Irmak

10/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2024 39. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2024 15:13
"Senin hikayeni anlatmaya bir kadının hikayesini anlatma niyetiyle başlamıştım ama şimdi farkına varıyorum ki senin hikayen, kendi yaşamının ve babamla birlikte yaşamının seni mecbur bıraktığı varolmayışa karşı, bir kadın olma hakkını elde edebilmek için mücadele veren bir varlığın hikayesiymiş." Édouard Louis bu kez kendisi olabilmek için kırk beş yaşından sonra istediği gibi yaşamayı seçen, bu yolda değişen, dönüşen, kendini fetheden bir kadının, annesinin hikayesi ile buluşuyor okurlarıyla Bir Kadının Kavgaları ve Dönüşümleri'nde. Düşlerinin hiçbirini gerçekleştiremeyen, erken yaşta anne olan, mutsuz, sürekli etrafındaki insanlar tarafından aşağılanan, kendisini erkek tahakkümü altında yaşamak zorunda hisseden, çaresizliği kabul etmiş bir kadındır Monique. Taa ki kendisine dayatılan bu hayatı yaşamaktan vazgeçip isyan edene, kendi yolunu çizmeye karar verene kadar. Başka kadınlar hayatı, özgürlüğü, kendini tanımayı tecrübe ederken, o eril şiddete maruz kalır. Bu şiddetin hem en yakın tanığı hem de parçası olan yazarımız sonrasında ise annesinin bir kadın olma hakkını elde edebilmek için verdiği mücadelenin en büyük destekçisi olur. Monique Fransa kırsalında yaşayan bir kadın ve dünyanın pek çok yerinde adı ne olursa olsun aynı kaderi paylaşan kadınlardan sadece biri. Onun farkı bu cesareti gösterebilmiş olması. Aslında Monique'in hikayesi birazda istersek yapabileceğimizin hikayesi. Kadınlar ne zaman ki bu hayatı başkaları ne der ne ister ne düşür diye yaşamaktan vazgeçer işte o zaman değişecek belki bazı şeyler; sadece onlar için değil dünya için de... Keyifle okunsun...
Roman-Edebiyat
Bir Kadının Kavgaları ve DönüşümleriÉdouard Louis · Can Yayınları · 20242,928 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bu ölüm düşüncesi, bu haz, bu göklerden derin yaşama tutkusu, senden eserdir. Kaldıysa bir güzelliğim, bu 'aynalar pazarı' nda, gözlerinin değdiği yerlerimdir; sen gidip bir ölüye su versen de dilinle.
Sayfa 17
Umutsuz geleceğin düşüncesiyle çıldıran bir ben miydim?
Oysa sen ölü bakışlı, saydam bir hayaletten, külrengi bir cüzzamlıdan ,çoktan toza dönmüş bir siluetten, kimsenin yaklaşmadığı tutulmuş bit yerden başka bir şey değilsin.
Olasılık dışı karşılaşmaların umuduyla kendini zorluyorsun . Ama deri , bakır, ağaç senin için ışıldamaya başlamıyor ki, ışıklar yoğunluklarını senin için azaltmıyorlar ki ,sesler senin için duyulmaz hale gelmiyorlar ki.