Hekimlik mesleğini seçen insanların özveriden kaçınmaların ne büyük yazık!
Dünyada binlerce meslek ve iş dalı vardı. Fedakarlık etmekten gocunanların, bu meslekten uzak durmaları gerektiğini düşünmüşümdür hep. Çünkü hekimlik, acılara eğilmektir, acıları dinlemektir, acıları dindirmektir. Sonsuz özveri ister. Lepra hastanesine başhekim tayin edildiğimde, ne başhekimliğimden ne de diğer ek görevlerimden bir kuruş para almadım. Para almıyorum diye görevden çekileydim, kim bilir kaç hasta bakımsız, sahipsiz kalırdı. Bir hekimin en büyük ödülünün manevi getiriler olduğuna inanırım. Para kazanmak, zengin olmak istemek çok güzel bir duygu ama bunu isteyenler ticaret yapmalı.
Bir başka büyük yazık da zamanı ve emeği doğru değerlendirerek kullanamamaktı. Oysa zaman ve emek doğru kullanılabilirse ne çok iş yapılabilirdi.
Hekimlik mesleğini seçen insanların özveriden kaçınmaları ne büyük bir yazıktı.
Dünyada binlerce meslek ve iş dalı vardır. Fedakarlık etmekten gocunanların, bu meslekten uzak durmalarını gerektiğini düşünmüşümdür hep. Çünkü hekimlik, acılara eğilmektir, acıları dinlemektir, acıları dindirmektir. Sonsuz özveri ister. Lepra hastanesi’ne Başekim tayin edildiğimde, bakanlık bana ancak Tek bir ay için ödeme yapabilmişti. Sonra, bu paranın verilemeyeceği anlaşıldığı ve ödeme kesildi. Ne Başhekimliğimden ne de diğer ek görevlerimden bir kuruş para almadım. Para alamıyorum diye görevden çekildiydim, kim bilir kaç hasta bakımsız, sahipsiz kalırdı. Bir hekimin en büyük Ödülü’nün manevi getiriler olduğuna inanırım. Para kazanmak, zengin olmak istemek çok güzel bir duygu ama bunu isteyenler, ticaret yapmalı.
Hastane hekimliğini bir sanat olarak gören ve bu doğrultuda bir sanatçı gibi hastalarının hayatına da şekil veren Türkan Saylan sayesinde Lepra Hastanesi sadece bir hastane olmaktan çıkıp bir yaşam merkezine dönüşür.
(...) Bakırköy'deki Lepra Servisi'ne gitmek için yola çıkarlar. Türkan Saylan'ın giderken yanında mutfak tüpü de taşıması Ayşe Yüksel'i bir kere daha şaşırtır. Profesör Doktor Türkan Saylan, servis biraz ıssız bir yerde olduğundan tüpçü oraya girmediği için hastalar çay içebilsin diye servise tüp taşıyordur. O, hastalarının çay içmesini bile düşünen bir hekimdir.
Henüz öğrenciyken dikkatini çeken cüzzam hastalığı ve cüzzamlıların yaşam koşulları konusu 1970'li yılların sonundan itibaren Saylan için bir bilimsel araştırma ve faaliyet alanı haline geldi. Türkiye'yi köy köy gezerek cüzzamlı hastalara erişti, onları tedavi etti. Cüz zamla Savaş Derneği'ni ve sonra hastane haline gelen Lepra Araştırma Merkezi'ni kurdu.
“Peygamberimiz (sav); “Sığır ve dana eti devamlı yenilecek olursa: Ala-ca (vitiligo), sedef (psoriazis), cüzzam (lepra), fil hastalığı ve daha birçok hastalığa sebep olur” buyurmuştur.”