Hayat, çoğu zaman anlamla değil alışkanlıkla sürer. Sabahları neden uyandığını bilmeden kalkarsın; adımların seni bir yere değil, sadece günün sonuna taşır. İçinde bir boşluk büyür, ama kimse görmez. Çünkü o boşluk sessizdir, gürültü çıkarmaz. Anlarsın ki: hayat dediğin şey, anlatıldığı gibi yüce bir anlam taşımıyordur. Hayat, bazen sadece sürüp gitmektir.
Ve işte tam o anda, Celan’ın dediği gibi, artık anlam veremediğin bu bakış aslında en derin anlayıştır. Çünkü hayatı gerçekten kavradığında, sana sunulan tüm yolların bir yanılsama olduğunu fark edersin. Ve geriye tek bir çıkış kalır: Kendine ait olmayan her şeyi geride bırakıp kendi yolunu seçmek zorundasın.