Yaşlanıp ölenler bir geçmiş yığınıdır. İnsan onları düşününce, oldukları şey gelir gözünün önüne. Seni düşününce olabileceğin şey geliyor. Sen bir olasılık yığını oldun, hep öyle kalacaksın.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Rousseau da benzer düşüncelere sahiptir: "Kadınlara ilişkin tüm eğitim erkeklere bağlı olmalıdır. Onların hoşuna gitmek, onlara fayda sağlamak, kendilerini onlara sevdirmek, onlardan saygı görmek, gençken onları büyütmek, büyüdüklerinde onlara bakmak, onlara öğüt vermek, teselli etmek, hayatlarını hoş ve sevimli kılmak...
İşte kadınların görevi her zaman bunlar olmuştur ve çocukluklarından beri onlara öğretilmesi gerekenler de bunlardır."
Kendi kendimeyken, hiç kimsenin söylemediği sözlere her türden zekice yorumu yapabilir, yerinde cevapları düşünebilirim ve onunla nüktedan bir sosyallik yaşayabilirim. Ama bütün bunlar canlı kanlı bir bedenle karşılaştığımda yok olur: aklımı kaybederim, daha fazla konuşamam ve yarım saatten sonra yorgun hissederim. İnsanlarla konuşmak uykumu getirir. Sadece ruhanî ve hayalî arkadaşlarım, sadece hayallerimdeki konuşmalar gerçektir ve somut olarak vardır.