wah waldo

wah waldo
@lefebre_
kaldı bu silinmez düşünce suçu üzerimde..
üç frenk havası ( II. alum cantabile )
Ben ne büyük bir dalgınlıkla bakmış olmalıyım ki hayata görmedim orda çinko damlar ve plastik sürahilerin tanrısını yerime yadırgadım yerim olmadı zaten kendi mezarımdan başka çılgının biri sanılmaktan sakınmaya vaktim olmadı durmadan beyaz bir aygırla taşardım derin göllerden bir gebe kısrakla kaçardım derin ormanlara güneşin zekasıyla doymak isterdim kaba solgun kağıtlar sunardı şehrin insanı bana şehrin insanı, şehrin insanı, şehrin kaypak ilgilerin insanı, zarif ihanetlerin Ogün bugün, şehri dünyanın üstüne kapatıp bıraktım kapattım gümüş maşrapayla yaralanmış ağzımı ham elmalar yemekten göveren dudaklarım mırıldanmasın şehrin mutantan ve kibirli ağrısını. Azıcık gece alayım yanıma yalnız serçelerin uykusuna yetecek kadar gece böcekler için rutubet örümcekler için kuytu biraz da sabah sisi yabani güvercin kanatları renginde biz artık bunlar olarak gidiyoruz eylesin neyleyecekse şehrin insanı şehrin insanı, şehrin insanı, şehrin bozuk paraların insanı, sivicelerin
Şiir
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Gökyüzüne bakarken, kendi kendime bunu sordum: “Nasıl? “
“Sevgili Tanrım, “ dedim kendi kendime, “neler olduğunu anlayabilmem için bana yardım et. “
hiçbir yerde, hiçbir hekimin, hiçbir zaman diliminde, hiçbir ülkede, tarihin hiçbir döneminde herhangi bir hastalığı iyileştirmemiş olduğuna eminim. Herkesin şifacısı kendi içindedir..
“Savaşta ahlak yoktur, “ dediler. “Ama yamyamlar asla bir günde yiyebileceklerinden fazlasını öldürmezler.