Bundan önceki “romantik”
kuşaktan bir genç kız tanırdım. Adamın birine
birkaç yıl esrarlı bir aşk duyduktan sonra onunla
pekâlâ en tatlı bir biçimde evlenmek olanağı
varken nedense kendi kendine birtakım aşılmaz
engeller uydurarak sonunda, fırtınalı bir gecede,
kendini yüksek bir sahilden oldukça derin,
akıntılı bir ırmağa atıp boğulmuştu. Bunu yüzde
yüz kendine özgü bir kaprisle, sırf
Shakespeare’in Ophelia’sına benzemek için
yapmıştı. Hatta çok önceden beğenerek seçtiği
kayanın görünümü o kadar güzel olmasaydı da,
bunun yerine dümdüz, basit bir su kenarı
olsaydı, belki intihar gerçekleşmezdi…
Anlattığım olay gerçekten olmuştur