lesyevilzan

lesyevilzan
@lesyevilzan
"Gözlerimi açar açmaz eski alışkanlık, düşünmeye başladım; bugünlük bir ümit var mı diye."
Philologist
Stanislaw Staszic State University of Applied Sciences in Piła, 1 Decembrie 1918 University of Alba Iulia
339 okur puanı
Kasım 2022 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
İçi Boş Zarf
3/10
·119 syf.·
2026 38. kitabı
"Bazen hiçbir şey çıkmaz zarftan" demişsin Haydar Ağabey, zarfın ellerimde gezindi durdu fakat yazdığın hiçbir cümle dolduramamıştı bu mektubu. Israrla tutunacak bir dal aradım ama onu bile çok görmüşsün bana, bizlere... Yine de bir inceleme yazma gereği duydum fakat yazacağım bu şeyin ne olduğuna dair hiçbir fikrim yok. Bir süredir inceleme yazmıyordum, -bunu paylaştığımda da hiçbir şey değişmeyecek- bir süredir mektup okumuyordum, -kitabı bitirince hiçbir şey değişmedi- bir süredir zarf açmıyordum -küçükken düğünlerde zarf açardım ve hep içi boş çıkardı, ellerim boş kalırdı, sanırım yine öyle oldu- ve keşke bu zarfı da açmasaydım... Olsun, sağlık olsun, canımız sağ olsun... Bu içi boş çıkan ilk zarf değil ve son da olmayacak... Bunun bilinciyle; canımız sağ olsun!
İnceleme
ZarfHaydar Ergülen · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20211,085 okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Kambur Gövdenin Dik Gölgesi
7/10
·88 syf.·
2025 78. kitabı
"Bu kitabı sevdim" diyerek samimi ve basit bir girizgah yapmayı uygun gördüm. Son derece samimi ve hayatın içinden cümleler eşlik etti bana, hoşsohbet bir dost ile güzel bir muhabbet ettik ve gidişini de yüzüme yerleşen bir tebessümle seyrettim. Şehriban Yaman'ın cesur ve kararlı adımı bu ama bu adımı atarken bir ruh karmaşası yaşıyor; ruhu son derece karışık, aklı ve kalbi arasında mekik dokuyor, sıklıkla gidip geliyor bu adımlar. Elimizden tutuyor ve bizi bu karmaşıklığa, keşmekeşliğe davet ediyor, atıyoruz biz de adımlarımızı o dünyanın tam merkezine, korkmadan! Sayfaları çevirirken bir şehrin meydanında oturmuş ve gelip geçen insanları seyrediyormuşum gibi hissettim; hızla geçip gidiyorlardı, bir sağa bir sola. Ben de öylece oturmuş, bu insan kalabalığını izliyordum. Derken gözlerim kararmaya, göz kapaklarım kapanmaya başladı, ağır ağır...
SâyeŞehriban Yaman · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 202317 okunma
Güzellikten Uzak...
2/10
·136 syf.·
2025 66. kitabı
Yedi güzel adam... Kitap son buldu fakat 'güzel' veya güzele dair bir şey bulamadan son buldu. Eminim ki 7 adamın hepsi de güzel adamlardır -Allah rahmet eylesin hepsine- fakat ben bir güzellik sezemedim. Saygımdan ötürü kitabı yarım bırakmadım ve sonunu getirdim, sadece sonunu getirdim. Buradan şunu anlıyoruz ki; biz edebiyattan da anlamıyoruz, özellikle şiirden hiç anlamıyoruz. Bir şekilde şairin biri zamanında ya ideolojisi ile ya da birilerinin desteği ile temayüz ediyor, bir yerlere geliyor ve biz de ona gereğinden fazla değer biçiyor, onu göklere çıkartıyoruz. Yeri geliyor -burada olduğu gibi- okuduğumuzu hiç anlamıyoruz ama hemen hatayı kendimizde buluyor ve şöyle düşünüyoruz: "Bir şey anlamadıysam sorun bendedir, adam çok derin yazıyor yahu!" Külliyen yalan! Ne de güzel kandırıyoruz kendimizi ve sürü psikolojisine dahil oluyoruz. O şairi ve kitabını beğenmek zorundayız çünkü, çünkü insanların çoğu beğenmiş, anlamasa da beğenmiş hatta! Ama sorun insanlarda, zira şair çok 'kapalı' yazmış. Aysberg ters dönmüş, insanların gözü ve gönlü kapanmış, idraki sıfırlanmış ama şair döktürmüş! Ben ortada bir 'aysberg' falan göremiyorum. Sizin aysberginiz bana hitap etmiyor veya hayal görüyorsunuz. Çok daha kapalı, okunması güç şiirler okudum, çoğunu anlamamışımdır da fakat inanılmaz zevk aldım o şiirleri okurken ama bundan gram zevk almadım. Demek ki bu bir bahaneden ibaret. Hülasa, abartılmış bir şahsiyetten -şahsiyeti de beni ilgilendirmez- abartılmış bir kitap. İncelememe çalakalem yazdığım minik bir şiir ile son veriyorum, esen kalın! "Altından, elmastan ve cevherden Hülasa özden, özün kendisinden Bihaberdirler hepsinden O kişi ki elmastan bihaber Bakırı âlâ beller Önünü görmez hepten."
İnceleme
Yedi Güzel AdamCahit Zarifoğlu · Beyan Yayıncılık · 202321,7bin okunma
Diktim Gözlerimi En Aşağıya
2/10
·183 syf.·
2025 52. kitabı
Oradan oraya savruldum ve tutunacak bir dal bulamadım. Hiçlik.. Hiçbir şey hissetmedim, satırlar arasında kayboldum ve o satırları okurken zihnimde başka satırların karalandığını gördüm, başka şarkıların çaldığını, başka melodilere kulak verdiğimi... Tutunacak bir dal bulamayan diker gözlerini aşağılara, en aşağıya! Oradan oraya savruldum ve tutunacak bir dal bula... Tutunacak tek bir dal buldum sanırım ama yine de diktim gözlerimi en aşağıya! "Pek az zamanı kaldı bu zora koşulmuş bedenimin, Olduğum gibi ölmeliyim, olduğum gibi... Tüy, kan ve hiçbir salgıyı düşünmeden, Kesmeliyim soluğunu doğmuş olmanın! Nasıl da biçilmiş kaftan ölüm bu solgun yürek için."
Şiir
Daktiloya Çekilmiş Şiirler (1977-1987)Nilgün Marmara · Everest Yayınları · 20144,784 okunma
Dünya Derdinin Cümlesine Yer Var Burada...
8/10
·292 syf.·
2025 13. kitabı
"Bir karakter abidesi olan Abdurrahim Karakoç; hem başı dik dağın hem de boynu bükük menekşenin halet-i ruhiyesiyle temayüz etmiş "Kıble" yürekli, "Hilal" bakışlı, "Gül" gönüllü bir güzel insan; Allah (cc)'tan başka hiçbir şeyden korkmayan bir serdengeçti ve "Dünyayı dünyada boşayıp giden" bir muttaki, bir mü'mindir..." Giriş kısmındaki şu sözler o kadar doğru ki... Abdurrahim Karakoç "hem başı dik dağın hem de boynu bükük menekşenin" hâlini ustalıkla işliyor şiirlerinde. Okurken kâh üzülüyor kâh sinirleniyor ve serkeş bir hâl alıyoruz Karakoç ile birlikte. Bu kadar duyguyu geçirebilmek şüphesiz ki büyük bir marifet... Karakoç o kadar nahif bir adam ki... Şiirlerindeki o saflık ve hassasiyet hemen seziliyor ama bununla da kalmıyor; o nahif, hassas adam bir anda gözlerimizin önünde bir deve dönüşüyor adeta. Onun diline düşmeyegörsünler, kılıç gibi keskin darbelerle nasibini alırlar oracıkta. Hiç şüphesiz korkusuz ve cesur bir kalemi olan, davasından asla vazgeçmeyen ve her şeyi bir çırpıda söyleyebilen bir adam bu... Halkın dertleriyle dertlenen, mazlumun yanında olan, zalimin karşısına dikilen yüce bir kalp bu... "Abdurrahim Karakoç'un şiirinde; Yunus'un sevgisin­den, Dadaloğlu'nun tavrından, Karacaoğlan'ın aşkından, Seyrani'nin tarzından, Emrah'ın söyleyişinden, Fuzuli'nin sesinden, Arif Nihat'ın nefesinden, Necip Fazıl'ın zeka­sından, Neyzen'in hicvinden, Akif'in ruhundan ve halk türkülerinin şuurundan renkler ve ışıltılar hissedilse de, Karakoç'un şiirlerinin bunların hepsinin dışında kaldığını, onun kendine has bir söyleyiş ve üsluba sahip olduğunu fark edersiniz..." Yukarıda da bahsedildiği gibi; herkesten ve her şeyden birer esinti bulabileceğimiz bir adam Karakoç ama kendi özgü bir tarzla. Hülasa, bu nahif, korkusuz ve asi adamı herkesin okuması gerek. Hiç şüphesiz
İnceleme
Vur EmriAbdurrahim Karakoç · Kadim Yayınları · 20201,106 okunma