10/10
·600 syf.··
2026 191. kitabı
Divan edebiyatı bana hep mesafeli ve ağır gelirdi, ta ki Fuzûlî’nin Leylâ ve Mecnûn’una derinlemesine dalana kadar. Bu eser, modern dünyadaki "tüketilebilir" aşkların aksine; "yok olmayı", "pişmeyi" ve "gönülde yanmayı" anlatıyor.
Leyla ve MecnunFuzuli · Yelkenli Kitabevi · 20092,438 okunma
Bin Muhteşem Güneş
10/10
·430 syf.··
Beğendi
·
2026 55. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 19:18
Herkesin mutlaka okuması gerektiğini düşündüğüm bir romandı. Elinize aldığınızda sürükleyici hikayesiyle sizi kendine bağlayan bir romandı. Romanda sadece Meryem ve Leylanın kesişen hayatları değil aynı zamanda Afganistanın geçmişi de anlatılmakta. Ancak beni en çok etkileyen şey en çaresiz, en umutsuz anlarda bile insanların yaşama dair hayatta kalma inancı ve mücadelesi oldu. Bazı sayfaları okurken gülümseyeceğiniz, bazılarında ağlayacağınız bazılarında ise öfkeleneceğiniz bir roman. Romanı okurken onu okumuyor hissediyor gibi olacaksınız. Spoiler vermek istemiyorum fakat uzun süre etkisinden çıkamayacağınız bir roman olacak. Hoşçakal Meryem ve Leyla...
1000Kitap
Bin Muhteşem GüneşKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2026119,5bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·424 syf.··
2026 32. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 00:00
O kadar güzel bir seriydi ki kendini hiç bozmadı, konu bütünlüğü hiç bozulmadı, hep bir merak hep bir heyecan vardı. Kimi zaman hüzünler ama çokça sevgi vardı. Zorlu hayatların bir araya getirdiği iki kişi. Zümrüt ve Akın. Diğerleri için Ayten ve Akın onlar. Ayten zorlu bir geçmişten geldiğinde Akın onun diğer adını benimseyip ona bambaşka bir dünya sundu ve Akın için o hep Zümrüt oldu. Bir dönem Ayten çok zorlu süreçlerden geçerken Akın da bambaşka zorlukları aşmaya çalışıyordu. Onlar bugünlere gelebilmek için çok büyük acılarsan çok büyük sınavlardan geçmek zorunda kaldılar, ölümlerden döndüler ama küllerinden yeniden doğup Zümrüt ile Akın’ı yaşattılar hem de büyük bir aşkla çoğalarak. Sizi çok sevdim. Ancak bir kaç konuya da değinmek isterim Bitimindeki günlük ve sonrası geçmişin anlatıldığı kısımlar tarih olarak yeni tarihten eskiye ve ara tarihler karmaşık olarak değil de tarih sıralamasına göre gitseydi keşke SPOİLER, kitabı okumayan gerisini okumasın Bir önceki kitapta Hüsamettin’in beyninde bi hastalık varmış denmişti sonradan hiç konusu olmadı, onun hayatına dair bir şey okumadık 4.kitapta Zehra hasta dendi 279 da Zehra için fiziksel engeli olan oğluyla ne kadar zor bir hayat yaşadığının farkındaydım diyor. Bu çocuk fiziksel engelli değildi. Beyninde bir şey var diye öğrenmiştik şimdi de fiziksel engelli olmuş çocuk sonra Zehra kanser diye öğrendik şimdi de atlatmış ve o arada Ayten ona destek olmuş. Buralar çok yüzeysel geçilmiş 289.Sayfada yıl 1993 çocuklar 1. Sınıf o dönem okuma fişlerinde lale, el ele yoktu onlar şimdiki okuma kelimeleri, bu konuda da bir küçük araştırma yapılsa iyi olurdu. Ben de 91 yılında 1. Sınıftım Biz kendi çocuklarımıza ela lale ile okuma yaptırdık 298 de Neşe’nin bi kez daha doğum yaptığını bir kaç satırla öğrendim,daha
Kırmızı Güller Çabuk Solar 4Ceyda Kalender · Artemis Yayınları · 202633 okunma
10/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2026 227. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 07:56
VARLIK: Doğrudan, mektup, mektuplaşma üzerine kitaplarınız var. Yazınsal hayatınızda nereye kadar eşlik etti mektup? Bilge Bey'den önce de mektuplaştığınız yazarlar, entelektüeller kimlerdi? Bu kitapla birlikte, Bilge Karasu'nun mektupları da okurla buluşmuş olacak. Okurla buluşmayı bekleyen başka mektup dosyaları var mı? BATUR: Karasu'dan önce İlhan Berk'in, Ece Ayhan'ın bana yazdığı mektupları kitaplaştırdığımı biliyorsunuz. Bunlar buzdağının görünen kısmı! 800'ü aşkın yazar-sanatçı-düşünce insanı mektubunu Bursa Nilüfer Kütüphanesi'ne teslim ettim birkaç yıl önce, orada araştırmacılara açık biçimde korunuyorlar. Ama bir mektup seçkisini “Gönderilen: EB” olarak kitaplaştırılacak bir biçimde ayırdım: Abidin Dino'dan Mustafa Irgat'a, Leyla Erbil'den Edip Cansever'e, İlhan Usmanbaş'tan Metin And'a pek değerli parçalar. İkinci bir seçki dosyasında ise “yabancıların mektuplarını topladım: Lévi-Strauss'dan Manguel'e, Ashbery' den Bonnefoy'ya örnekler. Belki de son “postaneyim ben!
Hayata Dair
Enis Batur’a MektuplarBilge Karasu · Metis Yayınları · 202439 okunma
1/10
·480 syf.··
2026 22. kitabı
çok tatlı bir mahalle kitabı ama düşündüğümüz mahalle yobaz bir mahalle. Kızın tek amacı evlilik, herkes sürekli dedikodu yapıyor. eğer ki ben yobaz bir mahalle okuyacağım ve feminizmden nefret ediyorum, kız dediğin şöyle olucak böyle olucak diyorsanız bayılacağınız bir kitap. Sakın kapağına kanıp aa güzelmiş demeyin ben okudum pişmanım
Elzem: Leyla GecesiHümeyra · Guardian Yayınları · 2026130 okunma
Kızıl Sarmaşık
7/10
·512 syf.··
2026 20. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 03:54
"Burası hikâyemizin sonu değil, tam aksine upuzun bir ömre yayılacak olan başlangıcıydı ve ben ailemle bu hayatı yaşamak için sabırsızlanıyordum... -Leyla Emirsoy " Sadece bir telefon görüşmesiyle dünyanızın değiştiğini düşünün. Ne kadar uzak geliyor değil mi? Bu düşünce Leyla Emirsoy'un dünyasıydı. Bir gün her şeyin kırılma noktasına geldiğinde ve üst üste kötü olaylar yaşadıktan sonra en büyük yarasını bir telefon görüşmesi sonucunda aldı. Kendine geldikten sonra babasının ölümünü araştırmak için  Emniyet Müdürlüğü'ne gittiğinde orada karşılaştığı bir yabancı onun baş koyduğu yola, onunla birlikte çıkacaktı. Başta her şey zorunlu olarak görünse de, insanlar yan yana kaldıklarında ve bir yılda yürümeye başladıklarında emin olun ki birbirlerine ısınırlar. Duygusal anlamda olmasa bile 'Biz aynı yoldayız, aynı amaç için buluştuk. Birbirimizi tanımalıyız. ' diye düşününce mantık çercevesinr girerler. Bizim ikilide de aynı böyle oldu. Aksiyon-gerilim karılık diyebileceğim, sürükleyici bir biçimde olayların ilerlediği( ki istediğim zaman bir günde bitirebiliyorum bir kitabı.) ve okurların bırakmak istemeyeceği olayların işlendiği bir kitap oldu benim için. Yazım tarzına gelecek olursak, ne sade ne de süslü bir anlatım kullanışnış. Yerine göre rımantik, yerine göre dalgalı ama çoğu zaman aksiyonlu diyebileceğim cümleler var kitabın içinde. Hiçbir şekilde tahmin edemeyeceğiniz, buldum derken bir anda kaybedeceğiniz olaylar ilerliyor. Bu yüzden de devamını okumak için sayfalarda kayboluyorsunuz adeta. En sonunda şaşkınlığınızı birazcık yaşıyorsunuz tabii ki... Aksiyon, az biraz romantik, olayların sürükleyici bir biçimde ilerlediği bir kitap arıyorsanız, size Kızıl Sarmaşık'ı öneririm. Bana göre aksiyonun bol olduğu, sürekli birşeyler adama çabası içinde olduğunuz
Kızıl SarmaşıkAyşenur İnce · Parola Yayınları · 2024139 okunma