Bu doğrultuda İlhan, dizelerini bağlamsal düzeyde düzyazısal bir formda kurgular; şiirlerinde aliterasyon, asonans ve iç ritim gibi ses tekrarlarından yararlanarak duygusal yoğunluğu artırır. Şiir dili ile anlam arasındaki bu denge, onun metinlerinde hem tematik hem de semantik bütünlüğü güçlendirir. “Yağmur sönecekti yanacaktı Sameland seferden dönecekti Duvardaki saat duracaktı Kalbim kendiliğinden duracaktı Ben hiç böylesini görmemiştim Vurdun kanıma girdin itirazım var” Bu dizelerde şair, aşkın imkânsızlığını yoğun bir içsel gerilimle aktarır. Zaman, mekân ve kalp imgeleri, bireyin duygusal yıkımını simgeler. “Vurdun kanıma girdin itirazım var” dizesi ise İlhan’ın tipik bir lirizmle tutku ve başkaldırıyı iç içe sunduğu noktadır. Herkese keyifli okumalar dilerim :))
Edebiyat
Sisler BulvarıAttila İlhan · Bilgi Yayınevi · 19915,2bin okunma
Puan vermedi·160 syf.··
Beğendi
·
2023 8. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 03 Şubat 2023 01:45
senelerce aynı, hâlâ aynı.. senin şiirlerinle içimde sıkıştırdığım isyanlarım ayaklanıyor, yakmak istiyorum istanbul'u, yakmak istiyorum paris'i ve dediğin gibi, "kendini hiç yerinde hissetmeyeceksin" evet dediğin gibi, aidiyetimi bulamadığım bu dünyayı yakmak istiyorum, çığlık çığlığa, sanki çığlığımla dünyayı yok edermişçesine parçalamak istiyorum avuçlarımda kalbimi.
Şiir
Sisler BulvarıAttila İlhan · Bilgi Yayınevi · 19915,2bin okunma
4/10
·160 syf.··
2021 103. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 17 Kasım 2021 11:29
Çok fazla sevemediğim bir şiir kitabı oldu. Attila İlhan’ın diğer kitaplarında olduğu gibi kitap sonunda şiirlerin yazılış öyküleri de vardı. Bana hitap etmedi ama belki siz seveceğiniz şiirler bulabilirsiniz. İyi okumalar...
Şiir
Sisler BulvarıAttila İlhan · Bilgi Yayınevi · 19915,2bin okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2023 47. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 01 Şubat 2023 11:55
Yüreğini ortaya koyan bir şair ve sözcüklerin gücünü görüyoruz. Yine her konu,olay da kendinizi bulabileceğiniz bir kitaptı. Herkese tavsiye ederim...
Sisler BulvarıAttila İlhan · Bilgi Yayınevi · 19915,2bin okunma

Yazar Hakkında

Attila İlhanYazar · 61 kitap
Attilâ İlhan (15 Haziran 1925 - 10 Ekim 2005), Türk şair, romancı, düşünür, deneme yazarı, gazeteci, senarist ve eleştirmen. Aydın çalışmalarıyla Türk edebiyat ve düşünce dünyasına önemli katkıları olmuştur. 15 Haziran 1925'te İzmir, Menemen'de doğdu. İlk ve orta eğitiminin büyük bir bölümünü İzmir ve babasının işi dolayısıyla gittikleri farklı bölgelerde tamamladı. İzmir Atatürk Lisesi'nin birinci sınıfındayken mektuplaştığı bir kıza yazdığı Nazım Hikmet şiirleriyle yakalanmasıyla 1941 Şubat'ında, 16 yaşındayken tutuklandı ve okuldan uzaklaştırıldı. Üç hafta gözaltında kaldı. İki ay hapiste yattı. Türkiye'nin hiçbir yerinde okuyamayacağına dair bir belge verilince, eğitim hayatına ara vermek zorunda kaldı. Danıştay kararıyla, 1944 yılında okuma hakkını tekrar kazandı ve İstanbul Işık Lisesi'ne yazıldı. Lise son sınıftayken amcasının kendisinden habersiz katıldığı CHP Şiir Armağanında Cebbaroğlu Mehemmed şiiriyle ikincilik ödülünü pek çok ünlü şairi geride bırakarak aldı. 1946'da mezun oldu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne kaydoldu. Üniversite hayatının başarılı geçen yıllarında Yığın ve Gün gibi dergilerde ilk şiirleri yayımlanmaya başladı. 1948'de ilk şiir kitabı Duvar'ı kendi imkânlarıyla yayımladı. Paris yılları 1948 yılında, üniversite ikinci sınıftayken Nâzım Hikmet'i kurtarma hareketine katılmak üzere ilk kez Paris'e gitti. Bu harekette faal olarak yer aldı. Fransız toplumu ve orada bulunduğu çevreye ilişkin gözlemleri daha sonraki eserlerinde yer alan birçok karakter ve olaya temel oluşturmuştur. Türkiye'ye geri dönüşünde başı sık sık polisle derde girdi. Sansaryan Han'daki sorgulamalar ölüm, tehlike, gerilim temalarının işlendiği eserlerinde önemli rol oynamıştır. Şair bu gerilim havasını ilk şiirlerinde olmasa da özellikle Bela Çiçeği gibi kitaplarında eski günlerini yâd ettiği ya da eleştirdiği şiirlerini yayımladı. Birkaç kez gözaltına alındı. Attilâ İlhan, "Kaptan" lakabının kendisine Paris yıllarında bir dönem sakal bırakması üzerine arkadaşları tarafından yakıştırıldığını belirtmiştir. Lakabın yayılmasında beş bölümden oluşan Kaptan şiiri etkili olmuştur. İstanbul-İzmir-Paris üçgeni 1951 yılında Gerçek gazetesinde bir yazısından dolayı soruşturmaya uğrayınca Paris'e tekrar gitti. Fransa'daki bu dönem, Attilâ İlhan'ın Fransızcayı ve Marksizmi öğrendiği yıllardır. 1950'li yılları İstanbul-İzmir-Paris üçgeni içerisinde geçiren Attilâ İlhan, bu dönemde ismini yavaş yavaş Türkiye çapında duyurmaya başladı. Yurda döndükten sonra, Hukuk Fakültesi'ne devam etti. Ancak son sınıfta gazeteciliğe başlamasıyla beraber öğrenimini yarıda bıraktı. Sinemayla olan ilişkisi, yine bu dönemde, 1953'te Vatan gazetesinde sinema eleştirileri yazmasıyla başlamıştır. Sanatta Çok Yönlülük 1957'de gittiği Erzincan'da askerliğini yaptıktan sonra İstanbul'a dönüş yapan Attilâ İlhan, sinema çalışmalarına ağırlık verdi. On beşe yakın senaryoya Ali Kaptanoğlu adıyla imza attı. Sinemada aradığını bulamayınca, 1960'ta Paris'e geri döndü. Sosyalizmin geldiği aşamaları ve televizyonculuğu incelediği bu dönem, babasının ölmesiyle birlikte yazarın İzmir dönemini başlattı. Sekiz yıl İzmir'de kaldığı dönemde, Demokrat İzmir gazetesinin başyazarlığını ve genel yayın yönetmenliğini yürüttü. Aynı yıllarda, şiir kitabı olarak Yasak Sevişmek ve Aynanın İçindekiler dizisinden Bıçağın Ucu yayımlandı. 1968'de Biket İlhan ile evlendi, 15 yıl evli kaldı. İstanbul'a dönüş 1973'te Bilgi Yayınevi'nin danışmanlığını üstlenerek Ankara'ya taşındı. Sırtlan Payı ve Yaraya Tuz Basmak'ı Ankara'da yazdı. 1981'e kadar Ankara'da kalan yazar Fena Halde Leman adlı romanını tamamladıktan sonra İstanbul'a yerleşti. İstanbul'da gazetecilik serüveni Milliyet (2 Mart 1982 - 15 Kasım 1987) ve Gelişim Yayınları ile devam etti. Bir süre Güneş gazetesinde yazan Attilâ İlhan, 1993-1996 yılları arasında Meydan gazetesinde yazmaya devam etti. 1996 yılından 2005 yılına kadar köşe yazılarını Cumhuriyet gazetesinde sürdürdü. 1970'lerde Türkiye'de televizyon yayınlarının başlaması ve geniş kitlelere ulaşmasıyla beraber Attilâ İlhan da senaryo yazmaya geri döndü. Sekiz Sütuna Manşet, Kartallar Yüksek Uçar ve Yarın Artık Bugündür halk tarafından beğeniyle izlenilen diziler oldu. İlk romanı Sokaktaki Adam yayımlandığında 10 roman yazmıştı. Bunlar hiç gün ışığına çıkmadı. Attilâ İlhan bunun sebebini bir söyleşide şöyle açıklıyor: "... birçok roman yazdım daha önceden. Ama neden yayınlamadım? Çok akıllıca bir sebebi vardı. Çünkü biliyorum ki yazarlar ilk romanlarında kendilerini anlatırlar. O da romancılık değildir. Günlük tutmaktır." (Düşün, Haziran 1996). Roman serüvenine başladığında döneminin diğer yazarları daha çok yerel ve kırsal olayları, kişileri işlerken Attilâ İlhan şehir insanını Türkiye'nin yakın dönem tarihini siyasal, ekonomik ve sosyal yanlarıyla ele alan bir yapı içerisinde işliyordu. Sadece İstanbul ve İzmir gibi Türkiye'nin büyük şehirlerini, işlediği dönemin yaşam tarzını, ekonomik ve sosyal sorunlarını kahramanlarının gözüyle yansıtmakla yetinmiyor; aynı zamanda, batı kültürünün Türkiye'ye ne şekilde yansıdığını, olumlu ve olumsuz etkilerini, çizdiği karakterlerle ve Avrupa'daki şehirlerle örtüşen bir yapı içerisinde inceleniyordu. Hazırlık ve arayış dönemi Romanda "hazırlık ve arayış dönemi" diye nitelendirilebilecek dönemde, yayımladığı Sokaktaki Adam ve Zenciler Birbirine Benzemez'de yazarın Paris'te yaşadığı yıllara ait deneyimlerinin ve gözlemlerinin karakterlere yansıdığı görülür. Yazıldığı yıllarda Türkiye'deki Batılılaşma uğruna toplumdan kopan kişilerin bocalamaları Sokaktaki Adam'da ele alınırken, Zenciler Birbirine Benzemez'de Avrupa'da komünist ve antikomünist mültecilerle karşılaşan, hayal kırıklığına uğramış bir devrimci anlatılır. Her bölümün farklı bir karakterin ağzından aktarıldığı Sokaktaki Adam, Attilâ İlhan'ın edebiyatımıza getirdiği yeni bir söylem olarak alınabilir. Daha sonraki romanlarında da görüleceği gibi, diyalektik bir yaklaşımla işlenen olaylarda kahramanlar güçlü ve zayıf yanlarıyla okura ulaşır; birbirlerini suçlamaz ve okuyucuda ön yargı oluşturmazlar. Attilâ İlhan, Zenciler Birbirine Benzemez için şunları söylemiştir: "Kitap 'soğuk savaş'ın en belalı döneminde yazıldı, yayınlandı. Çok ikircikli bir sorunu tartışıyordum. Romanın kahramanı, İstanbul'daki ve Paris'teki 'solcu' çevrelerle düşüp kalkıyor, bunlarla ilişkilerini ve tartışmalarını anlatıyordu, her şeyi olduğu gibi yazmak, romanın yayımlanmasından vazgeçmekle eşitti. Bu bakımdan, içeriğine hafif flu bir hava verdim." Romanın dilinin farklılığını ise yazıldığı dönem içerisinde yoğun Fransızca çalışmasına bağlayan yazar, bazı cümleleri Fransızca düşünüp Türkçe yazmıştır. Olgunluk dönemi Yazarın "olgunluk dönemi" diye tanımlanabilecek edebiyat süreci Kurtlar Sofrası ile başlar. Sokaktaki Adam'da ne istediğini değil, ne istemediğini bilen biri anlatılırken; Zenciler Birbirine Benzemez'de Mehmed-Ali istedikleri ile istemedikleri arasında mütereddit bir karakteri yansıtmaktadır. Oysa Kurtlar Sofrası'nda Mahmud ne istediğini çok iyi bilen bir karakteri çizer. Bu üç romanıyla Attilâ İlhan Türk aydınına farklı açılardan bakar, fikirlerini diyalektik-materyalist bir sentez içinde derleyerek Türkiye için bir sentez önerir – ki sonradan yazdığı yedi kitaplık Aynanın İçindekiler serisi de bu zemine oturmaktadır. Bıçağın Ucu, Sırtlan Payı, Yaraya Tuz Basmak, Dersaadet'te Sabah Ezanları, O Karanlıkta Biz, Allah'ın Süngüleri: Reis Paşa ve Gazi Paşa bu seriyi oluşturan romanlardır. Her romanda yer alan karakterler, Türkiye'nin tarihinde köşe başlarını oluşturmuş dönemlere ayna tutan aydınlardır. Tarihi olaylar, politik ve sosyal dengelerle ele alınır. Birbirleriyle bağlantısı olan karakterlerden her biri bir romanda ön plana çıkar ve olaylar onun gözlemleriyle aktarılır. Bu serinin bütünü irdelendiğinde yine, yazarın Türk aydınına yakın tarihimize bir bakma şansı tanıdığını ve kendi toplumcu-gerçekçi bakış açısıyla önergeler sunduğu görülür. Ölümü Attilâ İlhan ilk kalp krizini 1985 yılında geçirdi. Bu tarihten sonra kardiyolojik sorunları devam eden İlhan'ın 2004'ten itibaren sağlık durumu daha da bozuldu. 10 Ekim 2005'te İstanbul'daki evinde geçirdiği ikinci kalp krizi sonucu hayata veda ettiğinde 80 yaşındaydı. Tiyatro ve sinema sanatçıları Çolpan İlhan'ın ağabeyi ve Kerem Alışık'ın dayısıdır. 2003 Sertel Demokrasi Ödülü'ne layık görülmüştür. 1946 CHP Şiir Yarışması İkinciliği, 1974 Türk Dil Kurumu Şiir Ödülü Tutuklunun Günlüğü ile, 1974 Yunus Nadi Roman Armağanı Sırtlan Payı ile, vefatından sonra 2007 yılında kurulan Attilâ İlhan Bilim Sanat Kültür Vakfı çalışmalarına devam etmektedir. Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Attilâ_İlhan