Arabalar geçmeye başlıyorlar sokaktan. Kamyonlar. Tırlar. Polis araçları. Minibüsler. İtfaiye arabası. Okul taşıtları. Servis arabaları.
Panzerler. Küçük arabalar. Büyük arabalar. Bir TOMA geçiyor.
Taksiler. Tanklar. Trenler. Hızla birbiri ardına geçiyorlar.
Her biri az önce bir kedi ezdiler. Sonra bir sincap. Sonra bir kirpi. Sonra köpek. Sonra ne olduğu anlaşılamayan şey. Sonra bir
gelincik. Geç. Bir tilki. Geç. Bir kaplumbağa. Geç. Bir tavuk. Geç. Bir kertenkele. Geç geç. Bir yılan. Geçiniz. Bir kunduz. Geçiniz.
Bir ceylan. Bir gelincik. Onu da geçiniz. Bir inek. Geç. Bir koyun. Geç. Bir devekuşu. Geç geç geç. Bir ejderha. Geç geç.
Bir Zümrüdüanka ezdiler.
Geçtiler.
Bir gergedan ezdiler.
Geçtiler.
Sokak sakinleşti.
Kambur kahveden içeri girdi.
Muhtar hep ganyancıda.
Bayram aşağı caddede çiçek satıyor.
Hiçbir şeyin değişmediği o eski sokağın asfaltında yamyassı bir gergedan ölüsü, öfkesi hala içinde, ebediyen yatıyor.