TÜRKAN 'TEK VE TEK BAŞINA
Puan vermedi·344 syf.··
2026 9. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 18:26
SPOLİER İÇERİR! Türkan Saylan'ın değerli mektuplarıyla hayatına daha yakından bakmamıza vesile olan Yazar Ayşe Kulin'e teşekkür ederim. Türkan Saylan, kelimenin tam anlamıyla Cumhuriyet Kadını. İdealin, azmin ete kemiğe bürünmüş hali. Yaşamını idealine ve mesleğine adamış elleri öpülesi kadın.Çocukluğunun ilk yıllarından itibaren kafasına koyduğu doktorluk mesleğini ölüm anına kadar layıkıyla terine getirmiş bir Cumhuriyet Kadını. Kitabı okurken, hayatının her alanında azimli durulunu görebiliriz. Okurken evlenen; çğrencilik yükünün üzerine aile, eşlik ve annelik yükünü yükleyen, taşadığı hastalık yüzünden 13 ay boyunca yüzüstü yatan, eşinin tahsilini bırak evine çocuğuna bak dayatmalarına boyun eğmeyen, gencecik yaşında kanser illetini yenen güçlü kadın. Kitabı okuduktan sonra Türkan Saylan aklımda, güçlü, azimli, kararlı, başarılı, tuttuğunu koparan bir kadın olarak kalacak. Kelimenin tam manasıyla bir Türk Kadını. Kitap boyunca cesaretiyle ve inancıyla beni büyüledi; kimsenin yaklaşmaya cesaret edemediği cüzzamlı hastaları korkmadan, çekinmeden tedavi etmesi, tiksinmeden ya da geri durmadan sofralarına kadar oturması , kararlı tutumuyla Lepra Hastanesi'ni kurması ve sürdürmesi, şehir şehir ,mezra, taşra demeden yurdun dört bir yanıan gidip cüzzamlılara umut olması Türk Hekimi'ne yaraşır bir hareketti. Yaşamındaki tüm olumsuzluklara rağmen umuda tutunacak bir dal muhakkak bulması insanın içini ısıtıyor. Bu kadar umut dolu olması insanı bir yandan şaşırtırken diğer taraftan da güzel yarınlar için güdülüyor. Kardelenler Okula Projesi, cüzzamlı insanları hayata karıştırma çabası, kendini çalışmalarına ve bilime adaması ve arkasında gözaydınlığı evlatlar ve insanlar bırakması da Türkan Saylan'ın yarına olan inancını gösteriyor. Meyve
TürkanAyşe Kulin · Everest Yayınları · 20186bin okunma
hiçbir iyilik cezasız kalmaz
10/10
·344 syf.··
Beğendi
·
2026 61. kitabı
Türkan Saylan bu ülkenin, bu genç Türkiye Cumhuriyeti'nin şüphesiz en önemli kadınlarından biriydi. Şu an genç nesilin hiç görmediği toplumsal yara, cüzzam (lepra) hastalığının ülkeden silinmesini sağlamış bir kadın doktordu. Ülkenin her yerinde cüzzamla mücadele için çok çalıştı. Kız çocukların okumasını istemeyen, onları hor görenlere savaş açtı, çocukları okuttu, burs verdi, sahip çıktı. Cehaleti yenmek için uğraştı. Ama Türkan Saylan da insandı. İki kez vereme yakalanmasına rağmen fakülteyi bitirdi, ihtisas yaptı. Evlendi, boşandı, çocuk yetiştirdi, burs aldı, yurt dışına gitti, geldi, doçent, profesör oldu, kanser oldu. Bunlar insanların başına gelir. Onun gücü, bir terör örgütünün devleti kandırıp ele geçirmeye çalıştığı dönemde bile onlara karşı durmasıydı. Ülkenin o karanlık günlerindeki bu kumpas, sonradan anlaşılsa da ne yazık ki bir özür bile dilenmeden göçtü bu dünyadan. Ayşe Kulin, o güzel üslubuyla Türkan hocanın hayatını daha duygusal taraftan, kadın olmanın zorluklarını ön plana çıkararak anlatıyor. Herkesin, özellikle tüm kadınların okuyup ders çıkarması gereken muhteşem bir biyografi.
TürkanAyşe Kulin · Everest Yayınları · 20186bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
8/10
·546 syf.··
2026 4. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 04 Şubat 2026 14:34
Çocukluğundan, ilk gençliğinden itibaren “İnsanlara nasıl yardım edebilirim? Yaşama nasıl güzellik ve katkı sağlayabilirim?” çabasıyla geçmiş, takdir edilesi bir ömür okudum. Cüzzam ( Lepra) hastalığıyla savaşından, Çağdaş, uygar bir ülke için savaşına, kız çocuklarının okuması ile inşa edilecek aydınlık bir Türkiye inancına, tertemiz kalbi ve keskin zekasıyla bir Rönesans kadınının hayat hikayesi bence bu kitap.  Çocukluğundan itibaren hümanist, insan sevgisi ile dolu, hayata güzellik katmaya çalışan, mücadeleci, asla pes etmeyen, hayatın en kötü yanlarına bile sevgiyle yaklaşan, kimseyi ırkıyla, milleti ile, dini ile ayırmadan kucaklayabilen, çok zeki, kendisine, çevresine, ülkesine ve hatta dünyaya daima iyilik, güzellik katmak için, geliştirmek için çabalayan, tam anlamıyla gerçek bir hümanistin hayat hikayesi bu kitap. Böylesine yaşama güzellik katmak için ömrünü feda etmiş, yaşamı boyunca çabalayıp durmuş böyle güzel bir insana devlet, halk, bütün insanlık yardım etmeli öyle değil mi? Ama etmemiş işte… çok çekti Türkan hoca… mücadele ederken, tükettiler onu… Türkan Saylan‘ın kendi cümleleri ile yaşamı, bu ülke ve dünya hakkındaki fikirleri, umutları, düşlerini bu kitapta bulacaksınız. Yaşadığı tüm sıkıntılara rağmen bulutlu, karanlık havanın dağılıp, güneşin doğacağına umutla, tüm kalbiyle inanan ve buna ömrünü adayan bir kadının hikayesini okuyacaksınız. Ayşe Kulin’in Türkan Türkan kitabını da çok beğenmiştim. Bu kitap ta gerek içinden çıkarılacak dersler, gerek karşınızda Türkan Saylan’ın sizinle sohbet ediyormuşçasına süren akıcılığı ile çok keyifli, rahat okunan bir kitap olmuş. Tavsiye ederim.
Güneş Umuttan Şimdi DoğarMehmet Zaman Saçlıoğlu · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202192 okunma
"Bakın size, bir Kadın !"
10/10
·244 syf.··
Beğendi
·
2025 26. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 07 Aralık 2025 00:13
Düşünüyorum.. O dönemde bir kadın olarak böyle bir işe kalkışmak. Ben yapamazdım şahsen. Coğrafya zorluklarını göze alıp da sırf sadece kalbindeki o duyguya güvenerek yola çıkmak... Dini ne olursa olsun ben yürekteki merhamete sıkı sıkıya bağlı bir insanım başka hiç bir kriter insanı tanımlamıyor gözümde zerrece. Kate Marsden’in On Sledge and Horseback to Outcast Siberian Lepers kitabı aslında bir yolculuk hikâyesi. Ama sıradan bir yolculuk değil; 1890’larda bir kadının tek başına Sibirya’nın uçsuz bucaksız topraklarına çıkıp lepra (cüzzam yani) hastalarını görmek, onlara yardım etmek için yaptığı inanılmaz bir macera. Ah Kate.. Kervan yolda düzülür yapmış o dönemde. Ama bu mücadelesine Kraliçeden ve Prensten maddi ve ona inananlardan da manevi desteğini almış şekilde devam edebildi kolayca. Sonuç ne biliyor musun onlar için hastane kurduruyor. Onun gücünü hafife almamak lazım okurken... Marsden, İngiltere’den yola çıkıyor, önce trenle, sonra kızakla, en sonunda da at sırtında ilerliyor. Lepra hastaları toplumdan dışlanmış, kimse yanlarına yaklaşmak istemiyor. Marsden ise tam tersine onların yanına gidiyor, konuşuyor, gözlemliyor. Bu açıdan kitap sadece bir seyahatname değil, aynı zamanda bir insanlık dersi gibi. Tabii ki metin biraz eski bir İngilizceyle yazılmış, yani günümüz okuyucusu için ağır gelebilir. Ama Marsden’in samimiyeti, yaşadığı zorlukları içtenlikle aktarması, kitabı canlı tutuyor. Kısacası, bu kitap hem tarihsel bir belge hem de insan hikâyelerinin gücünü hatırlatan bir anlatı. Eğer hemşirelik tarihi, kadınların öncü rolleri ya da insani yardım hikâyeleri ilgini çekiyorsa, Marsden’in yolculuğu sana çok şey düşündürür. Çevirdiğim için de kendimle ayrıca gurur duyuyorum. Tavsiye ediyor muyum evvvet. Kitaplarla ve Kedilerle kalın sevgili
Tarih-Araştırma
On Sledge And Horseback To The Outcast Siberian LepersKate Marsden · Cassell Publishing Company · 18921 okunma
Beş Şehir Kitap Tahlili
9/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2025 23. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 16 Kasım 2025 09:47
Beş Şehir Ahmet Hamdi Tanpınar Tanpınar Beş Şehir adlı kitabında İstanbul'a madde ve mana olmak üzere iki yönden bakmıştır. MADDE: " Tarih, mimari,peyzaj, ticaret hayatı, yaşam,sanat, şehrin görünümü, İstanbul'dan insan manzaraları, semtlere bakış, eğlence hayatı v.b. " Tarih: Yazar, tarihi kullanarak İstanbul'daki değişimi, insanların değişimini hatta İstanbul ile başka şehirlerle arasında ilişki kurmada kullanmıştır. Örnek: " Birinci Dünya Harbi'nden sonraki Fransız nesrinde hemen on yıl önceki Paris'in hasreti belli başlı bir temadır. İstanbul böyle değişmedi, 1908 ile 1923 arasındaki on beş yıl o eski hüviyetinden tamamıyla çıktı. Meşrutiyet inkılâbı, üç büyük muharebe, birbiri üstüne bir yığın küçük, büyük yangın, malî buhranlar, imparatorluğun tasfiyesi, yüzyıldır eşiğinde başımızı kaşıyarak durdurduğumuz bir medeniyeti nihayet 1923'de olduğu gibi kabullenmemiz onun eski hüviyetini tamamıyla giderdi. " Mimari: İstanbul'un eski halini ve şimdiki halini karşılaştırırken eski mimari ile yeni mimari hakkında bilgi vermektedir. Mimarinin yanında kullanılan eşyalardan da bahsetmiştir. Örnek: " İstanbul'un asıl iç manzarasını şehnişinleri, cumba ve çıkmalarıyla, saçak ve sayvanlarıyla, bir kadife gibi yumuşak çizgileri ve süsleriyle çok renkli olan bu sivil mimari yapardı. " Örnek: " Çocukluğunda, İstanbul'un hemen her evinde, saat başlarında, ' Entarisi ala benziyor' u, yahut ' Üsküdar 'dan geçer iken' çalan masa saatleri vardı." İstanbul'dan İnsan Manzaraları: Yazar, İstanbul'daki sokaklarda insanların yaşamını incelemiştir. Örnek: " Satıcı sesleri bunlardan biriydi. Eski İstanbul mahallelerinde bu sesler bütün bir günü baştanbaşa idare eder, saatlerin rengini verirdi." Eğlence Hayatı: Eski İstanbul ile yaşadığı İstanbul'un eğlence anlayışını karşılaştırmıştır. Örnek: " Şehirde yeni
Beş ŞehirAhmet Hamdi Tanpınar · Dergâh Yayınları · 202414,2bin okunma
7/10
·546 syf.··
Beğendi
·
2025 6. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2025 00:08
Söz konusu Türkan Saylan olunca fazla söze gerek kalmıyor sanırım. Cüzzam/Lepra konusundaki çalışmaları dünyaya ulaşsa da, kattığı değerler yalnızca tıp alanında değil. Sokak çocuklarına destek, eğitime hizmet derken kendisini ülkesine adamış müthiş bir kadın var karşımızda. Ben, 2. kez hayatını okudum. Eğer siz hiç okumadıysanız bu muhteşem kadının yaşamına mutlaka bir bakın derim.
1000Kitap
Güneş Umuttan Şimdi DoğarMehmet Zaman Saçlıoğlu · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202192 okunma