Belgesel niteliğinde okudum. Kadının karakteri olsun dünya görüşü olsun dine bakış açısı olsun o kadar hoşuma gitti
ki… kendimi okuyorum gibi hissettiğim kitaplardan biri oldu. Mutlaka öneriyorum, yeni bir ufuk açacaktır size.
Tanrı’yı isyankarlığım ve hüsranım için beni cezalandırmasın da her şeyi affeden bir sevgi ile beni ödüllendirsin diye sevmek zorunda olma yönündeki tuhaf inanç, çocuksu bağımlılığımızın ve güvensizliğimizin bir ifadesi ve tıpkı anne-babalarımız gibi, Tanrı’nın da bizim sevgimize ümitsizce muhtaç olduğu varsayımı haline gelir. Ancak bu tamamıyla tuhaf bir düşünce değil midir? Ahlakın dikte ettiği gerçek olmayan duygulara muhtaç daha üstün bir varlık, hüsrana uğramış ve yönünü şaşırmış ebeveynimizin sergilediği güvensizliği fazlasıyla andırır. Böylesi bir varlığa,ancak kendi ebeveynini hiç sorgulamamış ve onlara olan bağımlıluğı hakkında hiç düşünmemiş insanlar Tanrı diyebilir.
“normal insanlar” kitabını okuyanların beğenceği o kitap! diye bahsedilen kitap işte bu. güzel ve sevimli bir akış ancak beni normal insanlar kadar etkilemedi.