"Yoksul ve çıplağım çünkü. İnsanlar denizinde küçücük bir damlayım. Kimin umurunda Lebedev? Herkes ezmeye çalışıyor onu, neredeyse tekmeleyerek kovalayacaklar."
Sayfa 255·Kitabı okuyor
İnsanlardan uzaklaşmış bir düşünür şöyle yakınıyor: “Dünyada giderek daha çok gürültü, sanayi, ama daha az huzur var artık..." Ülke ülke dolaşıp duran bir başka düşünür məğrur bir tavırla karşılık veriyor: "Olsun varsın, ama bu tekerlek gürültüsü aç insanlara buğday götürüyor ki bu da manevi huzurdan çok daha önemlidir," ve zafer kazanmış bir tavırla uzaklaşıyor yanından. Bendeniz, değersiz Lebedev, insanlara buğday taşıyan tekerleklere inanmıyorum! Çünkü bütün insanlığa buğday taşıyan bu tekerlekler ahlak yönünden noksanları olduğu için, insanlığın bir bölümünü soğukkanlılıkla uzaklaştırabilirler getirdikleri buğdayın hazzından. Olan da budur...
Sayfa 476·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Meraklılar iş başında bakalım bu sefer ne olacak diye
Lebedev masaya üç adım kala durdu.Ötekiler, söylediğimiz gibi arkadan yavaş yavaş giriyorlardı salona.Nastasya Filippovna nın hizmetçileri Katya ile Paşa koşup gelmiş kapının kalkık örtüsünün arkasından büyük bir şaşkınlık ve korku içinde neler olup bittiğine bakıyorlardı
Sayfa 151 - Türkiye iş Bankası kültür yayınları PDF okuyorum sayfa sayısı farklılık gösterir·Kitabı okuyor
Alıntı
Lebedev bazen istedikleri her şeyi yapabileceklerine yeminler edebilirdi; öte yandan bazen de ne olur ne olmaz diyerek , daha çok yasaların insanları yüreklendiren, rahatlatan maddelerini düşünmek ihtiyacını duyuyordu.
Sayfa 150 - Türkiye iş Bankası kültür yayınları PDF okuyorum sayfa sayısı farklılık gösterir·Kitabı okuyor
Alıntı
Bir milyon dört yüz bin ruble nakit paranın, şimdi de eldeki hazır yüz bin rublenin gerçekte de ne demek olduğunu bilir gibiydi.Ama bu arada şunu da belirtmek gerekir.Cokbilmiş Lebedev de dahil,güclerinin sınırları, nereye kadar uzandığı , neleri yapıp yapamayacakları konusunda hepsinin kafası biraz karışıktı.
Sayfa 150 - Türkiye iş Bankası kültür yayınları PDF okuyorum sayfa sayısı farklılık gösterir·Kitabı okuyor
Alıntı
Dostoyevski’de intikam ve kefaret birbirini izler
Dostoyevski'de müthiş derinlikler buluyorum, ama sadece insan ruhunun tek tek belirli noktalarında. Yine de müthiş yaratıcı bir yazar. Her şeyden önce, tasvir ettiği dünya, gerçekten onun için yaratılmış sanki. Tekrar tekrar karşımıza çıkan bütün o soytarılar, Lebedev'ler, Karamazoflar, İvolgin'ler, Segrev'ler, bütün o inanılmaz resmi geçit, Rembrandt'ın Gece Nöbeti'ndeki insanlardan daha olağanüstüdür. Bununla birlikte, belki de olağanüstü görünmeleri,Rembrandt'ta olduğu gibi, ışık ve kostüm sayesindedir, belki de aslında olağandırlar. Ne olursa olsun hem son derece gerçek, hem de derin ve benzersizdirler, tamamen Dostoyevski'ye özgüdürler. Bu soytarıların, tıpkı Yunan komedyalarındaki bazı kişiler gibi, adeta artık geçerli olmayan bir işlevleri vardır,buna rağmen, insan ruhunun ne kadar gerçek yönlerini ortaya koyarlar! Benim canımı sıkan, Dostoyevski'den tumturaklı bir şekilde söz edilmesi. Dostoyevski kahramanlarında izzetinefsin ve gururun oynadığı rol hiç dikkatinizi çekti mi? Sanki Dostoyevski'nin nazarında aşk ve çılgınca bir nefret, iyilik ve kalleşlik, çekingenlik ve küstahlık, aynı mizacın iki yönüdür; izzetinefis ve gurur, Aglaya'nın, Nastasya'nın, Mitya'nın sakalını çektiği yüzbaşının, Alyoşa'nın düşman-dostu Krasotkin'in, aslında oldukları gibi görünmelerini engeller. Ama bunun dışında birçok muhteşem özelliği daha vardır. Kitaplarının çok azını biliyorum.Yine de, zavallı deli kadını hamile bırakan baba Karamazofun işlediği suç, sonra annenin esrarengiz, hayvani, anlaşılmaz bir güdüyle, bilmeden kaderin intikamına âlet olup, anlaşılmaz biçimde annelik içgüdülerine ve belki tecavüzcüye karşı hınçla karışık, fiziksel bir minnete de boyun eğerek, doğumu yapmak üzere Karamazofun evine gidişi; ilkçağ sanatına yakışır, heykelsi sadelikte bir tema, İntikam'la
Dostoyevski
Reklam
Reklam