Şimdi okudum bitti bu kitap da gerçekten okumuş oldum mu, siz(okuyanlar) gerçekten okumuş oldunuz mu?
Anlamak, anlamak, anlamak. Her kelimesini, her cümlesini kazımak aklıma. Unutmamak. Öğrenmek.
Tek bir sayfasına 30 dk verdiğim oldu. Neden? Çünkü yabancı kelime çokluğu, çünkü bilmediğim yazarlar topluluğu, çünkü eserler ve eserler, çünkü algılamak. Anlamak için okuduğum şeyi bilmem gerekiyordu. Bilmek, araştırmak. Giden saatler, asla boşa gitmedi ama. Öğrendim, öğrenmeye devam ediyorum. Okumadım Bu Ülke'yi, göz attım ve okumak için olgunlaşmayı, bilgi birikimimin artmasını bekleyeceğim.
.
Bir cümle not alacağım diyorum, sonrakinin hatrı kalıyor, önceki cümle olmasa anlamı sağlamıyor. Sonraki olmasa bütün olmuyor, ve sonraki, sonraki... Bir bakıyorum tüm sayfa yazılmış. Hepsini tekrar tekrar okuyor ve içim buruk bir sonraki sayfaya geçiyordum.
.
Bu Ülke, Cemil Meriç'in yazmak için dünyaya geldiği eser. Öğretmek için yaşamış, öğrenmek ve öğretmek. Hayatı kitaplarda bulmuş, kendini kitaplarda. Okuyun diyor, iyi güzel de neyi, nasıl? Okuyun diyor ama okuduğunuzu sorgulayın, düşünün, 'çok doğru söylemiş' deyip geçmeyin, neden doğru?
.
En sevdiğim özelliği Meriç'in bu oldu sanırım. Kitapta bir sürü yazar ve düşünürün sözlerine yer verilmiş, makalelerden alıntılar, ve şu var ki iyisiyle kötüsüyle eleştiriyor C. Meriç. "katılıyorum, çünkü...", "Doğru değil, çünkü... ". Açıklamları oldum olası sevmişimdir. :)
.
Peki kim bu Cemil Meriç? Onun dilinden yazayım. " Kimim ben? Hayatını, Türk irfanına adayan, münzevi ve mütecessis bir fikir işçisi."(Jurnal, 18.6.1974)
'Fikir işçisi' ne hoş bir tanım!
Kimdir Cemil Meriç? Oldu olası hep dış dünyadan soyutlanmış, hep kitaplara sığınmış, kitaplarda bulmuş kendini, diyor ya, "Kitap bir limandı benim için kitaplarda yaşadım."