Tuğba Yavuz Bulut

Tuğba Yavuz Bulut
@lightslibrary
instagram: @av.tugbayavuz
Puan vermedi·401 syf.·
2025 57. kitabı
Şule Gürbüz
8.7/10 · 1.014 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Puan vermedi·312 syf.··
2025 54. kitabı
Bu tarz edebiyatı okumak zordur; çok ağır, edebi yazıldığından ya da kafanız basmayacağından değil. Bu tarz edebiyatta okur olarak bize çok iş düşer. Nedir “bu tarz edebiyat?” Yeraltı edebiyatı diye adlandırmak da beis görmüyorum. Bukowski, Boris Vian, Palahniuk, Hakan Günday vs tarzı bir edebiyattan söz ediyorum. Nedir okura düşen iş? Önce biraz sakin olmak :) Sizi bir karmaşa bekliyor. Gerekirse kelimeleri siz toplayacak, sayfaları siz birleştirecek, karakterleri siz bir sandalyeye oturtup sakinleştireceksiniz. Rüyalar aleminde gibi hissedeceksiniz. Duymak istemediğiniz laflar duyacak, işitmek istemediğiniz küfürler işitecek, karakterlerin bilmek istemediğiniz özel sırlarını öğreneceksiniz. Ve bunları kulak arkası edeceksiniz. E sonra sokaklardan toplayacaksınız karakterleri, anlamsız rüyalarından uyandıracaksınız, içki sofralarında yarı baygın konuşmalarını sayfalarca okuyacaksınız. Çok iş düşüyor size. Kafanız karışacak. Allak bullak olacaksınız belki ve bırakıp gitmek isteyeceksiniz. Seni diyeceksiniz ana karaktere, seni bir Allah’ın kulu sevmemiş, dinlememiş, ben neden dinleyeyim yahu? Ama dinleyeceksiniz. Çukuruna çekecek sizi. Böyledir bu tarz edebiyat, yapıştı mı bırakmaz. Yerin dibinden seslenir durur size, mahrem yerlere dokunmadan edemez. Sokak jargonuyla konuşur, pis kokar, tiksindirir sizi. Yine de kalabilirseniz orada, o sayfalarda ve biraz da burjuva kimliğinizi koyabilirseniz bir kenara. O zaman içinizde bir yerlere işleyebilir. Boşu boşuna vakit ayırmışım sana demezsiniz. Diyebilirsiniz de, her okur sevmez. Bu tarz edebiyatın, iyisi olmak da zordur. Örneğin Bukowski Ekmek Arasında ne güzel yazmıştır ama başka bir kaç kitabı da laf salatası saçmalıktır. Hakan Günday’ı ise hiç sevemedim, okumam bir daha. Neyse, kitabı anlatmak istemiyorum. Bir adam
TolMurat Uyurkulak · Can Yayınları · 20222,465 okunma
10/10
·552 syf.··
2025 53. kitabı
Bu yıl okuduğum en iyi eserlerden biri. 10/10 luk bir kitap. (Herkesin puanlama sistemi farklıdır; benim için 10/10 zor, kaliteli, bana farklı şeyler öğreten, edebi ve kültürel değeri yüksek ayrıca tekrar tekrar beni kendine çeken kitaplara verdiğim bir puan.) Hem tarihi hem lirik, hem bir ağıt hem bir manifesto, katman katman bir anlatı, muazzam. Nobel ödüllü Latin Amerikalı şair Pablo Neruda tartışmalı bir isim. Kendisinin siyasi ve kişisel tarihinden bağımsız olarak yalnızca bu kitabı ile ilgili konuşmak istiyorum. Neruda gerçekten her dokunduğunu şiire çevirebilecek güçte sağlam bir yazar. En önemli eseri olan Canto General’da da buna şahit oluyoruz. Kitap bir epik destan aslında, al koy diğer ülke destanlarının yanına hiç sırıtmaz. Latin Amerika’nın jeolojik ve sosyolojik yönleri ile anlatmaya başladığı bu şiirler, ilerleyen bölümlerde özgürlük direniş savaşçılarını anmaya ve savaş anlatısına dönüşüyor. Maya, İnka ve Aztek kültürlerini yok eden Avrupalıları dinliyoruz bu şiirlerde. Köleliği, işkenceyi, yoksulluğu, ölümü görüyoruz. Tabi bir yandan da direnişin öyküsüne dönüşüyor bu anlatı. Latin Amerika edebiyatında şiirin tarihsel ve siyasal bir bellek taşıyıcısı olarak nasıl konumlanabileceğinin en kapsamlı örneklerinden biri olmuş dolayısıyla. Sanki bir toplumun zihninin ve mirasının yazıma dökülerek kayıt altına alınmasını sağlamış. Ki İnka dönemlerinden 20.yy a gelen bir mirastan söz ediyoruz. Bu yönüyle de çok değerli. Çok katmanlı ve zor bir okuma gerçekten çünkü kültüre, anlatılan kahramanlara, düşmanlara, o topraklara çok uzağız. Sürekli dipnotlardan ve google dan faydalanarak okumak gerekiyor. Bu benim için keyifli ve öğretici ancak herkese hitap etmeyebilir. Yine de bu şiirlerin herkesi etkileyeceğine inanıyorum.
Evrensel ŞarkıPablo Neruda · Can Yayınları · 2020140 okunma
Puan vermedi·120 syf.·
1 saatte okudu
·
Okunma: 21 Ekim 2025 00:00
·
2025 44. kitabı
Sándor Márai
8.3/10 · 6,5bin okunma