Gülçin

Gülçin
@lavinniaa
Kendim kalmaya özen gösterdim.
13 kütüphaneci puanı
543 okur puanı
Temmuz 2018 tarihinde katıldı
9/10
·78 syf.··
Beğendi
·
2018 80. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 25 Ağustos 2018 23:48
Kitabı bitirdikten hemen sonra sıcağı sıcağına incelemeyi planlıyordum. Ne yazık ki evdeki hesap çarşıya uymadı. Kitabı incelemeden önce bir konuya değinmek istiyorum. Kitaba başlamadan önce, Beyaz Geceler'in ,yazarın diğer kitaplarına kıyasen beğenilmediğini,hayal kırıklığı olduğunu ve doyurucu olmadığı için okumanın zaman kaybı olduğunu söyleyen birçok insanla karşılaştım. Bu düşüncenin kaynağını çok merak ettim ve kitaba başlarken de beklentimi düşük tuttum. Kitabın ilk sayfasında İvan Turgenyev'in '...Yoksa o,bir anlığına da olsa,senin kalbine yakın, yakın olmak için mi yaratıldı?' sözüyle karşılaştım ve çok hoşuma gitti. Yazar kitabı dört geceye bölmüş ve bu dört geceyi 'Beyaz Geceler' başlığı altında toplamış. -Bunu söylemeden edemeyeceğim:Bir tane yayınevi sırf kitabın başlığından dolayı karlı bir resim koymuş kapağına... Bu konu hakkında konuşursam susamam diye burda noktalıyorum.- St. Petersburg'da yaşayan bir gencin kurduğu hayalleri,o hayallerle nasıl yaşadığını ve aşık olarak,adım adım,kendi kabuğundan çıkmasına tanık oluyoruz. Kitabın içeriğinden spoiler vermeyeyim diye pek bahsetmeyeceğim. Bu kitap hakkında neden olumsuz eleştri yapar ki bir insan? Sonuçta Dostoyevski... Yine de renkler ve zevkler tartışılmaz. Ben kitaptan çok etkilendim. Olayları tahmin etsem de sonu ,dördüncü gecenin sabahı, beni biraz sarstı. Kısa bir kitap. Şans verilmesi gereken bir kitap. İyi okumalar. -SPOILER- Ama sana kin bağlamak mı, Nastenka? Tertemiz, pırıl pırıl mutluluğuna gölge düşürmek mi? Acı sitemlerimle seni kederlendirip gizli azaplar vererek, en mutlu anlarında yüreğinin acıyla çarpmasını ister miyim? Gelin olduğun gün, onunla birlikte yürürken siyah saçlarını süslediğin narin çiçeklerden tekini bile soldurabilir miyim? Bunları ben mi yapacağım Nastenka?
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Oda Yayınları · 2017102bin okunma
Reklam
Puan vermedi·400 syf.··
2018 42. kitabı
Eroinle Dans,yazarın diğer kitaplarını okumama teşvik ettiği için yanımda çok farklı bir değere sahip. Lise 2'de,ergenliğimi uç noktalarda yaşadığım bir gün, kitabı ve başlığı çok dikkatimi çekmişti. O sıralar dersi dinlemeyip sadece kitap okuduğum için en fazla 2 günümü aldı bitirmek. Yazarın vermek istediği mesaj farklı olsa da ben kitabı bitirdikten sonra eroin kullanan insanlara merak salıp baya bir araştırmıştım.Etkisinden çıkabilmem ise 2-3 haftamı almıştı.Bu yüzden belli bir yaştan sonra okunmalı diye düşünüyorum. Yazarın eroini basit bir şeymiş gibi ele almasını pek onaylamadım.Yazar,bu kitabı yazdıktan sonra,sağlıklı düşünemeyen bir insanın kitabı okuyup sonrasında eroine özenmesini yadırgamamalı diye düşünüyorum. Onun dışında Eylül'ün 'Ben üstesinden gelirim,tadına bakmaktan bir zarar olmaz...' gibi tutumları çok sinir bozucuydu. Bunların dışında Dünya karakterini çok sevdim. 'Yalnız değil de yapayalnız olduğunu hissettiğin zamanlarda yaşadın mı hiç?Çevrende kimse yokken yalnızsındır.Yaşamanın ıssızlığında kimsesiz kalmaksa,bambaşka bir duygu.Yapayalnızlık budur işte.' 'Keşke ölebilsem,'diyor özlemle. 'Ama ölmek,yaşamaktan daha fazla cesaret istiyor...O gücü bir toplayabilsem.'
Eroinle DansCanan Tan · Altın Kitaplar · 201221,6bin okunma
9/10
·201 syf.··
2018 75. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 13 Ağustos 2018 15:17
Veronika Ölmek İstiyor kitabı sayesinde Paulo Coelho ile ikinci karşılaşmam.İki kitabın arasında uçurum kadar fark var.Sanki yazarları aynı değil. Konusuna kısaca değinecek olursam:Veronika her şeye sahip bir kız,ama yaşamın anlamını kavrayamadığı için mutlu değildir.Hayatın monotonluğundan sıkılmış ve buna son vermek için de intihara başvurmuştur. Pek çok olayda biz de bu durumla karşılaşıyoruz.Güzellikleri fark etmeden hatta kendimizi tanıyamadan 'Neden yaşıyoruz?' tarzı sorular yöneltebiliyoruz. Tüm bunların yanında Dr. Igor'un düşüncelerine,bakış açısına,tespitlerine ve felsefesine hayran kaldım. Farklı olamayan kişilerin kendilerine ayrı bir dünya kurarak delirdiğini düşünüyor. Yazar,ölüm bilincini yaşatarak yaşamın güzelliğini gömemizi sağlamış. Benim beklentimi pek karşılamadı,ama okunabilir bir kitap.Hayatı sorgulamamızı sağlıyor bir de içimizdeki deliyi fark etmemizi :) "İnsanlar ancak koşullar buna el verdiğinde delirme lüksüne sahiptirler"
Veronika Ölmek İstiyorPaulo Coelho · Can Yayınları · 2015102,3bin okunma
9/10
·192 syf.··
2018 72. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 07 Ağustos 2018 10:40
Yusuf Atılgan'ın okuduğum ilk kitabı. Kitap neredeyse 1-2 hafta elimde süründü. Konusundan kısaca bahsedecek olursak-herkes az çok biliyordur- C. adında bir karakterimiz var.Yusuf Atılgan karakterden C. olarak bahsediyor. C.'nin bir işi yok ve aylak.Bolca da parası var. Hayatın monotonluğundan sıkılmış ve sokaklarda gezerek farklı şeyler arıyor. Sürekli bir arayış içerisinde ... C.,oldukça zor ve ilginç bir karakter.Bir mekana sürekli gitmek,aynı şeyleri tekrarlamak kısaca bir şeylerin alışkanlık haline gelmesi onun prensiplerine karşı. Kitabın elimde sürünmesinin nedenlerinden biri de karakterin zor olmasıydı.Sayfa sayısı ne kadar az olursa olsun bir çırpıda okunmaması gereken bir kitap diye düşünüyorum.İnsanı düşünmeye sevk ediyor.Kitap oldukça doyurucu bir içeriğe sahip.Ama ben uzun bir süre Yusuf Atılgan okumayı düşünmüyorum. Yine de önerebileceğim bir kitap.Sindire sindire okuyun ve bolca düşünün. İyi okumalar...
Aylak AdamYusuf Atılgan · Can Yayınları · 201971bin okunma
9/10
·68 syf.··
2018 1. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 04 Şubat 2018 00:10
Okuduğum ilk Stefan Zweig kitabı... Kitaba başlamadan önce beklentilerim yüksekti ve bu beklentileri karşıladı. Yazarın en çok beğendiğim kitabı tartışmasız Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu oldu.Belki o anki ruh halime hitap ettiği için,belki de cümlelerinde,kaybettiğim,kendimi bulduğum için,bilemiyorum. -Sana beni asla tanımamış olan sana- Kitabın ilk sayfalarında kadının takıntılı hareketlerine anlam verememiştim .Hatta bu duruma sinir bile olmuştum.Ama sayfalar ilerledikçe haksızlık ettiğimi fark ettim.Bir süre sonra kendimi kadının yerine koymuş;her yaşadığı olay,her söylediği söz kanatlarımı kırmaya yetmişti.Kalbimi adeta paramparça etmişti. Kadın,aşkı o kadar güzel o kadar naif anlatıyor ki,taş kalpli bir insanın bile ruhuna dokunacağını düşünüyorum.Ve o duyguları 68 sayfaya sığdırabiliyor.Ben de o 68 sayfada incinebildiğim kadar inciniyorum. Bunların yanı sıra kadına sinir olduğum noktalar da oldu.Bence biraz daha özgüvenli olmalıydı; karşısına alıp yüz yüze konuşmayı deneyebilirdi mesela. Kitap hakkında söyleyebileceklerim bu kadar.Ölmeden önce şans verilmesi gereken kitaplardan bir tanesi. Tavsiye ederim,iyi okumalar.
Bilinmeyen Bir Kadının MektubuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022266,3bin okunma
Reklam