"Ya, aslında yanılıyorsa? Ya, gayet sıradan bir yazgıya sahip sıradan biri olarak yaratılmışsa?"
Ne söylenir bilmiyorum. O kadar mükemmel, o kadar etkileyici bir eser ki. Eser sarsıyor sanki okuyucuyu, incitiyor bir yerde, uyan diyor, bir şeylerin farkına varmaya yardım ediyor. Hep bir şeyleri bekliyoruz, önümüzde sanki sonsuz zaman varmış gibi. Daha çok genciz, önümüzde kocaman bir ömür bizi bekliyor diye düşünüyoruz belki de. Ama zaman geçiyor, yazarın da dediği gibi hiç kimse, hatta adı bile konmamış yeni doğmuş bebekler de zamanın akışından kurtulamıyor. Biz farketmeden zaman akıp gidiyor ve bir bakmışız koca bir ömür tükenmiş bir şeyleri bekleyerek, umut ederek, o günün değerini bilmeyerek, ve aslında yaşamadan. Artık ne o gençlik, ne de önümüzde uzun yıllar vardır. Ve yalnızız.
Bana çok şey kattığını düşündüğüm bir eser oldu Tatar çölü. Düşünceleri, hayata olan bakış açısını değiştirmeye yardım eden mükemmel bir roman. Kesinlikle okunması gereken bir eser.