10/10
·480 syf.··
Beğendi
·
2026 56. kitabı
Merhaba kitap dostlarım. Bugün sizlere okurken bana huzur veren, sıcacık atmosferiyle kalbime dokunan Elzem ile geldim. Bazı kitaplar büyük olaylarla değil, hissettirdiği duygularla unutulmaz olur. Elzem de benim için tam olarak öyleydi. Leyla'nın hayatı fedakârlıklarla örülmüş bir hayat.Yaşadığı kaybın ardından ailesi için kendi isteklerini geri plana atarken,bir yandan da güçlü kalmaya çalışıyor.Tam da bu noktada hikâyeye dahil olan Akın,sadece bir aşk karakteri değil;sabrı,anlayışı ve desteğiyle Leyla'nın yanında duran bir yol arkadaşı oluyor. Kitapta en çok sevdiğim şeylerden biri karakterlerin birbirlerini değiştirmeye çalışmadan sevmeleriydi.Aralarındaki bağ yavaş yavaş kurulurken okuyucu olarak o gelişime tanıklık etmek oldukça keyifliydi. Bunun yanında hikâyenin arka planında işlenen aile ilişkileri,komşuluk bağları ve mahalle kültürü kitaba ayrı bir samimiyet katmış. Kendimi bazen o mahallenin bir sakini gibi hissettim;kah gülümsedim kah duygulandım. Yazarın sade ve akıcı anlatımı sayesinde sayfalar su gibi akıp geçti.Gereksiz drama boğulmayan,duygusunu dozunda veren hikâyesiyle beni içine çekmeyi başardı. Ve final...Kitabı bitirdiğimde içimde tatlı bir mutluluk vardı.Karakterlerin çıktıkları yolculuğun sonunda yüzlerinin gülmesi,benim de kitabı huzurlu bir tebessümle kapatmama neden oldu. Eğer sevginin, anlayışın ve aile sıcaklığının ön planda olduğu;sizi yormadan kalbinize dokunacak bir hikâye arıyorsanız,Elzem'e mutlaka bir şans vermelisiniz.
Elzem: Leyla GecesiHümeyra · Guardian Yayınları · 2026128 okunma
Puan vermedi·308 syf.··
2026 175. kitabı
Nihal Atsız’ın o sert, tavizsiz, adeta bir kılıç parıltısı gibi keskin ama bir o kadar da derin, lirik ve marazi kalemiyle; Cumhuriyet tarihinin en şahsına münhasır, en karanlık ve varoluşsal psikolojik romanlarından birinin, Selim Pusat’ın o trajik iç cehenneminin tam ortasına daldım. Yazar; idealleri, askerlik onuru ve inandığı değerler uğruna her şeyini kaybeden eski bir yüzbaşının, bir yandan geçmişin hayaletleriyle, diğer yandan ise hayatına giren gizemli Güntülü vesilesiyle kendi ruhunun en ücra dehlizlerinde uyanan o amansız tutkuyla savaşını muazzam bir trajik derinlikle işlemiş. Sadece bir karakter analizi değil; eski Türk mitolojisinin, efsanelerin, reenkarnasyon motiflerinin ve "ebedi askerin" o değişmez yazgısının modern bir dille harmanlandığı, adeta bir şizofreninin sınırlarında gezen muhteşem bir alegoridir bu kitap. Selim Pusat’ın o gururlu ama her gün biraz daha parçalanan zihnini, vicdan mahkemesini ve Leyla ile Güntülü arasında sıkışan o mistik aşkını okurken; o tekinsiz, Melankolik ve boğucu atmosferi iliklerime kadar hissettim. Türk edebiyatında eşine az rastlanır türden bir ruhsal otopsi niteliği taşıyan; gururun, sadakatin, deliliğin ve kaderin o en karanlık, en sarsıcı ve üslubuyla insanı büyüleyen o ölümsüz klasiklerinden biriydi.
Ruh AdamHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 201934bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·284 syf.··
2026 168. kitabı
Zülfü Livaneli’nin o şefkatli, derin ve toplumsal hafızayı canlandıran usta kalemiyle, İstanbul’un o eski, asil ve çok kültürlü ruhu ile modern dünyanın acımasız, rantiye çarkları arasında sıkışıp kalmış bir kadının sarsıcı hikayesini içim sızlayarak okudum. Yazar; Boğaziçi’ndeki bir yalıda doğup büyüyen ve bir gün aniden evinden, anılarından, geçmişinden koparılarak sokağa atılan Leyla Hanım’ın o vakur direnişini anlatırken, arka planda Osmanlı’dan Cumhuriyet’e, oradan günümüze uzanan o büyük toplumsal ve mimari dönüşümü muazzam bir tarih bilinciyle işlemiş. Leyla Hanım’ın, hip-hop kültürüyle yoğrulmuş asi ve yaralı bir genç kız olan Roxy ve onun dünyasıyla kesişen o sıra dışı dostluğu, ön yargıların nasıl yıkılabileceğini ve köklerin insanı nasıl ayakta tuttuğunu çok sıcak bir dille gözler önüne seriyor. Bir tarafta asalet ve anılar, diğer tarafta göçler, hırslar ve yeni dönemin acımasızlığı... İstanbul’un o kaybolan çok renkli kimliğine yakılmış hüzünlü bir ağıt niteliğinde olan, aidiyeti, dostluğu ve "ev" kavramının sadece dört duvardan ibaret olmadığını anlatan, hem kalbe hem de vicdana dokunan çok güçlü bir Livaneli başyapıtıydı.
Leyla'nın EviZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 201735,3bin okunma
Spoiler! Raskol'un iç dünyasına baktım, buyurmaz mısın?
10/10
·849 syf.·
2026 88. kitabı
Kitabı okumadım... Petersburg şehrinde gezinen bendim. Kutu gibi odada kaldım; kapıyı açmak için yatağımdan kalkmama gerek kalmayacak kadar küçük bir odada... Üniversite öğrencisiydim. Kendi dünyamda, hiç kimseyi almadan yaşadım; yaşamak denirse... Parasızdım fakat bunu dert etmiyordum. Çünkü elimdeki son kuruşları dahi yardıma muhtaç insanlara veriyordum. Bu onları sevdiğim için değil, o an onu yapmak istediğim içindi. Aileme karşı sürekli bir borç altında kalıp minnet duyguları beslemek yoruyordu. Bir şeyler yapmalıydım ama bunu üstümdeki pejmürde elbiselerle yapmak ağırıma gidiyordu. Dilenebilirdim, evet, evet dilenmek... Ama kibrim buna müsaade etmiyordu. Kimseden karşılıksız bir şey almaya alışkın değildim. Bu, onların alanıma girmesini kolaylaştırdığı için buna müsaade edemezdim. Çünkü ben özel bir ruhtum... Belki de ruhum, Napolyon'un evrimleşmiş hâliydi. O benim durumumda olsa acımadan kılıcını savurur, öldürür ama sorgulanmazdı. Çünkü o bir kahramandı. Neden ben de kendi zihnimin imparatoru olmayayım ki? Zihnim, para kazanmaya çalışmadığı kadar kusursuz bir cinayet planı yaptı(!). Evet, çünkü o iğrenç bir kadındı. Ölmeyi hak ediyordu! Boşuna oksijen masrafı! Yeryüzünden bir pisliğin gitmesine neden olmak! Ahh, harika... Bunu ancak benim gibi yüce düşünceler sahibi biri yapabilirdi... Yaptım da... Ama hayır, hayır! Duraklamam pişmanlık gibi görünmesin. Pişman değilim. Yine olsa yine o baltayı alabilirim... Ama bu hezeyanlar da neyin nesi?.. Ahh, bu halüsinasyonlar! Nefret ediyorum. Herkesten nefret! Yaşadığım gerçekler hiç de hayalimdeki gibi tatminkâr değil... Neden beni suçlu görüyorsunuz? Bir adamı öldürmek madem suç, peki içkiye sarılıp da ailesini yok eden zihniyet? Bu da bir cinayet değil mi? Svidrigaylov gibi arzularının peşinde
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194,2bin okunma
Puan vermedi·103 syf.··
2026 13. kitabı
Bir içimlik şiir okumak isterseniz tam da oradasınız. kanatsız düş bulutsuz gök kanadım yok kanadı kırık kuş olsam umudum olur kanadım yok sende kırık düş olsam incinir kırılırım saranım yok bir sevdaya düş olsam düşerim kanadım kırılır kanadım yok kuş olsam kanadım olsa düşsem kanadım kırılsa saranım yok bu bulutsuz gökte ben kuş olmak istemem yalanım yok
Kafesli Kuş SesiLeyla Gültekin Çoruh · Genya Yayınları · 20123 okunma
8/10
·544 syf.··
2026 49. kitabı
Merhaba arkadaşlar sizlere güzel bir kitap yorumuyla geldim. . . Bu kitap ilk çıktığında okumayan kimse kalmadı ben hariç o yorumlar okuma isteğimi aşırı yükseltti kesinlikle okumam lazım diye düşünüyordum yazardan daha önce kitap okumamıştım ama yayinevini çok seviyorum bütün kitapları aşırı iyi. Ben bu kitapla ilgili aşırı kendimi yükselttiğim için biraz şaşırdım kitap ağır bir kitap kurgusu ağır sizler nasıl bir günde okuduğunuzu söylediniz ben anlamadım ben 5 günde okudum sindirerek okunacak bir kitap. Hadi gelin biraz kitabın konusuna bakalım. Gurur Leyla Farah Kitabımız Gurur ve Leyla arasında geçiyor diyebiliriz. Farah babasının düşmanları tarafından kaçırılmış ve sonrada kendini hiç toplayamamis psikolojisi bozuk biridir. Gurur ise anne ve babasını kaybetmiş biridir. İkisinin ortak noktası acı. Kitapta çok fazla karakter var bu beni biraz yordu ama seri devam ediyormuş ona da fırsat verip bu kitabı tekrar okuycam her kitabın okunma dönemi vardır belki de ona denk gelmedi ama bu kitabı seven çok kişi var. Yazarin kalemini beğendim ve sevdim güzeldi. Kitabın kapağı içinde yer alan çizimler aşırı iyiydi çok beğendim.
Sarkaç 1Maral Atmaca · Ephesus Yayınları · 20251,028 okunma