Nisa Öztürk

Nisa Öztürk
@lavinianisa
Yalnızlığı en çok biriyle konuşma ihtiyacı duyduğunda aynalara derdini anlatanlar bilir. Bir de başka türlü bir yalnızlık vardır. Senin gibi olmayanların arasında kalırsın, seni anlamayanların arasında. O an seni anlayacak ve anlatacak tek şey kitaplardır
Doktor Ox’un Deneyi
Puan vermedi·96 syf.··
2025 4. kitabı
“Doktor Ox’un Deneyi” bana bilimin yalnızca ilerleme değil, aynı zamanda büyük bir kargaşa kaynağı olabileceğini hatırlattı. Quiquendone’un yavaşlığı, ağırbaşlılığı adeta bir huzur ilahisi gibiydi. Sonra Doktor Ox geldi; görünürde ışık getirmek için, ama aslında kasabanın damarlarına gizli bir telaş, öfke ve hırs enjekte etti. Bu kısa eser bana şunu düşündürdü: belki de en büyük huzur, hızın ve hırsın olmadığı yerde saklıdır; ama insanoğlu, kendi huzurunu bozacak yolu bulmakta her zaman ustadır. Bu değişimi okurken insan, kendi çağımızı düşünmeden edemiyor: bugün biz de aynı kasabanın sakinleri gibiyiz, farkında olmadan teknolojiyle, tüketimle ve “gelişme” adı altında dayatılan değişimlerle sürekli manipüle ediliyoruz. Verne’in mizahi ama keskin kalemi, aslında çok ciddi bir uyarı veriyor: Bilim ve ilerleme, etik sınırlarından koparsa yalnızca karanlık bir kargaşa doğurur. Bu yönüyle Doktor Ox’un Deneyi, günümüz toplumunun hız takıntısını, kontrol arzusunu ve başkasının elinde oyuncak haline gelişimizi yıllar öncesinden alaycı bir netlikle tarif ediyor. Kısacık hacmine rağmen, bu eser bana “acaba biz de çoktan kendi Doktor Ox’umuzu içeri buyur ettik mi?” sorusunu bıraktı.
Doktor Ox'un DeneyiJules Verne · İş Bankası Kültür Yayınları · 202123,7bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·68 syf.··
2018 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2018 17:09
Kitapta kadın kahraman sadece uzun bir mektubun yazarı olarak karşımıza çıkıyor. Kadının hayatı boyunca sevmiş olduğu erkek için kaleme aldığı bu mektubun "gönderen"inin adı verilmemiştir, yani kadının ismini hiçbir zaman öğrenemeyeceğiz. Kadın aşık olduğu adam R ile yaşadığı kısa beraberliklerde dahi aşık olduğunu hiçbir zaman söyleyemiyor. Söylediği taktirde, erkeğe paylaşılmamış bir derin duygudan ötürü sorumluluk yükleyebileceğinden korkuyor. Bu tek kişilik aşkın meyvesinden doğan yükümlülüğü de yine kimseye söylemeden kendi başına yükleniyor. Bu kadın karakterin duygularına asla karşılık aramadığını anlıyoruz yazdığı mektubunda. O'nu en çok yaralayan şey karşılık alamamak değil, defalarca kaderin onları bir araya getirmesine rağmen büyük aşkı tarafından her defasında tanınmamak oluyor. Mutlak aşk kavramının şimdiye kadar bilinmeyen kıyılarına bir yolculuk yapabilirsiniz. Keyifli okumalar! :)
Edebiyat
Bilinmeyen Bir Kadının MektubuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022266,3bin okunma
Puan vermedi·418 syf.··
2018 5. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 10 Şubat 2018 20:40
İlginç bir olay örgüsü ve günlük hayatta sık karşılaştığımız karakterleriyle insanı içine alan, uzun betimlemeleriyle yer yer bunaltan, fazla tesadüflerle insana hadi canım dedirtse de bir şekilde sırıtmamayı başaran bir kitap. Kitabın başlarında Zeliha'nın 19 yaşında olduğu dönemi anlatırken bir anda günümüze geçmesi ve bunun gibi birkaç olay örgüsü eksikliği olsa da çok fazla göze batmıyor. Babanın kim olduğunu düşünürken kitapta Mustafa'dan başka yaşayan erkek ismi geçmediğinden, ilerleyen bölümlerde yeni karakterlerle tanışma fikrini fazla benimsemiş olmalıyım çünkü Mustafa'nın Asya'nın babası olma düşüncesi gerçekten bir kurgusal roman için bile olsa düşüncelerimi tırmaladı. Bir abinin kardeşine tecavüz etmesi, Zeliha'nın ruh hali ve yaşadıkları gerçekten rahatsızlık içinde okunurken kim bilir nasıl bir rahatsızlık boyutu vermiştir yazana. Evde el bebek gül bebek yetiştirilip, dışarıdaki insanlardan da aynı ilgi ve alakayı göreceğini sanıp aslında hor görülen Mustafa'nın yaşadığı ezikliği açığa vuran Zeliha'nın bilmeden onun erkeklik gururuna dokunması ve Mustafa'nın da ataerkil bir toplumda yetişmenin verdiği gazla ve gözü dönmüşlükle ne kadar erkek olduğunu Zeliha'ya kanıtlaması alttan alta çok güzel işlenmiş. Empati kurulmasının fazlaca istendiği olay örgüleri mevcut kitapta. Ataerkil yapının bazen insanlar üzerinde ne derece iğrenç sonuçlara neden olduğunu suratımıza tokat gibi çarpmış Elif Şafak. Türk toplumunda erkek çocuğun yüceltilişi de eleştirel bir şekilde gösterilmek istenmiş. Bir de ince bir detay olarak her bölümün bir aşure malzemesiyle isimlendirilmesi, aşureyle romanın son bulması kitabin kapağındaki nar ve temsil ettikleri mükemmel düşünülmüş. Herkes okumalı ve ve kitap üstünde düşünüp öz eleştiri yapmalı. Keyifli okumalar! :)
Edebiyat
Baba ve PiçElif Şafak · Doğan Kitap · 202417,8bin okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2018 1. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2018 23:04
Eveeet nasıl başlamalıyım, nereden başlamalıyım yazmaya bilmiyorum. Tür itibari ile yoğun psikolojik incelemeler barındırmasından dolayı akıcı şekilde ilerlemiyor. Utanarak belirtmeliyim ki bazen cümlenin sonuna geldiğimde başını unuttuğumu fark ettiğim oluyordu. Bütün bir kitap boyunca Irene Wagner adında bir burjuvanın hayatına farklı heyecanlar katmak istemesine, bu cezbedici isteğin getirdiği yıkıcı etkilere ve kesinlikle ters köşe eden sona tanıklık ediyoruz. İsmine yakışır şekilde korkunun insan üzerindeki psikolojik etkileri etkileyici bir şekilde ele alınmış. Okurken empati kurabilen okuyucucalardan isenize bu korkunun negatif etiklerini üzerinizde hissedebileceğinizden eminim. Sona gelene kadar kafamda çokça senaryo kurup yıktım ama hakkını vermeliyim ki hiçbir son beni bu kadar şaşırtamazdı. Kitapta fazlasıyla güçlü betimlemeler yapılmış; baş karakterin duygu durumu, iç buhranları, yaşadığı gerilimler ve anlık kurtulmalarının verdiği rahatlamalar ince elenip sık dokunmuş bir bütünün en keyif verici ilmekleri çünkü sadece okumuyorsunuz, yaşıyorsunuz. Hayat üzerine çarpıcı çıkarımlarla sizi ikinci kez düşündürmeye itiyor. Sona gelmek gerekirse Stefan Zweig'in okuduğum üçüncü kitabı ve fark ettiğim ki baş karakterlerini hep burjuva olarak karşımıza çıkarıyor. Her kitap, bir karakterin burjuva hayatında eksikliğini tattığı duyguları derinlemesine bize aktaran bir seri niteliği taşıyor gibi. Keyifli okumalar!
Edebiyat
KorkuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Yayınları · 2022124,8bin okunma
7/10
·424 syf.··
Beğendi
·
2017 28. kitabı
·
59 günde okudu
·
Okunma: 17 Aralık 2017 15:33
İlk olarak şunu belirtmeliyim kitabın ilk yarısındaki detaylı anlatımlardan sonra ikinci yarıdaki hikayeyi toparlama kısmı çok aceleye gelmiş gibi, biraz eksik buldum. Felsefik, siyasal, varoluşsal eleştiriler ve farklı coğrafyalardan evrilen bakış açılarıyla, Elif Şafak'ın kitapta belirttiği üzere " değişime açık ve egoları zihnini kapatmamış insanlar " için yeni bir bakış açısı kazandırabilecek nitelikte olduğunu düşünüyorum. Zira benim için tam olarak böyle oldu. Ademoğulları ve Havvakızları'nın asırlardır aynı dünya hanesi içinde aynı dili konuşamadıklarını, sürtüşmelerini, savaşlarını düşünürsek isim seçimi ve konuya yaklaşımını başarılı buldum. Okurken bazen Şirin oldum, bazen Mona ama çoğu zaman Periye ait hissettim kendimi. Herkesten içsel birer parça serpiştirilmiş karakterlere, her okurla bağ kurulmak istenmişcesine. Kitabın sonuna kadar gizemini koruyan "skandal" kafamda daha farklı bir şekilde yer edinmişti. Sonlara doğru skandalın ne olduğunu öğrendiğimde biraz hayal kırıklığı yaşamadım değil doğrusu. Yine de akılda tonlarca soru işaretleriyle son buldu kitap. Mona-Şirin-Peri üçlüsünün aynı evde yaşama serüveni nasıl sonlandı? Peri okuldan ayrılma kararını nasıl verdi? Neden evine döndü? Babası ne tepki verdi? Ailesi intihar teşebbüsünü biliyor muydu? Türkiye'de mi eğitimine devam etti? Adnan ile hikayesi nasıl başladı? Kızıyla olan gerilimi bir noktaya vardı mı? Abileri ile olan ilişkileri ne durumda? Azur'a hala aşık mı? Bir sürü soru var cevabını bekleyen. Hikayenin tamamını anlatmaya kalksa bu kadar daha bir kitap olurdu muhtemelen. Keyifli okumalar!
Edebiyat
Havva'nın Üç KızıElif Şafak · Doğan Kitap · 201619bin okunma