Tanımaya başlıyorum kendimi. Ben yokum.
Olmak istediğimle başkalarının gözündeki ben..
Arasındaki boşluğum ben.
Ya da o boşluğun yarısı , çünkü orada da hayat var..
Sonunda ben oyum işte.
Işığı söndür, kapıyı kapa, son ver koridorda
Terliklerini sürüklemeye.
Rahat bırakın beni odamda tek başıma..
Aşağılık bir yer bu dünya.
pessoa ' (1933)
Bugün oturdum ölümü düşündüm
Kirli, acı bir su gibi yürüdü içimde
Dokunduğum, gördüğüm her şeye sindi
Ürperdim, korktum ve biraz şaşırdım
Bugün oturdum ölümü düşündüm
Yağmur altında ya da karanlıkta
Bir başıma kalmış gibi.
Sevgilim böylesine alımlıyken
Güz kuşlarının güneye doğru akıp gideceği yol
İyice belirmişken gökyüzünde
Onarırken, sararken hayat
Çocukların incinmiş gülüşlerini
Artık her park yeri bir apartman inşaatı
Her sokak bir otomobil nehriyse de.
Bugün oturdum ölümü düşündüm
Soğuk camlara dayayarak yüzümü
Kuşağımın acısını, kefenlenen gençliğimizi
Yaşayan ya da artık yaşamayan dostları
Bugün oturdum ölümü düşündüm
Örterek yüreğime kara bir tülü.
Bugün oturdum ölümü düşündüm
Kapkara bir gece penceremi dalarken
Öleceğini bile bile karşı koymanın onurunu
Yiğitliğin, özverinin, sevginin
Arkadaşlarımın yüreklerinden çıkan özsuyunu.
Bugün oturdum ölümü düşündüm
Bir darağacında ya da yolda yürürken
Bugün oturdum ölümü düşündüm
Yirmi yaşında ve hayat bu kadar güzelken
- ahmet erhan
"Hele bir ışıklar sönsün,
Hele bir kapansın kapılar,
Sular durulsun,
Bıçak atacağım daha 12’den…
Kısa devre yapsın kalbim,
Ellerim inatla dökülsün cigaraya,
Dağlarda ay büyüsün,
Sular köpürsün,
Sen beni o zaman gör…
Hele küssün meydanlar,
Dehşetin oğlu gülsün,
Ağır bir köpek karanlığı,
Ve tüm mayınlar patlasın,
Sen beni o zaman gör…
Kaldırımlara yağmur dökülsün,
Dağılsın dişlerim de gülüşler,
Kaybettiklerim bir dönsün,
Sen beni o zaman gör…
Yalnızlık ne demek,
Kül olsun uykular,
Kuşlar silinsin gözlerimden,
Sen beni o zaman gör…
Saçlarımda kırılsın kar,
Baştan çizilsin uçurumlar,
Kırılsın camlar,
Sen beni o zaman gör…"
Ebuzer, susuzluğunu giderecek, saadet çeşmesini elde etme vaktinin yaklaşmakta olduğunu; hüma ve dilek kuşunun kendisine doğru kanat açtığını hissediyordu..