İnsana en yakın tür olan Vervet maymunlarında yapılan çalışmada, yavru maymunların yaşam alanlarına çeşitli oyuncaklar bırakılmıştı. Alana bırakılan oyuncaklar; erkek oyuncakları (kamyon vs.), kız oyuncakları (bebek vs.) ve nötr (boyama kitapları) oyuncaklar olmak üzere üç türdeydi. Daha sonra yaşam alanını sürekli gözetim altında tutarak maymunların hangi tip oyuncak ile ne kadar fazla vakit geçirdikleri hesaplanmıştı. Sonuçlar gerçekten inanılmazdı. Dişi yavru maymunlar, oyuncak bebek gibi kız oyuncakları ile daha çok vakit geçirirken erkek yavru maymunlar daha çok kamyon gibi erkek oyuncakları ile vakit geçirmişlerdi. Boyama kitabı gibi herhangi bir cinsiyete yönelik olmayan nötr oyuncaklarla oynarken benzer sürede vakit harcamışlardı.
Özetle cinsiyetler arasında görülen oyuncak tercihlerinin kültür ve yetiştirme ile doğrudan ilgisi yok gibi gözükmektedir. Zira maymunların insanların kullandığı anlamda bir kültüre sahip olmadığından yola çıkarak bu yorumu yapabiliriz.
Bu konuda yapılmış olan onlarca araştırmanın sonucunda genel olarak baktığımızda uzamsal algılama yani cisimleri üç boyutlu olarak düşünme ve modelleme konusunda erkek beyin dişi beyne göre daha avantajlı olduğunu söyleyebiliriz. Aslında erkeklerin cisimleri üç boyutlu düşünürken ve bunları birbirine monte ederken aldığı zevki günlük hayatta birçok yerde görebilirsiniz.
Örneğin eğer bir inşaat alanının yakınlarından geçiyorsanız orada durup toprağı kazan inşaat araçlarını izleyen birkaç erkek kesinlikle görürsünüz. Ya da günümüzde sayıları hızlıca artan yapı malzemeleri satan mağazalardan alınan masa, dolap, kitaplık gibi eşyaları kendisinin kurabileceğine inanan ve bunu başaran birçok erkeği de unutmamak lazım. Bu üç boyutlu düşünebilme yeteneğinin verdiği güven sayesinde erkek, bozulan her şeyi tamir edebileceğine inanır. Aslında bu meseleyi erkek çocuklarında da gözlemleyebiliriz. Hepimiz erkek çocuklarının ne kadar hareketli oyunları tercih ettiğini biliriz. Sürekli oradan oraya koşarlar. Cisimleri hareket ettirmekten ve hareket eden cisimleri izlemekten de büyük keyif alırlar. Sonuç olarak beynin bu işleyiş yöntemi söz konusu mühendislik ve matematik olduğunda erkek beynine avantaj sağlamaktadır. Ama erkeklerin sahip oldukları bu avantaj nedeniyle sözü edilen alanlarda kadınlardan daha iyi oldukları anlamı çıkmamaktadır.
Kadınların enstrüman çalma konusunda oldukça önemli iki avantajı bulunmaktadır. Bunların ilki, dişi beyin işitme ve ses analizi konusunda erkek beynine göre çok daha yetenekli olmasıdır. Bir diğeri de kadınların ince motor hareket dediğimiz hassas el hareketleri konusunda oldukça avantajlı olmasıdır. Diğer taraftan dişi beynin bu tarz avantajları olmasına rağmen erkek beynin konuyla ilgili olarak sahip olduğu avantaj oldukça göz alıcıydı aslında. Söz konusu, bir parçayı çalmak olduğunda kadınlar bu konuda avantajlı olsa da söz konusu, beste yapmak olunca bu konuda erkeklerin daha yetenekli olduğu görülmektedir. Bu yeteneğin altında, üç boyutlu düşünebilme becerisinde sahip olduğu avantaj yatmaktadır. Bu avantaj sayesinde bazı kalıpların daha kolay algılanması ve üretilmesi erkek beyni açısından daha kolay olmaktadır. O nedenle şunu rahatlıkla söyleyebiliriz erkeklerin beste yapmak ve tüm üretim yeteneklerinin temelinde yatan “dişiyi etkileyebilmek” ihtiyacı vardır. Sonuç olarak erkek; şarkı üretmekte, kadınsa üretilen şarkının kalitesini anlamada oldukça başarılıdır.
Sağ yarıküre genel anlamda olayların ana fikrine odaklanırken sol yarıküre daha çok detaylar ile ilgilenir. Özetle sağ yarıküre genelci, sol yarıküre detaycıdır. Bu farktan dolayı sağ amigdala (duygusal hafıza) olayların genelinin hatırlanmasında rol alırken sol amigdala olayların detaylarını hatırlamakta görev almaktadır. Kadınlar sol amigdalayı daha baskın bir şekilde kullandıkları için duygusal anlamda etkili olan olayların detaylarını asla unutmazlar. Ama erkek sağ amigdalayı kullandığından olayın genelini hatırlayacak lakin detayları hatırlamada oldukça zorlanacaktır. Gördüğünüz üzere, erkekler sağ amigdalasını kullandığından olayın ancak genel fikrini hatırlayacaklardır. Yani “Evet evlendim, yanımda sürekli dolaşan beyaz bir parlaklık vardı ve hep gülümsüyorduk” şeklinde evlendiği güne dair hatırladıklarını sizinle paylaşacaktır. Ama gelin görün ki evlilik hangi gündü, üzerinden kaç yıl geçti gibi detayalar erkeklerin asla hatırlayamayacağı detaylardır. Bunun nedeni, yukarıda bilimsel bulgularını da paylaştığımız şekilde, erkeklerin sağ amigdalayı daha baskın olarak kullanmasından kaynaklanmaktadır.