Adı:
The Book of M
Baskı tarihi:
12 Kasım 2019
Sayfa sayısı:
448
Format:
Ciltli
ISBN:
9786057583703
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Book Of M
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ephesus Yayınları
Baskılar:
The Book of M
The Book of M
The Book of M
KIYAMET BAŞLIYOR!

Doğaüstü bir felaketin hüküm sürdüğü bir dünyada geçen The Book of M, sevdiklerini kurtarabilmek için her şeyini feda etmek zorunda kalan bir grup insanın etkileyici hikâyesini konu ediniyor.

Bir akşamüstü, Hindistan’da akıllara durgunluk veren bir olay yaşanır. Sıradan bir adam gölgesini kaybeder ve bu olay tüm dünyaya yayılmaya başlar. Gölgelerini kaybedenler yepyeni güçlere kavuşsalar da bunun karşılığında ciddi bir bedel ödemek zorundadırlar: Bütün hatıralarını kaybetmek. Ory ve karısı Max, ormanın derinliklerinde terk edilmiş bir otele sığınarak şimdiye kadar
Unutuş’tan kaçmayı başarmışlardır. Ama bir gün yaşadıkları beklenmedik bir olay, tüm planlarını altüst eder. Ory ve Max’i oldukça tehlikeli bir yolculuk beklemektedir.

“Bu kitap büyük bir özenle hazırlanmış, dünyanın sonunu anlatan bir gerilim romanı… Shepherd’ın beklenmedik gelişmelerle okuru şaşırttığı ve anılarımızın ne kadar değerli olduğunu bize ustalıkla anlattığı The Book of M, oldukça çarpıcı ve yaratıcı bir dille yazılmış.”
-USA Today
448 syf.
·21 günde·Beğendi·10/10 puan
Anıların veya hatıraların değerini çok etkileyici ve muhteşem bir şekilde anlatan bir gerilim romanı. Yazar çok sürkleyici ve heyecanlı bir şekilde anlatmış. Kitap; macera, heyecan, gizem ve şoklarla doluydu.

Kitabın konusu ise şöyle;
Bir akşamüstü, Hindistan'da bir adam gölgesini kaybeder ve bu olay tüm dünyaya yayılmaya başlar. Gölgelerini kaybeden insanlar yepyeni güçlere kavuşurlar ama bunun karşılığında da bütün hatıralarını kaybetmek zorunda kalıyorlar.

Kitapta birlikte 4 olay anlatılıyordu:
• Ory ve Max "~Mavi ~52"
• Max'in hatıraları ve kayıt cihazı
• Mahnaz Ahmadi
• Toplayıcı
Başlarda olaylar birbirinden bağımsız görünüyordu ama ilerledikçe birbirini sarmaya başlıyor ve çok güzel bir biçimde bağlanıyorlar.

Bazen kitaba o kadar bağlanıyordum ki, kendi gölgemin arkamda durup durmadığını bile kontrol ediyordum.

Kitabı diğer kitaplardan özel kılan bir özelliği var. Ne olduğunu söylesem okuma hevesiniz kaçar o yüzden söylemiyeceğim. :p

Eğer kitabı okuyacaksanız kendinizi sonunda büyük bir şok yaşamaya hazırlayın bence. Ben geçirdiğim şok yüzünden gece yatamamıştım.

Ben kitabı çok beğendim ve şiddetle okumanızı tavsiye ediyorum. :)
...İyi okumalar...
Hiç olmadı bu!
Ben kolay kolay yarım bırakmam bir kitabı, yani kötü olsa bile bitirmeye çalışırım ama bu kitap gitmiyo.
Tüm booktuber larda gördüm artık dedim ben de okuyim ama verdiğim paraya yazık. Zaten ilk kitabı yazarımızın bu yüzden de acemiliği belli olmuyo. Belki kitabın ilerisinde güzelleşcekti kitap ama dediğim gibi gitmiyo, okuyamıyorum.
Malesef okuyamayacağım daha fazla. Bence almayın, okumayın. Verdiğiniz paraya değmez!
448 syf.
·7 günde·7/10 puan
Kitap yabancılar tarafından çok beğenilmişti. Türkçeye çevirildikten sonra da Türk booktube-bookstagram camiasından kitap hakkında birçok güzel yorum duydum. Herkes kitaba bayılıyordu. Dolayısıyla ben de çok merak ettim ve indirimde görünce de kaçırmak istemeyip aldım.
The Book Of M yazarımızın ilk kitabıymış. Ve bence acemiliği çok belli oluyordu. Evet, kitabın konusu çok güzeldi, değişikti ama yazar sanki aklındaki fikirleri hiç düzene sokmadan direkt yazmıştı, çok kopuk kopuktu. Böyle olunca üzülüyorum çünkü herkesin aklına gelmeyecek çok değişik bir konuydu, keşke olayı karmaşıklaştırmadan gereksiz ayrıntıları atlayarak ve belli bir sıraya koyarak yazsaymış yazarımız. O zaman çok çok güzel bir kitap olabilirdi.
Kitaplarda ben duyguya yer verilmesini severim. Hele ki distopya türü kitaplarda muhakkak hissedilmesi gereken iki duygu vardır bana göre: çaresizlik ve sevgi. Çaresizliği güzel yazmıştı yazar, o duyguyu sonuna kadar hissettim. Ama sevgi konusunda aynı şeyi söyleyemem. Evet, kitapta evli bir çiftimiz var, evet birbirlerini çok seviyorlar ve birçok fedakarlık yapıyorlar ama yine de duygusuz geldi kitap bana. Sanırım bu yazarın anlatımından dolayı.
Bazı yerlerin daha çok üstünde durulması gerekiyordu ama yazarımız önemli yerleri hızlı geçip gereksiz ayrıntılara çok önem vermişti bence. Ayrıca yazarın dilini de pek sevmediğimi söyleyebilirim. Keşke bu konu Marissa Meyer tarafından yazılsaydı, ortaya çok daha güzel bir kitap hatta favorilerimin arasına girebilecek kadar güzel bir kitap çıkardı.
Hep kitabın kötü yanlarından bahsettim lakin bu kitabı sevmediğim anlamına gelmez. Sevdim, sevmesem 7 puan vermezdim zaten. Sevmemin en büyük sebebi de sonu oldu. Böyle bir son hiç beklemiyordum. Şok oldum! Kimine göre iyi kimine göre kötü bir sondu. Ben sonunda istediğim şey olmadığı için üzüldüm ama böyle olması kitabın çıtasını arttırmıştı. Eğer herkesin beklediği gibi bir son olsaydı klişe ve mutlu bir son olurdu. Ama bu son çok değişik ve efsaneydi. İlk defa(bu kitap için ilk defa) yazar bana bir bölümle birçok duyguyu yaşattırdı bu son sayesinde. Evet, kalbim fazlasıyla kırık ama iyi ki böyle olmuş İlk başta kitabı sevmeyene bile kitabı sevdirecek bir sondu.
Bu kitaptan çok daha güzel birçok distopya kitabı olsa da eğer The Book Of M’i merak ediyorsanız okumanızı tavsiye ederim!
Kitapları yarım bırakmayı asla sevmem. Fakat bu kitapta beni çekmeyen ya da ilerlemeyen bir şeyler var. Olay örgüsünün odaklandığın anda başka bir karaktere geçmesinden kaynaklı olduğunu düşünüyorum. Ama en kısa sürede tamamlayacağım.
492 syf.
·11 günde·Beğendi·9/10 puan
Kitabın son sayfalarında kitabı alıp yazarın kafasına fırlatmak istedim o derece sinir oldum! 'E on üzerinden dokuz neden verdin madem?' diyecek olursanız çünkü kitap muhteşem ötesiydi. Gerek konu bakımından eşsiz bir yapıt, gerekse anlatım ve işleyişi harikaydı.
Diğer incelemelere göz attığımda "çok detay verilmiş, olay karmaşıklaştırılmış vs" tarzı yorumlar var. Ancak bana soracak olursanız o detayların toplamı kitabın görsel kurgusunu çok üst düzeye çıkarıyor.
Anlatışını sevme sebebim sadece bir ana karaktere bağımlı kalıp, diğerinin iç dünyasını saklama olayını yapmayıp diğer karakterlerde de geziniyor olması. Böylelikle bir yüz maskesinin ardındaki gerçek düşünceleri her yönüyle görüp olaylara farklı perspektiflerden yaklaşıyoruz.
Gelelim konu bakımından eşsiz deme sebebime... Sizi bilmem ama ben dünyanın sonu senaryolarını seviyorum. Dünya sonu dediğinizde genellikle aklınıza savaş veya yürüyen ölüler zzombi ordusu geliyor değil mi? Bu kitapta kıyamet geliyor dendiğinde bahsedilen şey insanların gölgelerini kaybetmesi durumu. Düşününce ne alaka diyorsunuz öyle değil mi? Bu yaşınıza kadar sizi bir an bile yalnız bırakmayan, karanlıkta olsanız dahi varlığını bildiğiniz gölgenizin gerçekten bir anlamı var mı var olmasının?
İşte bu kitaba göre var. İnsanın anıları, bildikleri her şeyi gölgesinde saklanıyor. Ve gölge bir kere gittiğinde geri gelmiyor. Ve gölgesini kaybedenler hatıralarını gölgede bırakarak unutuyor her şeyi yavaş yavaş. En kötüsü de unuttuğunu biliyor olmak ama neyi unuttuğunu bile bilmiyor olmak. Fantastik bilimkurgu kısmında evreni bu kadar ilginç kılan unutulan şeylerin gerçek oluşu. Örneğin hayvanların konuşamadığını unuttuysanız veya en basitinden siyah saplı bir bıçağı gölgesiz biri yeşil hatırlıyorsa, yeşil saplı bıçağıyla elma soyarken kurtla sohbet edebilir. Bu kadar basitse bir önemi yok diyebilirsiniz ancak insan aklının neleri unutup, neleri yanlış hatırlayabileceğini düşünürseniz gemi boyutundaki timsahların, rastgele yukarı aşağı hareket eden yolların, su duvarlarının olduğu bir evrene adım atarsınız...
Ana karakterimiz Max ve Ory. Gölgesini kaybeden max ory'yi üzmemek için sığınaklarından kaçar. Ory ise Max'i aramak için peşine düşer. Olaylar o noktadan sonra bambaşka bir boyuta geçiyor. Saklandıkları 2 yıldan sonra artık orası bildikleri dünya değildir...
448 syf.
·5 günde·Puan vermedi
Peng Shepherd “The Book Of M”.. Hindistan’da bir festival sırasında herkesi şaşkınlık içinde bırakan bir olay gerçekleşir. Bir adam, gölgesini yitirir. Bu olay tüm dünyaya yayılır, gölgesini kaybedenler, yeni ve olağan dışı güçler kazanır. Gölgesizliğin bedeliyse ağırdır, tüm hatırlarını, kimliğini hatta ileriki safhalarda, yeme içme ve dahi nefes almayı bile “unutmak”. Buraya kadar arka kapak yazısının verdiği bilgiden taşmadım. Okuyacak olanların keyfini kaçıracak firem yok
Kuvvetle muhtemel devamının gelip, seriye bağlanacak (çünkü sonu açık) eserin türü “post-apokaliptik”, yani kıyamet prototipi. Başlangıçta bana başka bir eseri hatırlatan, kasvetli, belirsiz sebeplerle bezenmiş zemini, geriye dönük (geçmiş-şimdi / geçmiş-şimdi) zaman akışıyla, budaklı bir konuya sahip. Tali konular budandığındaysa, elde kalan, edebiyatın son dönem gözdelerinden “kolektif bilinç”. Neden bazılarının gölgesini yitirip, bazılarının yitirmediği, şayet bir hastalıksa nasıl bulaştığı, doğru tedavi ya da insanlık için kurtuluş mümkün mü gibi soruların yanıtlarını, en azından bu kitapta alamıyoruz. Benliklerini ve anılarını, dolayısıyla kimliklerini yitiren insanların, şiddete meylini ya da buna direnmek için mücadele edenlerin akıbetini okurken, bana her şey hep olası geldi. Bu türe dair okuduğum tüm eserlerde benzer hisleri yaşadım. Ne kadar uç, ne kadar olasılık dışı gibi bile görünse, alternatif sonlar hep mümkün.
Yazarın bir noktada hem fikrinin hem de kaleminin savruklaştığını düşündüm. Sanki en başta anlatmak istedikleriyle yolun bir yerinden sonra anlattıkları amaç değiştirdi. İlk kıvılcımın çaktığı Hindistan, sona doğru Hindu mistisizmi olarak, esere yine nüfuz etti. Türe uzak olanlar için, içinde harmanladıklarının çeşitliliği bakımından şans verilebilir derim, akıcı mıdır derseniz o kısmı da okuduğunuzda konuşalım. Saygılarımla
492 syf.
·25 günde·10/10 puan
Gerek konusu gerekse kurgunun işlenişi yönüyle farklı bir okuma deneyimi sunan bir kitaptı. Çok severek okudum. Gölgeliler ve gölgesizlerin yaşadığı durumlara şahit olmak ve gölgesizlerin önce gölgelerini yitirip ardından da her birinde farklı işleyen süreçlerle hafızalarını ve dolayısıyla da tüm hatıralarını kaybetmelerinin nasıl sonuçlara yol açabildiğini okumak bir yandan da hüzne gark etti. Yine de baştan sona ilgi çekici ve etkileyiciydi. Mutlaka okunmalı, tavsiye olunur.
448 syf.
·5/10 puan
İlk Hindistan'da canlı yayın esnasında bir adamın gölgesini kaybetmesiyle başlıyor tüm olaylar. Birkaç gün sonra hafızasını kaybediyor. Yaş, cinsiyet fark etmeksizin farklı ülkerden insanlar da aynı durumu yaşıyor ve zamanla tüm dünyaya yayılıyor. Gölgesiz insanlar yani hastalar çoğunlukla paniğe kapılıyor; ne olduğunu ya da nerede olduklarını ve hatta kim olduklarını anlayamadıkları için hepsi şiddete eğilimli oluyor. Gölgesizler ve normal insanlar arasında savaş başlıyor ve sonrasında dünyadaki insanların çoğu her şeyi unuttukları için evlerinin yolunu bulamayıp açlıktan ölüyor. Artık dünyada gölgesi olan sayılı insanlar kalıyor. Onlar da gölgesizlerden korktukları için ve hasta olmayan aç insanlardan korunmak amacıyla sığınaklarda yaşamaya başlıyor. Tüm marketler, dükkanlar yağmalanıyor, geriye hiçbir şey kalmıyor, elektrik yok, yiyecek yok, su yok. Bu insanlar açlıktan ölmemek için dışarı çıkıp yiyecek bulmak zorunda.

Kitapta Ory ve kısmen hafızasını kaybetmiş eşi Max (Kasete aktarıyor, bizde onunla birlikte adım adım yaşadıklarına tanık oluyoruz), bir kazada hafızasını kaybeden lakabı Unutan-Toplayıcı olan bir adam ve İranlı Naz'ın yaşadıklarını okuyoruz.
Karakterlerin iç sesleri, duyguları, korkuları ve mekânlar en küçük detaylarına kadar ayrıntılı yazılmış. Yazar yok olan bir dünyayı resmederken; bizler de ara ara olayların başlama noktasına gidiyor, günümüze geliyor, tekrar geçmişe dönerek yaşanan karmaşaları ve endişeleri detaylı bir şekilde okuyoruz.
Kitap başlarda güzel ilerledi ama sonrasında tüm ilgimi kaybettim. 450 sayfanın yarısından çoğu detaylardan oluşuyor. Asıl hikayenin gerçekleştiği sayfaları toplasan aşağı yukarı 200 sayfa anca eder. Konu ilginç ama hikaye akıp gitmiyor. Felaket sıkıldım okurken. Özellikle Unutan ve Doktor Zadeh'in diyalogları beni boğdu. Her defasında kitabı yarım bırakmak istedim, açıldı açılacak diye diye sonuna kadar okudum. Son sayfaya gelince de "şükür bitti" dedim.
448 syf.
·3 günde·5/10 puan
İnceleme yapmadan söylemek istediğim bir kaç bir şey var...

1- Ben Reading Slump' tan çıkmak üzereyken bu kitabı okudum ve şuanda inadına geri dönüp Reading Slump' a giresim var. Bu kitap gerçekten Reading Slump için uygun değil.
2- Kitabın içerisinde bariz bir aşk yok, yani genel hatları ile kitap Gerilim/ Bilim kurgu üzerine yazılmış. Ufak tefek olan aşkları da ben şahsen saymam çünkü cidden çok az.
3- Kitabı okuyacaksanız "bence" öncelikle okuma alışkanlığınızı oturtmanız gerektiğini düşünüyorum. Çünkü yoğun bir dili var ve bundan dolayı yeni okuma alışkanlığı edinmiş olanlar anlamakta zorluk çekebilir.

İncelemeye gelirsem, spoiler vermeyeceğim çünkü kitap beni kendine bir türlü çekmedi. Bu kitapla benim aramda uyuşmayan bir durum var resmen, daha önce yarım bırakmıştım şimdi ise atlayarak anca okuyabildim.
Biraz daha uzatılmadan yazılsa daha iyi olabilirmiş bence.

Olay şu; Hindistan da ortaya çıkan bir salgın hastalık gibi bir şey insanların gölgelerini kaybetmelerine neden oluyor. Gölgelerini kaybedenler ise hafıza kaybına uğramaya ve yavaş yavaş her şeyi unutmaya başlıyorlar. Öyle ki, nefes almayı unutan bile var. Bu süreçte hayatta kalmaya çalışan, sevenini bulmaya çalışan, kaçan insanların ağzından okuyorsunuz hikayeyi. Birden fazla kişinin ağzından daha doğrusu görüsünden okuyorsunuz.

Bilim kurgu/ Gerilim (Ben şahsen gerilmedim) sevenlerin seveceğini düşünüyorum, survivor tadında da bir nevi.
492 syf.
·Puan vermedi
kitap bir evli çiftin dünyanın sonuyla ilgili gelen bir olayı kurgulayan bir kitap.
kitap bazı insanların gölgeleri kayboluyor sonrada hafızaları kendiliğinden siliniyor ve bunlar yaşanırken bir evli çiftin başına eliyor karısnın başına gelen bu olay adamı hem hüzünlendirirken hem de yaşamak için ve karısını yanında tutmak için elinden geleni yapıyor.
kitap efsane bence okuyun arkadaşlar.
yazar oxford üniversitesinde yaratıcı yazarlık okuyor bu arada.
448 syf.
·4/10 puan
Çok karışık geldi bana okurken zorlandım pek sarmadı ama yine de bırakmadım sonu şaşırttı. Yazarın ilk kitabı diye biliyorum o yüzden biraz acemiliğine veriyorum.Konusu gayet güzeldi ama biraz karışık işlenmişti.
Belki neyi kaybettiğimi hatırlamayacak kadar unutacağım ve neleri kaybettiğimin farkında bile olmayacağım. Sahip olmadığın bir şeyi özleyemezsin, öyle değil mi?
Şimdi düşündüğümde - henüz düşünebiliyorken- bir başkasının hatırlarının içindeymişim hissediyorum. Sanki ben gibi görünen ama ben olmayan birini izliyor gibiyim.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
The Book of M
Baskı tarihi:
12 Kasım 2019
Sayfa sayısı:
448
Format:
Ciltli
ISBN:
9786057583703
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Book Of M
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ephesus Yayınları
Baskılar:
The Book of M
The Book of M
The Book of M
KIYAMET BAŞLIYOR!

Doğaüstü bir felaketin hüküm sürdüğü bir dünyada geçen The Book of M, sevdiklerini kurtarabilmek için her şeyini feda etmek zorunda kalan bir grup insanın etkileyici hikâyesini konu ediniyor.

Bir akşamüstü, Hindistan’da akıllara durgunluk veren bir olay yaşanır. Sıradan bir adam gölgesini kaybeder ve bu olay tüm dünyaya yayılmaya başlar. Gölgelerini kaybedenler yepyeni güçlere kavuşsalar da bunun karşılığında ciddi bir bedel ödemek zorundadırlar: Bütün hatıralarını kaybetmek. Ory ve karısı Max, ormanın derinliklerinde terk edilmiş bir otele sığınarak şimdiye kadar
Unutuş’tan kaçmayı başarmışlardır. Ama bir gün yaşadıkları beklenmedik bir olay, tüm planlarını altüst eder. Ory ve Max’i oldukça tehlikeli bir yolculuk beklemektedir.

“Bu kitap büyük bir özenle hazırlanmış, dünyanın sonunu anlatan bir gerilim romanı… Shepherd’ın beklenmedik gelişmelerle okuru şaşırttığı ve anılarımızın ne kadar değerli olduğunu bize ustalıkla anlattığı The Book of M, oldukça çarpıcı ve yaratıcı bir dille yazılmış.”
-USA Today

Kitabı okuyanlar 1.446 okur

  • Umutcan Şimşek
  • Shiro Mei
  • b
  • sudebea
  • Ayşenur
  • Sena Yaman
  • fake artist
  • İkra zeynep
  • İsmail şimşek
  • Ece İlayda

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%5.1 (37)
9
%5.1 (37)
8
%8.2 (59)
7
%7.4 (53)
6
%5 (36)
5
%3.1 (22)
4
%1.9 (14)
3
%1.3 (9)
2
%0.6 (4)
1
%0.4 (3)

Kitabın sıralamaları